Masalın hikayesi şöyle:Günlerden bir gün sevgili Güneşin aradı. Yeşil Atlas için bir yazı yazar mısın dedi. Yazarım dedim. Bu sene Yeşil Atlas'ı yılda tek bir sayı yerine 6 sayıya bölerek e-dergi olarak çıkarma kararı alınmış. Yani para vermeden, üye olmadan derginin internet sitesinden okuyabilirsiniz:
http://www.yesilatlas.com/
Siteye girince "dergiyi oku"yu tıklayın. Dergi açılınca sol üst köşede "içindekiler" var, orada "Gerçek ve Masal"ı tıklarsanız yazdığım yazıya ulaşabilirsiniz. Sayfanın altında sayfa çevirme tuşu var, ileri/geri. Okumak istediğiniz sayfanın üzerine tıkladığınızda da sayfa büyüyor, okunacak boyuta geliyor. Tekrar sayfaya tıklarsanız küçülüyor. İyi okumalar!
*
Söyleşi ise Vedat Milor'la, yeni kitabı İtalya Lokanta ve Şarap Rehberi için yapıldı. Karşılıklı oturup söyleşmeyi tercih ederdim ama araya epey bir kilometre girdiği için internetin kolaylaştırıcılığını kullandık. Dürüst ve açıklayıcı yanıtları için Vedat beye teşekkür ederim. Yeme-içmeye meraklı iseniz, hele de İtalya'ya gitmeyi düşünüyorsanız yakınlarda, bu kitap tam size göre. Hoş İtalya'ya gitmeyecek olsanız bile keyifle okuyacağınıza garanti veririm. Vedat Milor, İtalya'ya duyduğu aşkı gayet edebi bir dille anlatmış:
http://www.radikal.com.tr/Radikal.aspx?aType=RadikalEklerDetay&ArticleID=990410&Date=14.04.2010&CategoryID=40
*
Gezi, gezmek demişken bir kitaptan daha bahsedeyim. 41 ODTÜ Endüstri Mühendisliği mezununun biraraya gelerek, telif gelirinin tamamı ODTÜ Burs Havuzu'na bırakılmak üzere gezi anılarını yazdılar. Kitabın adı SeyahatnamEM. Önceki kitapları TecrübEM'in telif geliri de burs havuzuna aktarılmıştı. ODTÜlü olan ve olmayan herkese tavsiye ederim. SeyahatnamEM'le ilgili bir tanıtım yazısı:
http://www.radikal.com.tr/Radikal.aspx?aType=RadikalDetay&ArticleID=984646&Date=10.03.2010&CategoryID=82
*
Madem İtalya'dan bahsettik, günün fotoğrafı İtalya'dan olsun istedim. İki yıl önce bugünlerde (26 Mart 2008) çekilmiş. Baharın en güzel zamanları gelmek üzere. Doğa uyanmış, ağaçlar çiçeğe durmuş. Bertinoro adındaki ufak bir kentteyim. Cesena'dan günübirlik gitmişim. Bağları ve şarapçılığıyla ünlü Bertinoro. Bu fotoğraftan da anlaşılıyor olmalı. Bu satırları yazarken o günü yeniden yaşadım zihnimde. Tepelerinde yürüdüm Bertinoro'nun, karnım acıktığında girip bir restoranda pizza yedim, yanında bir kadeh kırmızı yöre şarabıyla. Sonra yine yürüdüm, baharı içime çektim ve Cesena'ya geri döndüm.




