30 Kasım 2008

Porsiyon ölçüleri

Sonra Türkçesini de yazacağım ama şu linkte kilo vermek isteyenler
için porsiyon ölçüleri var. Neyi ne kadar yemeli, günde 1200 veya 1500
kalorilik diyetlerde nerede dur demeli sorularının yanıtını içeriyor.
Tabii diyette olan veya kilo vermek isteyenler için. Aydınlatıcı bulabilirsiniz:
http://walking.about.com/cs/walkoflife/a/dayservings.htm

29 Kasım 2008

Hazırlayan da yemekle pişmeli

Bu yazıyı A. Tansuğ Kaybolan Tatlar grubuna yollamış. Kürşad bey sağolsun Mutfaklardan Taşan Öyküler'den de bahsetmiş. Kitabımın Sevgili Mary Işın'ın Gülbeşeker adlı eseriyle birlikte anılması ne güzel:
http://www.newsweek.com.tr/haberler/detay/21450/Hazirlayan-da-yemekle-pismeli

Sebze müzesi

Bu müzeyi gezdiniz mi?
Sebzelerden oluşan tablolar.
Her tablonun üzerine gidip tıklarsanız biraz daha büyük
halde görebilirsiniz. Ne sanatçılar var dünyada!
http://www.parisbeijingphotogallery.com/main/juduoqiworks.asp

Sivas yemekleri, Okudukça vs

Güzel bir haber: Bugün (cumartesi) saat 13'te, ATV'de yayınlanan Kültür Aşı'nda Sivas tanıtımı var. Kelle Tatlısı (Zara) ile Alatlı Pilav (Divriği) tariflerini izleyebilirsiniz. Bu haber sevgili Fatma Pekşen'den geldi. Bir diğer tv haberi de bu akşam 19:30'da, TRT2'de yayınlanan Okudukça programı ile ilgili. Bu programda kıymetli ağabeyimiz Sabri Koz, Müjgan Üçer ve H. Suna Ertekin Akkaya'nın birlikte hazırladığı Göldağı'nın Güldestesi Arapgir kitabını tanıtacakmış. Böyle güzel değerler tanıtıldıkça ben de çok mutlu oluyorum.
Bir de hatırlatma: Bugün 17:00'de National Geographic'te sevgili yemek programım Damak Tadını Bilenlerin Dünya Rehberi var. Meraklısına.

28 Kasım 2008

Sağlık reçeteleri-III

Bir de sorum olacak, İstanbul'da yaşayan dostlara. Eski, geleneksel, temiz bir simit fırını arıyorum. Böyle bir yer bilen var mı? Varsa telefon numarasını edinip bildirmeniz mümkün mü? Şimdiden yardım edecek arkadaşlara teşekkürler. Karaköy'de, Güllüoğlu'nun ilerisinde bir yer vardı ya hala açık mı bilmiyorum. Gülhan da (Kara) Kuzguncuk'ta hem simit hem ekmek yapan bir fırın vardı dedi. Bilmem siz bu yerleri biliyor musunuz?
*
Bugün yemek tarifi yok. Fındık fıstık var. Yani eften püften şeyler. Miş gibi görünse de öyle değil elbet. Fındığın, bademin, cevizin yeri büyük. Çünkü mükemmele yakın besinler bunlar. Öyleyse ne yapmalı? Evde kabuklu ceviz, badem, fındık bulundurmalı. Biliyorum bademi evde kırmak zor. Taş maş lazım, balkonda tık tık. Zor iş. Onu ben de ayıklanmış olarak alıyorum ne yalan söyleyeyim ama cevizle fındığı kabuklu alıyorum. Yıllaaaar önce annemin bir öğrencisinin babası tarafından yapılmış demir ceviz kıracağımızla her gün 3-4 ceviz, 10 kadar fındık kırıyor, ayıklayıp yiyorum. Minik bir Japon kasem var, hepsini (bademleri de) sayıp koyuyorum. (Sayıyorum çünkü daha büyük bir kase dolusu kuruyemişi gıkım çıkmadan yiyebilirim.) Onlar benim günlük kuruyemişlerim. Bakınız Mevsimlerle Gelen Lezzetler'de fındık için ne yazmışız: "Yüzde 50’si yağ olan fındıkta C, E ve F vitaminleri, protein, az miktarda karbonhidrat, albümin, fosfor, demir ve madensel tuzlar vardır. En yağlı kuruyemiş ünvanını kimselere kaptırmayan fındığın hazmı zordur ancak özellikle nekahat devresindekilere, hamile kadınlara, bedenen ve zihnen çalışanlara çok faydalıdır." Tek başına yemek istemezseniz de kuruyemişleri salatalara, pilavlara, kek ve kurabiyelere, ekmeklere.... oooh, pek çok şeye koyabilirsiniz. Galiba yakında güzel bir kuru meyveli, kuruyemişli, yulaflı kurabiye yapacağım. Az yağlı, belki de yağsız. Tatlı isteyenler vardı ya, onlar için.

27 Kasım 2008

Sağlık reçeteleri-II

Aşağıda resmi olan tam pirinçli salata gerçekten en sevdiğim salatalardandır. Hafiflemeye, daha sağlıklı beslenmeye çabaladığım pek çok zamanın anıları arasındadır. Dilerim siz de severek yapar ve yersiniz. Mehtap bu salataya hafifçe kavrulmuş çam fıstıkları, Ayşe de keten tohumu önermiş, harika olur, olmaz mı! Bazen çam fıstığı, ayçiçeği (veya kabak çekirdeği), susam, ceviz, badem, fındık... Evde ne varsa irileri doğrar, hepsini hafifçe kavurur koyarım salataya. Portakal suyu da konur, mandalina veya greyfurt da (detaylar için bakınız yorumlar) Elbette pirinç yerine bulgurlu da olur, tam buğdaylı olur, Hilal'in dediği gibi kuskuslu veya nohutlu, kuru fasulyeli... Bugünün tarifi ise körili bir çorba. Geçen gün pazardan aldığım turpotlarıyla yaptığım bir başka sağlık reçetesi. Buna benzer bir çorbaya Bir Ot Masalı'nda yer vermiştim. O hardalotuyla yapılıyordu. Bu seferkinde turpotu var. Tencereye suyla beraber kırmızı ve yeşil mercimek ve bir avuç kadar da kavılca (bulgur da kullanabilirsiniz) koyup pişirdim. Salça falan yok. Onlar yumuşarken turpotlarını hafifçe haşladım, süzüp çok hafif sıktım, ufak ufak doğrayıp çorbaya ekledim. Köri, kimyon, deniz tuzu, pul biber, karabiber ve bir çorba kaşığı kadar da sızma zeytinyağı. Hepsi bu.

26 Kasım 2008

Sağlık reçeteleri-I

Sağlık konusunda, sağlıklı reçeteler konusunda hemfikir olmamız ne güzel. Melek dün demiş ki, sen sağlıklı tarifler ver ben sağlıksız. Çok güldürdü beni. Tamam dedim, sen dilediğin tarifi verebilirsin. Zeynep de demiş ki ama Tijen abla ben tatlıları falan görünce dayanamıyorum. Ona da dedim ki sen daha 19 yaşındasın, daha tadacağın çok şey var hayatta. Biz tadacağımızı tatmışız zaten, bir süre tatmasak da olur. Neyse, fazla lakırdı aşık usandırır derler (yok böyle değildi bu ama siz anladınız), biz gelelim bugünün sağlık reçetesine. Fotoğrafta gördüğünüz en sevgili salatalarımdan biridir. Sanırım Mutfakta Zen'de vermiştim tarifini. Tam pirinç haşlıyorum, bir bardak pirince 2 bardak kaynar su ölçüsüyle. Çok az deniz tuzu çok az zeytinyağıyla. İyice suyunu çeksin. Kısık ateşte pişecek elbet. Soğuyunca dolapta 2-3 gün durabilir. Salataya var olan tüm yeşillikleri koyuyorum. Bizde marul, roka, su teresi, maydanoz ve dereotu vardı. Onları doğradım, saplarını da yarın anlatacağım çorba için kaynattım. Arzu ettiğiniz kadar tam pirinç, tuz, sızma zeytiyağı ve limonu ekleyiniz, güzelce karıştırınız. Ben biraz ayçiçeği ve susam da ekledim ve afiyetle yedim. Eh et yemeyince protein ihtiyacını çeşitli yiyeceklerden karşılamak gerekiyor, bu yüzden tohum ve yemişler soframda her daim bulunuyor. Bu benim öğle yemeğimdi. Bu ufak kase değildi sadece tabii, kocaman bir kase salatayı yedim. Gerçi çok geldi, bitiremedim. Kalanı da şimdi yiyeyim bari.