Masallar farklı şekillerde biter. Kimi sevinçlidir, kimi hüzünlü. Bu hikayede prens yanında bir de yüzük getirmiş olabilir. Sevdiği kıza evlenme teklifi eder, kız kabul eder ve prens onu saraya götürür. Tabii zengin aile fakir kızı kabul etmek istemeyecektir. Prensi oturacağı koltuktan edebilir bu aşk. Belki kaçmak zorunda kalabilirler, kralın zulmünden kurtulabilmek için. Olur ya, kötü kalplidir kral ve oğluna komşu ülkenin kralının kızını layık görmektedir. Gücünü artırmak için bu evliliğin zorunlu olduğunu düşünüyor olabilir. Hadi bakalım biraz da siz düşünün. Bu masalın sonu nasıl bitsin? Fotoğraftaki gibi sevinç içinde dans ederek evlenebilecekler mi dersiniz?
28 Eylül 2008
Günün fotoğrafı-XIV
Masallar farklı şekillerde biter. Kimi sevinçlidir, kimi hüzünlü. Bu hikayede prens yanında bir de yüzük getirmiş olabilir. Sevdiği kıza evlenme teklifi eder, kız kabul eder ve prens onu saraya götürür. Tabii zengin aile fakir kızı kabul etmek istemeyecektir. Prensi oturacağı koltuktan edebilir bu aşk. Belki kaçmak zorunda kalabilirler, kralın zulmünden kurtulabilmek için. Olur ya, kötü kalplidir kral ve oğluna komşu ülkenin kralının kızını layık görmektedir. Gücünü artırmak için bu evliliğin zorunlu olduğunu düşünüyor olabilir. Hadi bakalım biraz da siz düşünün. Bu masalın sonu nasıl bitsin? Fotoğraftaki gibi sevinç içinde dans ederek evlenebilecekler mi dersiniz?
27 Eylül 2008
Günün fotoğrafı-XIII
Masallarda mantık aranmaz değil mi? O zaman dilediğim şeyleri söyleyebilirim. Prens hızla çıkmış çıkmasına ya sarayından, yol üzerinde kentin ünlü pastanesine uğrayıp (mevsimiymiş tam) ahududulu makaronlar seçmiş sevdiği kıza. Güzelce paketlettikten sonra atının terkisine (böyle mi denirdi?) atmış pastaları. Kızın köyünün suyu güzel olurmuş. Bir güzel çay demlese sevgilisi... (Hazır bayram da geliyor, herkese iyi bayramlar dilemiş olayım böylece)
26 Eylül 2008
Gunun fotografi-XII
Prensin geleceginden habersiz, her zaman oldugu gibi erkenden kalkmis, pazara giden annesini gecirmis ve evi supurmus genc kiz. Onceki gun arpa unundan ekmek pisirdigi icin o gun sadece guzel bir corba yapmaya karar vermis. Corba piserken atesin kozunde de patates pisirmeyi dusunuyormus. Ekmeklerimizi de ateste kizartir, sicacik corbamizi yudumlariz demis kendi kendine. Bahceye cikip bir ufak lahana kesmis, bir kac havuc cikarmis topragin derinliklerinden, bir de salgam. Hepsini guzelce dogramis ve fotograftaki tencereye koyup atesi yakmis.
25 Eylül 2008
Gunun fotografi-XI
Butun masallar oyledir ya. Zenginler gider ille de fakirlere asik olur. Bizim prens de gelenegi bozmamis ve fakir bir kiza asik olmus. Kizcagiz yasmi mi yasli annesiyle bir koyde yasiyormus. Sadece iki koyunlari varmis. Annecigi koyunlara bakar, sutlerini sagar, peynir yapip sehire goturur, kazandigi parayla da evin ihtiyaclarini alirmis. Kiz da evde kalir, ortaligi temizler, yemek yaparmis annesinin yoklugunda.
24 Eylül 2008
Gunun fotografi-X
Insanin bilmedigi bir dilde bilgisayar kullanmasi ne zor. Su fotografi yukleyene kadar akla karayi sectim!*
Evet, hikayemize donelim. Cadilar aralarindan birinin yasli ve fakir bir kadina
donusmesine karar vermisler. Mevsim mantar mevsimi. Orman pek cok yabani mantarla dolu. Bir sepet dolusu mantar toplamislar ve yasli kadinin eline vermisler.
Yasli kadin prensle karsilasinca ona, "evladim, ben fakir ve yasli bir kadinim. Emekli maasim gecinmeme yetmiyor. Ben de ormana gelip mantar topluyor, pazara goturup satiyorum. Su mantarlari satin al da sevdigine gotur, hep birlikte yersiniz," demis. Yufka yurekli prens, "elbette anacigim, yeter ki sen iste," deyip mantarlarin parasini fazlasiyla odemis ve sevdigi kiza guzel bir hediye goturuyor olmanin sevinciyle yola koyulmus, arkasinda kis kis gulen bir cadi biraktigini farketmeden...
22 Eylül 2008
Günün fotoğrafı-IX
19 Eylül 2008
Günün fotoğrafı-VIII
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)


