Nefes almada iki türlü rahmet vardır,
havayı içine çekmek ve boşaltmak
ilki sıkıştırır, diğeri ferahlatır,
bunların karışımıyla hayat bir mucizedir.
Goethe'nin dizeleri bunlar. Kiminiz geçmiş dediniz, kiminiz bedenim, ruhum, şu an, sevgi... Bense "nefes" diyor ve sizi çok sevdiğim, beni düşünmeye, hayata ve hastalıklara daha farklı bakmaya sevk eden bir kitaptan,
Hastalık İyileşmeye Giden Yoldur'dan (Thorwald Dethlefsen ve Ruediger Dahlke, Arkeoloji ve Sanat Yayınları, 2002) bilgilerle başbaşa bırakıyorum. Tabii yorum yapmak isteyenler için yine yorum kısmı açık, tartışabiliriz bu konuyu:
"Tüm eski dillerde nefes için kullanılan kelime ile ruh veya can için kullanılan kelimeler aynıdır. Latice'de 'spirare' nefes almak, 'spiritus' ruh demektir. Aynı kökü 'inspiration' sözcüğünde de bulabiliriz. Bu sözcüğün anlamı can katmak, ilham vermektir ve nefes almak, içeri almak ile ayrılmaz bir biçimde bağlantılıdır. Yunanca'da, 'psyche' kelimesi hem nefes hem de ruh anlamına gelir. Hitçe'de 'atman' kelimesi vardır ve Almanca'daki 'atmen' (nefes almak) sözcüğü ile akraba olduğu kolayca anlaşılmaktadır. Yine Hintçe'de evrimini tamamlayarak bütünlüğe ulaşmış insanlara 'Mahatma' denir ve 'büyük ruh' ya da 'büyük nefes' demektir. Hint öğretisinden nefesin Hintliler'in 'prana' olarak adlandırdıkları, gerçek yaşam gücünün taşıyıcısı olduğunu öğreniyoruz. (...) Nefes bizim 'herşey' ile sürekli bağlantımızı sağlar ve istesek de istemesek de hepimizi birbirimize bağlar." (sf. 123-5)
Nefes almadan yaşayabilir miyiz?
Nefes kontrol edebileceğimiz az sayıda yetiden biri.
Dolayısıyla belki de sahip olduğumuz tek şey.
Siz nasıl nefes alıyorsunuz?