Olur tabii. Hem de fotoğraftaki gibi olur. Ben çağlacılardan değilim. Yeşil erik hayranı da sayılmam. Mevsiminde ikisinden de bir kaç tane yersem ne ala. Şifa olsun diye o da. Tatlı meyvelerden yana sevmediğin var mı derseniz yok derim. Aklıma gelmez. Neyse ki bizim pazar tezgahlarında hala sulu ve tatlı elmalar, yerli muzlar, yaz portakalları var. Ama yenidünyalar da tatlandı, dut bollandı, çilek zaten var bir süredir. Ben de sevdiğim bir kadından alıyorum çileklerimi. Götürdüğüm kaba teker teker seçip koyuyoruz. Bozulmadan, erimeden getiriyorum eve. Meyveden yana şansım bol. Ama istiyorum ki mevsimi geçmeden çağlayı da değerlendireyim. Herşey mevsiminde güzel çünkü. Leziz ve yağlı bademlere dönüşmeden önce bir kez olsun sofraya konuk etmeli. Salı günü pazardan yarım kilo aldım (kilosu 4 tl idi). Resimdeki gibi pişireceğim ama bir avucunu salata için ayıracağım. Bu yemek gayet kolay, soğanlar ve sarımsaklar zeytinyağında hafifçe kavrulur (ki şu anda onlar da pek taze olduklarından çok çabuk pişiyorlar, yani hepsi birlikte de konsa olur), ortadan ikiye kesilmiş çağlalar da eklenir, pişirilir. Bakalım beğenecek misiniz bu tadı?
15 Mayıs 2009
Çağladan yemek mi olurmuş?
Olur tabii. Hem de fotoğraftaki gibi olur. Ben çağlacılardan değilim. Yeşil erik hayranı da sayılmam. Mevsiminde ikisinden de bir kaç tane yersem ne ala. Şifa olsun diye o da. Tatlı meyvelerden yana sevmediğin var mı derseniz yok derim. Aklıma gelmez. Neyse ki bizim pazar tezgahlarında hala sulu ve tatlı elmalar, yerli muzlar, yaz portakalları var. Ama yenidünyalar da tatlandı, dut bollandı, çilek zaten var bir süredir. Ben de sevdiğim bir kadından alıyorum çileklerimi. Götürdüğüm kaba teker teker seçip koyuyoruz. Bozulmadan, erimeden getiriyorum eve. Meyveden yana şansım bol. Ama istiyorum ki mevsimi geçmeden çağlayı da değerlendireyim. Herşey mevsiminde güzel çünkü. Leziz ve yağlı bademlere dönüşmeden önce bir kez olsun sofraya konuk etmeli. Salı günü pazardan yarım kilo aldım (kilosu 4 tl idi). Resimdeki gibi pişireceğim ama bir avucunu salata için ayıracağım. Bu yemek gayet kolay, soğanlar ve sarımsaklar zeytinyağında hafifçe kavrulur (ki şu anda onlar da pek taze olduklarından çok çabuk pişiyorlar, yani hepsi birlikte de konsa olur), ortadan ikiye kesilmiş çağlalar da eklenir, pişirilir. Bakalım beğenecek misiniz bu tadı?
13 Mayıs 2009
Çıtı pıtı filizler
Bugün Mevsimlerle Gelen Lezzetler'den bir yazıyı paylaşmak istedim. Yıllardır mutfağımda severek kullandığım, vitamin kaynağı filizleri siz de mutfağınızın bir parçası haline getirebilirsiniz:Tahıl, baklagil ve tohumların besin değerini arttırmak, taze yeşillik bulmanın zor olduğu zamanlarda değerli vitamin kaynakları yaratmak için evde düzenli olarak çimlendirme yapabilirsiniz. Bütün kabuklu tahıl ve baklagiller, ay çekirdeği, hardal, yonca, susam ve kabak çekirdeğini filizlendirerek vitamin içeriklerini %800'e kadar arttırabilirsiniz. Kalorisi düşük ve kolay hazmedilen çimlendirilmiş besinleri aşağıdaki şekillerde kullanabilirsiniz:
Börülce. B1, B2 ve C vitaminleri ile demir kaynağıdır. Salatalarda veya buharda pişirip üzerine sos veya zeytinyağı gezdirilerek yenilebilir.
Nohut. A, B ve C vitaminleri, demir, kalsiyum ve magnezyum içerir. 4-5 dakika buharda pişirdikten sonra makarna veya türlülere ilave edebilirsiniz. Fırında pişirilip sosla yenebilir, salatalara konur ve çeşitli sebzelerle birlikte kavurulabilir.
Maş. A, C ve E vitaminleriyle demir, kalsiyum ve fosfor içerir. Çiğ olarak salatalarda, pişmiş olarak da çin yemeklerinde, çorba ve diğer yemeklerde kullanılabilir.
Soya. B kompleks vitamini, A, C ve E vitaminleri ile kalsiyum, demir ve fosfor deposudur. Çiğ veya buharda pişirilip soğutulduktan sonra salata ve soğuk yemeklerde, sandviçlerde, çorbalarda, kavurmalarda kullanılabilir.
Ayçiçeği. Yapısında C, D ve E vitaminleri ve bol miktarda mineral vardır. Fosfor, kalsiyum, demir, florid, iyot, potasyum ve magnezyum gibi. Çiğ olarak son derece güzel görünümlü ve lezzetlidir. Salata ve soğuk yiyeceklerde, sandviçlerde kullanılır.
Nasıl Filizlendirme Yaparım?
Filizlendirme için sadece yayvan bir cam kapla (ben ufak kaseler kullanıyorum), temiz bir beze ihtiyacınız var. Bir avuç dolusu tohum veya bakliyatı 7-8 saat suda bekletin. Bu sürenin sonunda süzün, sudan geçirin, çimlendirme kabına alın ve üzerini tülbentle kapatın. Sabah ve akşam olmak üzere günde 2 kere kabın içindekileri bir kevgire alıp sudan geçirin ve suyunu süzdürün. Sonra tekrar kaba alıp üzerini kapatın ve eski yerine koyun. Bu işlemi filizler 0.5-1 cm uzunluğa gelene kadar tekrarlayın. Filizleriniz hazır olduğunda tekrar sudan geçirip iyice süzün ve kapaklı bir kaba alıp buzdolabında saklayın ve 4-5 gün içinde kullanın.
11 Mayıs 2009
Yeni haftaya ışıl ışıl başlayalım
Sevgili Mehtap'ın renkli beslenmenin önemine dair yazısını kaçırmayın derim!
*
Aydınlık bir fotoğrafla, iştah açıcı bir yiyecekle ve güzel dileklerle açalım yeni haftayı, ne dersiniz? Daha hafif, daha zinde, daha enerjik, daha mutlu, daha paylaşımcı, daha sağlıklı bir hafta olsun bu. Bol bol yürüyelim, su içelim, hareket fırsatlarını değerlendirelim, sağlıklı, renkli ve leziz yiyeceklerle donatalım sofralarımızı ve baharın bereketine şükran duyalım. Aslında patates diyetin bir parçası değil. Gelin görün ki bugünlerde miniminnacık taze patatesler var bizim pazarda. Gördüğümde hep alsam mı almasam mı diye düşünüyor, sonra bir kaç haftaya kadar zaten bulunmaz olacaklar, bu güzelim mevsimi kaçırmayayım diye seyrek olarak alıyorum. Yeni bir keşfim var, eğer bir kiloyu (daha doğrusu hesaba göre 900 gram, çünkü kalori ölçmek için Amerikan ölçülerini kullanıyorum) dört kişiye pay ederseniz adam başı 188 kalori olarak yansıyor diyetinize. (40 gramlık bir simidin 250 kalori civarında olduğunu da söyleyeyim, karşılaştırma yapmak isterseniz.) Mehtap'tan haftada bir kerelik izin çıkarsa yapın derim: Önce patateslerimizi bir kaç saat suda bekletip fırça yardımıyla iyice temizliyor ve kabuklarıyla elma gibi dilimliyoruz (çok ince olmayacak, uzunlamasına dörde bölebilirsiniz, daha iri olanlar altıya) ve bir kaseye alıyoruz. Üzerine sadece bir çorba kaşığı zeytinyağı gezdirip tuz ve köri ekliyoruz (bir silme tatlı kaşığı kadar), elimizi yıkayıp iyice karıştırıyor ve yağlı kağıt yayılmış tepsiye yayıyoruz. Fırın 200 derecede, taze olduğundan yarım saatten fazla sürmüyor pişmesi. Ama bir de güzel oluyor ki...
*
Aydınlık bir fotoğrafla, iştah açıcı bir yiyecekle ve güzel dileklerle açalım yeni haftayı, ne dersiniz? Daha hafif, daha zinde, daha enerjik, daha mutlu, daha paylaşımcı, daha sağlıklı bir hafta olsun bu. Bol bol yürüyelim, su içelim, hareket fırsatlarını değerlendirelim, sağlıklı, renkli ve leziz yiyeceklerle donatalım sofralarımızı ve baharın bereketine şükran duyalım. Aslında patates diyetin bir parçası değil. Gelin görün ki bugünlerde miniminnacık taze patatesler var bizim pazarda. Gördüğümde hep alsam mı almasam mı diye düşünüyor, sonra bir kaç haftaya kadar zaten bulunmaz olacaklar, bu güzelim mevsimi kaçırmayayım diye seyrek olarak alıyorum. Yeni bir keşfim var, eğer bir kiloyu (daha doğrusu hesaba göre 900 gram, çünkü kalori ölçmek için Amerikan ölçülerini kullanıyorum) dört kişiye pay ederseniz adam başı 188 kalori olarak yansıyor diyetinize. (40 gramlık bir simidin 250 kalori civarında olduğunu da söyleyeyim, karşılaştırma yapmak isterseniz.) Mehtap'tan haftada bir kerelik izin çıkarsa yapın derim: Önce patateslerimizi bir kaç saat suda bekletip fırça yardımıyla iyice temizliyor ve kabuklarıyla elma gibi dilimliyoruz (çok ince olmayacak, uzunlamasına dörde bölebilirsiniz, daha iri olanlar altıya) ve bir kaseye alıyoruz. Üzerine sadece bir çorba kaşığı zeytinyağı gezdirip tuz ve köri ekliyoruz (bir silme tatlı kaşığı kadar), elimizi yıkayıp iyice karıştırıyor ve yağlı kağıt yayılmış tepsiye yayıyoruz. Fırın 200 derecede, taze olduğundan yarım saatten fazla sürmüyor pişmesi. Ama bir de güzel oluyor ki...
10 Mayıs 2009
Yabanıl
Elfun K., Yabanıl adlı sitesinde Mutfaktaki Yaban'ı tanıtmak istediğini söyledi dün. Arkasından hemen tanıtım yazısını eklemiş. Kısaca yazıştık. Doğanın öykülerini dinliyor o da benim gibi. İstedim ki siz doğaseverler de bu zarif siteyle tanışın:
http://yabanil.net/?cat=1
Teşekkürler Elfun!
http://yabanil.net/?cat=1
Teşekkürler Elfun!
09 Mayıs 2009
Şeker, Peynir, Et ve Yağlar Üzerine
Prof. Dr. Kenan Demirkol'un adını çoğunuz duymuşsunuzdur sanırım. Kendisi bir cerrah. İstanbul Tıp Fakültesi genel cerrahi bölümü hocalarından. Sağlıklı beslenme ile ilgili pek çok konuşma yaptı, yazı yazdı, soru yanıtladı. Biliyorum, ben huysuz biriyim. Sizler sitelerinizde bol margarinli, bol şekerli tarifler anlattıkça, sera ürünleriyle yemekler pişirip yazdıkça, rafine yağları -son günlerin modası kanola mesela-övdükçe ben toplum polisi gibi çıkıp yapmayın, etmeyin diyorum. Ne siz, ne aileniz hak ediyorsunuz sağlıksız ürünleri, onun için tüm çabam. Madem bu aralar diyetteyiz, sağlıklı ve zinde bedenlere kavuşma çabasındayız, öyleyse bir uzmanın sözlerini dinleyelim, ondan sonra yiyecek seçimlerimizi bir kez daha gözden geçirelim ve ne olur, margarinleri, rafine yağları, rafine şekerleri (esmer şeker dahil, o da bir pazarlama yalanı, esmer şekerin beyaz şekerden tek farkı melasla -pancar küspesi- boyanmış olması, ille de şeker yiyecekseniz beyazını yiyin, boşuna üç katı para vermeyin):
Şeker tatlı yapmaz, hasta yapar:
http://www.demokratikyasam.com/seker_tatli_yapmaz_hasta_yapar.html
*
Gıda Emperyalizmi üzerine söyleşi (video):
http://video.google.com/videoplay?docid=1025859279510875585
*
Omega-3 alırken tuzağa düşmeyin:
http://www.iyibilgi.com/haber.php?haber_id=103457
*
Şeker, yağ, kolesterol vs:
http://www.iyibilgi.com/haber.php?haber_id=78658
*
Babam yarı ömrünü margarine hediye etti:
http://www.yeniaktuel.com.tr/top111,150@2100.html
Şeker tatlı yapmaz, hasta yapar:
http://www.demokratikyasam.com/seker_tatli_yapmaz_hasta_yapar.html
*
Gıda Emperyalizmi üzerine söyleşi (video):
http://video.google.com/videoplay?docid=1025859279510875585
*
Omega-3 alırken tuzağa düşmeyin:
http://www.iyibilgi.com/haber.php?haber_id=103457
*
Şeker, yağ, kolesterol vs:
http://www.iyibilgi.com/haber.php?haber_id=78658
*
Babam yarı ömrünü margarine hediye etti:
http://www.yeniaktuel.com.tr/top111,150@2100.html
08 Mayıs 2009
Ekmeğe sahip çıkmak
Bu haber hoşunuza gidecek. İstanbul'daysanız, Ekolojik Pazar'ın yolunu biliyorsanız bu cumartesi erken gidin. Böylece Fikir Sahibi Damaklar'ın ekşi mayalı gerçek ekmeklerinden siz de tadabilirsiniz:
http://www.ntvmsnbc.com/id/24964393/#storyContinued
http://www.ntvmsnbc.com/id/24964393/#storyContinued
07 Mayıs 2009
Kıtırık pıtırık diyetlik kurabiyeler
Beyza'cığım sormuş, peki bu kurabiye kıtır kıtır oluyor mu? Hayır, dışı hafif sert, içi yumuşak bir kurabiye. Kıtırıklığı veren incirin çekirdekleri, ceviz ve biraz da yulaf ezmesi. Ayrıca muz şart değil, aşağıda da yazdığım gibi, evde vardı, çok yumuşamıştı, ekledim. Elma yerine başka bir meyve de kullanılabilir elbet. Veya hiç taze meyve kullanılmaz, kuru meyveler karışık olarak doğranır, hafifçe pişirilip püre haline getirilir. Püre haline getiriyorum çünkü bu tariflerde başka bir tatlandırıcı yok. Yani bu işlemi yapmazsam meyvelerin olduğu yerler tatlı, diğer yerler tatsız olabilir. Nedeni budur. Yapanlara, yiyenlere (kurabiye veya daha önce verdiğim yağsız, şekersiz kekleri) afiyet olsun.
*
Buyrunuz efendim. İşte kıtırık, pıtırık, diyetlik kurabiyelerimiz. Tabii kendinizi tutamayıp beş, on, hatta onbeş tane yemeye kalkabilirsiniz. Derseniz ki durmayı beceremem, hiç yapmayın daha iyi. Söylemedi demeyin. Bir tanesi 3-4 ısırıklık. Tek başına doyurmuyor tabii. Beheri 35 kalori olduğuna göre artık siz ayarlayın. 3-4 tanesi şık bir çay yanı, öğleden sonra öğünü, mide kazıntısı gibi durumlarda çanta dibinde saklanabilir. Acil durumlarda ihtiyaç duyulan enerji damarlarındaki kanda mevcuttur kendilerinin. Halis kalorilerle donanmıştır: ceviz, kuru üzüm, kuru incir, tam un gibi. Ben yine evdeki malzemeye göre tarif vereceğim, siz dilediğinizce yapınız. Mesela iyice yumuşamış bir muz vardı, o değerlendi, elma iki taneydi, onunla yetinildi ama ortaya leziz bir şey çıktı neticede.
Önce bir adet köy yumurtası (Zengile dost yine köy yumurtası mı kaldı diyecek tabii!) kırılır, çırpılır. Yok yok, ondan da önce iki elma soyulup dilimlenir (kabuğuyla da pişirebilirsiniz, size kalmış), beş kuru incir doğranır, beş çorba kaşığı kuru üzüm ölçülür, üzerine bir çay bardağı su konup hafifçe haşlanır, püre haline getirilir. Ben muzla 2 çorba kaşığı cevizi de koydum üzerlerine, öyle çalıştırdım mini mutfak robotunu. Hafif ılındı, yumurtaya ekledim, karıştırdım. Ayrı bir yerde 1 su bardağı yulaf ezmesi, yarım su bardağı tam buğday unu, 1 çay kaşığı karbonat ve 1 silme tatlı kaşığı tarçını karıştırıp ekledim, hepsini karıştırdım. Tepsiye yağlı kağıt yaydım, kaşıkla hafif aralıklı döktüm. Birer tatlı kaşığı gibi. 43 adet kurabiye çıktı ortaya. Bu beni bir hafta götürür artık. Sizin evde çocuklar varsa ertesi güne kalır mı bilmem. Veya iştahlı bir eş...
*
Buyrunuz efendim. İşte kıtırık, pıtırık, diyetlik kurabiyelerimiz. Tabii kendinizi tutamayıp beş, on, hatta onbeş tane yemeye kalkabilirsiniz. Derseniz ki durmayı beceremem, hiç yapmayın daha iyi. Söylemedi demeyin. Bir tanesi 3-4 ısırıklık. Tek başına doyurmuyor tabii. Beheri 35 kalori olduğuna göre artık siz ayarlayın. 3-4 tanesi şık bir çay yanı, öğleden sonra öğünü, mide kazıntısı gibi durumlarda çanta dibinde saklanabilir. Acil durumlarda ihtiyaç duyulan enerji damarlarındaki kanda mevcuttur kendilerinin. Halis kalorilerle donanmıştır: ceviz, kuru üzüm, kuru incir, tam un gibi. Ben yine evdeki malzemeye göre tarif vereceğim, siz dilediğinizce yapınız. Mesela iyice yumuşamış bir muz vardı, o değerlendi, elma iki taneydi, onunla yetinildi ama ortaya leziz bir şey çıktı neticede.Önce bir adet köy yumurtası (Zengile dost yine köy yumurtası mı kaldı diyecek tabii!) kırılır, çırpılır. Yok yok, ondan da önce iki elma soyulup dilimlenir (kabuğuyla da pişirebilirsiniz, size kalmış), beş kuru incir doğranır, beş çorba kaşığı kuru üzüm ölçülür, üzerine bir çay bardağı su konup hafifçe haşlanır, püre haline getirilir. Ben muzla 2 çorba kaşığı cevizi de koydum üzerlerine, öyle çalıştırdım mini mutfak robotunu. Hafif ılındı, yumurtaya ekledim, karıştırdım. Ayrı bir yerde 1 su bardağı yulaf ezmesi, yarım su bardağı tam buğday unu, 1 çay kaşığı karbonat ve 1 silme tatlı kaşığı tarçını karıştırıp ekledim, hepsini karıştırdım. Tepsiye yağlı kağıt yaydım, kaşıkla hafif aralıklı döktüm. Birer tatlı kaşığı gibi. 43 adet kurabiye çıktı ortaya. Bu beni bir hafta götürür artık. Sizin evde çocuklar varsa ertesi güne kalır mı bilmem. Veya iştahlı bir eş...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
