09 Ağustos 2007

Yaz mı, güzellik mi, Cunda mı

Bu yazının başlığı ne olsun bilemedim.
Yaz mı?
Güzellik mi?
Cunda mı?
Geylan Kitabevi mi?
Kitabevinin tatlı mı tatlı sahibesi mi?
İçtiğimiz enfes (ki ben pek limonatacı değilimdir) limonata mı?
Serin bahçe mi?
Birbirinden hoş kitaplar mı?
Akşamüzeri limonataya eklenen votka mı?
Bir kadeh şarap mı?
İncelikler, zerafetler mi?
Bunların hepsi Cunda'nın en zarif mekanında mevcut.
Bu mekanı yaratan ve güzelleştiren, bizi Heves'lendiren
güzel kadına sevgiyle...
(Bu yazının devamı gelecek. Hem de çok yakında.
Çünkü anlatacak başka şeyler de var, hem de pek hoş, pek heyecan verici şeyler.)

08 Ağustos 2007

Biraz da normal hayat

DDD kampanyamızın bu haftaki ev sahibesi Sevda. Konusu "Büyük ve Küçük Ünlü Uyumu". Diyorum ya, dilimizi yeterince bilmiyoruz. Tanıdıkça daha çok sevilen bir sevgili oysa o. Ellerine sağlık sevgili Sevda, hepimiz siteni ziyaret edip bizler için hazırladığın bilgileri okuyacağız. Ben okudum bile! (Siteyi değiştirirken yan taraftaki logolar da bundan nasibini aldı. Sırayla hepsini toparlıyorum. Bu yüzden doğrudan Sevda'nın sitesine yönlendiriyorum sizleri. Önceki yazılar için de Doğru Yazalım, Doğru Konuşalım, Dilimizi Koruyalım kampanya sitesini ziyaret edebilirsiniz.)


Ayvalık'a gidersin.
Ara sokaklarda yürürsün.
Bulursun o fırını.
Hani nohut mayalı ekmek ve peksimet yapıyorlar ya.
Ekmekler henüz soğumamış.
Fırından yeni çıkmış olmalılar.
Dur dur bir dakika.
Dizme camekana.
Bir fotoğraf çekmeliyim.
Bir tane daha.
Akşam eve gelirsin.
Dilimlersin ekmeği.
Sibel'ciği anarsın.
Ah dersin. Sibel'ciğimin annesi ne güzel nohut
mayalı ekmek yapar. Ne de güzel gider kahvaltıya.
Şimdilik bununla yetineceğiz. Kızartacağız bir güzel.
İncecik dilimleyip. Yemeğin yanına katık edeceğiz. Zeytinyağlı patlıcan var, imambayıldı gibi. Annemin yaprak sarmaları. Benim barbunyalı fasulyem, annemin beğenmediği. Az yağlı, az tuzlu, az domatesli. Bir de kabak kavurması. Süzme yoğurtlu. Yanına bahçenin domatesi. Gitmez mi hiç?

07 Ağustos 2007

Ben son numara dedikçe...

Herkese teşekkürler yorumları için. Biliyorum ben sordum herkese fikrini. Gelen yorumların da geliyor olmasına çok seviniyorum ama herkes farklı bir şey söylüyor farkında mısınız? Bu da çok doğal. Çünkü zevkler ve renkler tartışılamaz. Çünkü hepimizin farklı bir zevki vardır. Ne güzel değil mi? Ya hepimiz aynı şeyleri seviyor olsaydık? O zaman felaket olurdu. Yorucu ama çok zevkli bir günden sonra Umut'un yeni tasarımlarını bulmak posta kutumda, şaşırtıcı olmadı. Bu sefer ben de fikrimi söyledim. Acaba dedim, meditasyon yapan biri yerine şöyle saksıda aromatik otlar falan olsa? Umut bir de güzel çaydanlık eklemiş. Eh, çay seven biri için bundan iyisi can sağlığı. Yarın daha bir alıcı gözüyle bakacağım. Bakalım daha neler gelecek? İyice buldumcuk mu oldum ne, şimdi ben de başlayacağım, şunun şurasına şunu koysak demeye. Umut istifa etmeyi düşünmüyorsun değil mi? Her Güne Bir Logo başlıklı bir yarışma düşünüyorum, ne dersin(iz)? (Şaka şaka, o zaman iş falan yapamam ki???)

Bu da son numara...

Umut üretmeye devam ediyor demiştim ya, sahiden devam ediyor. Bu sabah gözümü bir açtım, aa yeni şeyler eklenmiş. Diyorum ya, yaratıcı insanlara bayılıyorum. Kırk yıl düşünsem böyle bir şey çıkaramam ortaya gibi geliyor. Umut çalışıyor, ben eğleniyorum. Olmuyor ama böyle... Ben ne yapayım? Kek, ekmek yapsam, kapını çalsam, sen de çay demlesen, çılgın kızın etrafta koşuştursa, biz kekimizi yiyip çay içsek?

06 Ağustos 2007

Umut devam ediyor üretmeye

Umut harikalar yaratmayı sürdürüyor. Bu nasıl sizce?
İmza at dedim, şöyle bir imzalı logosu olsun Mutfakta Zen'in,
beğendiysen kullan, imzaya ne gerek var dedi. Ben de dedikodusunu
yapıyorum buradan. Çok kötüsün Umut, yani logomu meşhuuur tasarımcı
Umut yaptı diyemeyecek miyim avazım çıktığınca?

Umut'a teşekkürler

Sevgili Umut'cuğum Mutfakta Zen için bir sembol tasarlamış şıp diye. Tabii bu resimdeki gibi bağdaş kurup oturamıyorum. O kadar huzurlu ve "Zen"gin de değilim. İsterdim doğrusu. Umut'un gönderdiği büyüklükte yerleştirdim önce ya neredeyse sayfanın tamamını kapladı. Küçülttüğümde ise sayfanın bir kısmını kapladı. Böyle nasıl görünüyor? Ne düşünüyorsunuz? Umut'cuğum çok çok teşekkür ederim. Onca işin gücün arasında zaman ayırdığın, yüreğinin güzelliğini yansıttığın için. Ellerin dert görmesin.