22 Şubat 2007

Kocaman gülmek, tasasız gülmek

Türkçe dostlarına. Bu site ve sahibesi birer Türkçe dostudurlar. Yakında kampanyamız başlayacak, sevgili Berceste ve Punto Ağabey bu konuda çalışıyorlar. Biz de onlara destek olmaya söz verdik. Başkasına değilse bile, kendimize faydamız dokunur belki bu süreçte diyoruz. Hem sonra bir tane bile deniz yıldızını kurtarırsak ölmekten, amacımıza ulaşmış olmaz mıyız? İşte bugün Hürriyet'te Özdemir İnce imzasıyla yayınlanan bir Türkçe yanlışları yazısı var. Sizi ona yönlendirmekle başlayabilirim işe diyorum. İyi okumalar ve iyi pazarlar.
*
Cuma akşamı eklentisi. Tam bir yıl olmuş Radikal'in sayfalarında görünmeyeli. Zengile dostuma dedim, yazılarınızı özlüyoruz deyince, ben de özlüyorum o sayfaları. Hiç değilse kitap ekine arada bir kitap tanıtım yazısı yazardım. Zevk de alırdım bundan. Sonra bir gün, artık çok fazla yoğunlaşıverince yazı gündemi, o heyecanı yakalayamadığımı farkettim. Üzerine bir de, "çırpınıp duruyorum tanıtayım, yardımcı olayım diye sonra yaşadıklarıma bak, değer mi?" düşüncesi çörekleniverince yüreğe (düşünce yüreğe çöreklenir mi diyeceksiniz, sizin hiç başınıza gelmedi mi? İyi düşünün.) sesim soluğum kesilivermiş. Bugün Radikal Kitap'ta görüverince yazımı, pek duygulandım. Gerçekten. Sağolasın Burcu. Sen aramasan, kendimi toparlayıp yazacağım yoktu. Sizin de canınız şöyle şampanyalı falan bir akşam yemeği çekerse, buyrun okuyun. Çekmezse okumayın. Hiç değilse akşamdan kalmazsınız. Hoş benimki de pek akşamdan kalmalık sayılmaz. İnsan rüyasında sarhoş olur mu hiç? Bu haftaki kitap ekinin sayfalarında başka yemekli sürprizler de var, karıştırırsanız karşılaşacaksınız. Hatta karşınıza tanıdık bir isim, Mutfakta Zen bile çıkabilir, şaşırmayın.

40 yorum:

Hülya dedi ki...

Sophie'nin Dünyası geldi hatırıma birden...Orada da bu bahsettiğiniz büyüyüp kocaman oldum derdine düşüp gülememelerin,kaskatı kesilmelerin farklı bir örneklemesi vardı.Hakikaten öyle...
Maya'nın yüzünde ki topacın dönüşünün bıraktığı,keşfetme,ilginç bulma,mutlu olma,hayrete düşme vs...Duygularının bıraktığı o mucizevi anı gördüm...Çok sevindim..Keşke biz de etrafa daha bir başka gözle bakabilsek demiyorum çünkü ben bunu yapmaya gayret edenlerdenim...
Bir örnek yakın zamandan:
Şirkette çalıştığım yerin bir yol yanında boylu boyunca duvar haline getirilmiş beton plakalar var.İşe girdiğim günden beri düşünürüm.Biz çimento üretmiyoruz.Seramik işindeyiz ve neden her bir bloğun üzerinde bir ürünümüzü sergilemiyoruz.Hem böylece fabrikaya ilk girişte herkesin yanından geçmek zorunda olduğu duvar birdenbire açık hava sergisine,bir nevi teşhir salonuna dönüşebilir.Sonra tesadüf bu ya;şirket öneri sistemine dayalı bir proje başlattı.Ben de bu fikirle katıldım.Ve genel md.lükce fikrim kabul gördü.Maddi ödül derdim değildi.Asıl ödül,duvarlara yıılardan beri bakan hiçbir elemanın bunu düşünmemiş olması ve ''Aaaa biz neden düşünmedik acaba''demesiydi.Ben koca bir çocuktum.Farklı bakmaya çalışan.Her ne kadar Maya kadar olamasam da:(

mor-cilek dedi ki...

merhaba tijen
o kadar masum, saf ve yalansızlarki...sevildiklerini anlayıp o kadar guzel karsılık veriyorlarki...
bu sevgiyi kullanmasınıda cok iyi biliyorlar:)
hur dikkat etrafı izlemeleri herseyi hemen ogrenme cabaları...
heleki yorgun, kendimizi kotu hissettigimiz biranda bizi gulucukleriyle karsilamalari butun negatif enerjinizi alıp goturuyor:)
maya'ya bol opucukler:)
sevgiler

acemi aşcı dedi ki...

Onların dünyaya bakışları ne kadar yalın ve net değil mi? Kaybettiğimiz huzur sanırım o "net" liği yeniden bulacağımız yerde gizli.
40 yıldan sonra bildiğim tüm doğruları unutup, 3,5 yaşındaki kızım Mimi ile hepsini yeniden keşfetmeye çalışıyorum.
Çok güzel bir yazı olmuş bu Tijen.
Minik Maya ya nice mutlu aylar, yıllar, yaşlar diliyorum.
Sevgiler
İpek

mineflora dedi ki...

Tijen'cim,
Maya kuzusunun maşallahı var yaw..
Allah şansını da böyle güzel etsin onun inşallah..

mor-cilek dedi ki...

sevgili tijen
hele merakla etraflarını izlemiyorlarmı herseyi hemen öğrenip aynı anne ve babası gibi yasamak istemeleri masaya biran evvel oturup herberaber yemek istermis tavırları:))))
hele o guluslerini gordugumuz an insan yorgunluk, moral bozuklugu herseyi unutuyor vucudundaki tum negatif enerji gidiyor...
maya'ya bol opucukler
sevgiler

Margot dedi ki...

Sevgili Makarna Kardeşim,
Maya her geçen gün daha da bir dünya tatlısı oluyor. Bu dünya tatlısından bir tane de bizde var, onu gördüğümüzde dünyayı unutuyoruz. Hoplamaları,zıplamaları, sevinç çığlıkları içimizde bir yerleri gıdıklıyor!
Neşeli Ayaklar filmine ben iki kez gittim, animasyon filmlerini hiç kaçırmam. Daha doğrusu kahkaha fırsatlarını :)
Sana da bol kahkahalı, bol sevgili güzel günler dilerim canım komşum.

Mutfakta Zen dedi ki...

Sevgili Hülya,
Projenin kabul edilmiş olmasına ne kadar sevindim! Harika bir fikir. Küçücük şeyler bile ne kadar önemli değil mi? Yaşam onlarla yaşanılır oluyor bence. Teşekkürler paylaştığın için.
*
Sevgili mor çilek,
Çok haklısın. Onlardan öğreneceğimiz o kadar çok şey var ki!
*
Sevgili İpek,
Aman kıymetini bil bu tatlı öğretmeninin. Bence onlar yetişkinlerden çok daha iyi öğretmenler. Yeter ki biz öğrenmeye hazır olalım.
*
Mine'ciğim,
Tüm yavrularımızın ve hepimizin şansı güzel olsun. En büyük dileğim de doğru ve sevgi dolu insanlarla karşılaşmak. Sağol arkadaşcığım.
*
Sevgili kızkardeş,
Neşeli Ayaklar'ı dublajsız izlemek istiyordum ben. Robin Williams'ın sesiyle. Filmin çekimlerinden sahnelerin gösterildiği bir programda onların seslendirmede nasıl eğlendiğini görmek asıl isteği doğuran şey oldu. Tamamını dublajsız izleyebilirim bir gün umarım.

Ferhanca dedi ki...

Maya'cım anne ve babanla beraber ol hep gülümsemen kahkaların hiç bitmesim canım bebiş.. Maya ile doğum günlerimiz aynı ..23 nisan da doğanlar hiç büyümeyecek derler .. sevgiler... Kemaliye 'nin cevizi çok ünlü diye duymuştum..sevgiler..

kamiş dedi ki...

Arkadaşlar çok haklsınız da bence bu biraz da yaratılış.. Sistem yani. Tabiki karşı değilim, Kesinlikle katılıyorum fakat yaşadıkça maalesef kötü tecrübelerimiz, hayal kırıklıklarımız oluyor ve ruhumuz artık saflığını yitirmeye başlıyor. Yaşam gerçekten de bir bebeğin algıladığı gibi olmuyor. "Zaman" la değişiyor, acı çekmeyi ve bununla başa çıkabilmeyi öğreniyor. Herşeye rağmen içten kahkahları atabilmek için büyümemiz, kabul etmemiz gerekiyor ki buna da olgunlaşmak denir benim gözümde.
Mesela ben şahsen çocukluğuma dönmek istemezdim. Çünkü gerçek o değil. "Gerçek" belki de sahnede dans eden çocuklar gibi olmak değil, onları oturduğun yerden sevgiyle seyredebilmektir. Mutluluğu ifade edebilmek her zaman dans edip coşmak, kahkahlar atmak demek değil, bazen yalnız kalıp düşüncelere dalmak da olabilir. Öğrenmek ve yaşamak için yaşlanmaya ihtiyacımız var.. Sevgiler.

Punto dedi ki...

Maya çok şirin. O gülücükler ne canlar yakacak.
Çocuklar bu dünyanın gerçek kahramanları. Ne kıskançlık, ne hile, ne ikiyüzlülük, ne çıkar kavgası. Sevginizi hissettiğinde sizi karşılıksız seven minik kalpler. Biz ikiz çocuk büyüttük, hay huydan bir şey anlamadık. Şimdi torun büyütüyoruz. İnsan her dakika birlikte olmak istiyor ve insanı hayata bağlıyor.

Mutfakta Zen dedi ki...

Sevgili Ferhan,
O zaman 23 Nisan'da Maya'nın doğumgününü kutlarken seni de anacağız.
*
Sevgili Kamiş,
Eğer toplum ve aile baskısı olmasa, çok daha farklı olurdu davranışlarımız. Daha rahat, daha kendinden emin olurduk. Ben böyle düşünüyorum, gözlemlerim ve tecrübelerim sonucunda. Her şey ayıptır bizde. Her zaman dikkat etmek zorundayızdır. Bir dönem Amerika'da yaşayıp diğer ucu tanımasam, ayıplar cehenneminden (bana öyle geliyor, tabii ki göreceli bir durum) kurtulamaz, kendim olmayı başaramazdım gibi geliyor. Bu yazıyla asıl söylemek istediğim, bebekler kadar 'an'ın içinde yaşayabilmeye, tüm doku ve hücrelerimizle gülebilmeye ne kadar ihtiyacımız olduğunu hatırlatmak biraz da.
*
Sevgili Punto Ağabey,
Bilmiyordum ikiz çocuklarınız olduğunu. Torunlar bambaşka değil mi? Onların tadı başka bir şeyde yok. Dilediğinizce birlikte olabilmeniz dileğiyle...

Aybike dedi ki...

Sevgili Tijen,
Oncelikle Maya cok seker bir cocuk, bahti acik olsun.

Benim de ikiz kizlarim var, 6 yasindalar. Sen ne veririsen, cocugundan da onu aliyorsun. O yuzden cocuk yetistirmek cok buyuk bir sanat. Cok dikkatli olmak lazim, bazen bire bir anneyi ve babayi taklit ediyorlar. Eger endiselerimizi belli edersek onlarda endiseleniyor.

Hepimizin cocuklari, saglikli guzel ortamlarda, mutlu olarak buyusunler.

Sevgiler

Adsız dedi ki...

Merhabalar, tatlı kıza kocaman bir maşallah deyip size dönelim bugün RADİKAL KİTAPda arz-ı endam etmişsiniz ek içinde ekle. İsminizi ve yazınızı o mavi başlıklı gazetede görmeyi özlemiştim bir solukta okudum ama ben hala oradan ayrılış nedenlerini düşünüp kafayı ona yoruyorum. Sizin ogüzel cumartesi yazılarınızdan neden mahrum olduk .ben hala ordayım.ZENGİLE

Mutfakta Zen dedi ki...

Sevgili Zengile dostum,
Yaa sormayın. Radikal Kitap'tan Burcu arayıp bir yazı yazmamı isteyince, ona hayır diyemedim. Aslında ara ara Radikal Kitap'a tanıtım yazıları yazıyordum eskiden, rastlamışsınızdır. Ben de özledim biliyor musunuz Radikal Cumartesi'deki yazıları. Kitap ekine bir proje sundum, çok beğendik fikrini ama böyle bir sayfa için yerimiz yok, sen yine bize kitap tanıtım yazıları gönder ne zaman istersen dediler. Kul olunca boynunuz kıldan ince oluyor. Büyümeyi de şu deli gönül dilemiyor. Yuvarlanıp gidiyoruz işte.

tomurcuk dedi ki...

Yazını okurken çok duygulandım Sevgili Tijen bir yeni anne olarak!Ancak bir anne yüreği böylesine çağlarmış yaşayınca anladım. Kızın çok tatlı! güzel günler görsün yumurcak, hep böyle gülüp geçsin hayata umutla...

Berceste dedi ki...

Eşinden ayrılan bir arkadaşım, kızı ile konuşurken dikkat edermiş negatif birşey söylememeye ama kızgın olduğu bir gün babası alehine cümle kuruvermiş. O zamanlar 3 yaşında olan kızı yüzüne bakmış, bakmış ve şaaap diye koca bir şaplak indirivermiş! O zaman dank etti yaptığım hata diyor arkadaşım! Aramızda ne geçmiş olursa olsun, o onun babası! Bir daha asla o tarz cümleler kurmamış...
Kıssadan hisse, küçük diyoruz, çocuk diyoruz ama onlardan hergün o kadar çok, o kadar güzel ve o kadar anlamlı şeyler öğreniyoruz ki! Keşke insan hiç büyümese, kin, nefret duygularını tadmasa dedirtecek kadar çok!
Maya'yı da çoooook seviyoruz. Maşallah ona, nazar değmesin diyoruz! O tatlı yanaklarından da öpüyoruz.

Mutfakta Zen dedi ki...

Sevgili Tomurcuk,
Maya benim biricik yeğenim ama inşallah dediğin gibi olur, neşeyle, mutlulukla geçer hayatı. Tüm çocuklarımızın hayatı öyle geçsin!
*
Dilek'ciğim,
Ne güzel bir hikaye. Çok doğru. Çocuklar ne kadar küçük olurlarsa olsunlar her şeyi farkediyorlar. Bende de bir sürü benzer hikaye var, onları küçümsemememiz gerektiğini anlatan.

Naile dedi ki...

Sevgili Tijen, uzun süredir mayacığın fotofrafını buralarda göremiyorduk. Maşallah çocuklar hızla büyüyorlar. Sevdikleri ile birlikte nice ayları, nice yılları tamamlar inşallah.

Naile - aintabsofrasi.blogcu.com

Hülya YILMAZ dedi ki...

o ne güzel bir gülüş... sağlıklı ve mutlu yaşasın, yaşamında kahkahalar eksik olmasın.
sevgiler

Mutfakta Zen dedi ki...

Sevgili Naile,
Haklısın, Maya'dan çok bahsedemedim. Ne bileyim, iyi gözler yanında kötü gözler de olabiliyor bu ortamda, uzak tutmakta fayda var galiba çocukları.
*
Sevgili Hülya,
Tüm çocuklar mutlu olsa ah! Onlara hep sevgi ve güvende yaşayabilecekleri bir yaşam sunabilsek.

ÇiLeK dedi ki...

Hiç bir oyuncak ,ilham kaynağım Maya kadar tatlı olamaz.Yakın mı buluşmanız?

Mutfakta Zen dedi ki...

Canım Çilek'ciğim,
Ah keşke yarın kavuşabilsem minişe. Daha çoook var!

aynur bicer dedi ki...

maya gerçekten hayata +1 le başlamış
bazı insanların hayata başlarken artıları eksileri olur onlar karar vermez kader dir belki bunu yapan bir inanışa göre.. ama şu varki çocuk deyince akan sular durur ,hayat baştan kurulur.siz 10 ben 17 aylık bir anneyim ve bende hayatı kuzeyin gözlerinden yeniden keşfediyorum bütün çocuk , bebek yazılarını takip ediyorum , alışkanlıklarımı ona göre taaa o doğmadan değiştirdim ,iyi ve gerçekten kendi olabilmesine fırsat tanıyan bir anne olmak istiyorum , çaba sarfediyorum ...bazen günlük olaylara kaptırıyorum ama ona bakınca silkeleniyorum +1 derken demek istemem sizde duyarlı ve bir insansınız sadece çevreye, olaylara, hayata değil bebeyinizin bakışlarına o bakışların anlamına karşı bir duyarlılık..belki lafı çok uzattım umarım hep o bakışların cannlılığı kalır gözlerinde mayaya sevgiler

Adsız dedi ki...

İçimi ısıtan bir yazı daha. Mayanın gülüşü, ışık saçıyor. NAzar değmesin.

selamlar

ceren

NEW YORK MUHTARI dedi ki...

Tijen'cigim bu ne guzel , ne icten bir gulus. Bayildim Cem'in cektigi resimlere. Insana kendi cocugu guzel gozukur derler ama Maya saniyorum hepimize cok guzel gozukuyor..

Yegenlerime karsi duydugum sevgi beni ilk baslarsa korkutur, kendi cocugum olsa acaba bundan cok mu severim diye sorgulatirdi. Onlarin bir gulusu, bir ses verisi dunyalara bedel degil mi?? Bak Maya'nin resimlerine bakarken kendi yegenlerim aklima geldi, onlarin buyuduklerine tanik olamamak, seslerini her gun duyamamak bazen buraya gelme fikrimi sorgulamama neden oluyor.

Sanirim benim bir TR seyahati yapma vaktim gelmis bile...\
New York'tan selamlar..

Mutfakta Zen dedi ki...

Sevgili Aynur,
Eminim harika bir annesindir. Telaşlanma. Sen sağduyulu olduğunda çocuğuna da en iyi eğitimi verirsin. Maya'cık benim kızım değil biricik yeğenim. Ben de onun bir tanecik halasıyım. Zaten bir de teyzesi var, hepsi bu. Ama teyzesi de ben de onu o kadar çok seviyoruz ki, dayı ve amcanın eksikliğini hissedeceğini zannetmiyorum.
*
Sevgili Ceren,
Aman hiç bir çocuğa nazar değmesin, kötü gözler gelmesin üzerlerine. O kadar çok kötü niyetli insan var ki dünyada. Anlaması zor.
*
Muhtarcığım,
Evet çok özletme kendini, gel artık. Ah bu yeğenler. İnsana her tür çılgınlığı yaptırabilirler sevgileriyle değil mi?

MUTFAK SAYFASI dedi ki...

Sevgili Tijen; dogru Türkce kampanyana cani gönülden katiliyorum.
sevgiler
suna

Mutfakta Zen dedi ki...

Sevgili Suna,
Kampanyanın sadece bir destekçisiyim ben. Asıl teşekkür Berceste ve Punto Ağabey'e... Katılman bizi çok mutlu edecek.

aynur bicer dedi ki...

öyle şefkatli ve duyarlıydiki yazınıız annesi oluğunuzu düşündüm ama duruşunuzu özel buldum dikkatsizliğim için kusura bakmayın lütfen

Punto dedi ki...

Sevgili Tijen; Doğru Türkçe konusundaki duyarlılık insanı umutlandırıyor.Genelkurmayın emri, bazı yazarların yazıları, dün Hürriyet'te çıkan Temiz Türkçe ilanı, günlük dostlarının heyecanı. Dediğin bir deniz yıldızının kurtulması bile bize yetecek.

Mutfakta Zen dedi ki...

Aynur'cuğum,
İnsan bazen annesi olsam bu kadar çok sever miyim diyor yeğeni için? Herhalde bambaşkadır annelik sevgisi, her an yanında, her an sana muhtaç bir bebeğe olan sevgi halanın uzaktan sevgisiyle aynı olabilir mi? Yine de ona sevgim sonsuz. Her şeyin en güzelini sadece onun için değil, tüm bebekler, çocuklar için diliyorum.
*
Sevgili Punto Ağabey,
Çok haklısınız. Hayat zaten siyahlar ve beyazlar bütünü değil mi? Her zaman yaz ve kış, gece ve gündüz, iyi ve kötü, doğru ve yanlış olacaktır. Yeter ki biz doğru ve iyi kalmaya çalışalım. Galiba aslolan bu. Ancak bu şekilde örnek olabiliriz gibi gelir bana hep. Doğruluğuna gittikçe daha fazla inanıyorum.

Sybella dedi ki...

Sevgili Tijen,
Türkçeyi sonradan,ancak doğru kullanmayı öğrenmiş biri olarak kampanyana canı gönülden katılıyorum...Oğluma da doğru kullanmayı öğretmeye çalışıyorum...
Sevgiyle kal..

Mutfakta Zen dedi ki...

Sevgili Sibel,
Bu kampanyanın sahipleri Berceste ve Punto Ağabey, son yazıda da belirttiğim gibi. Onların emeğinin artıları bana yazılsın istemem. Ben sadece destekçisi ve savunucusuyum. Bu kampanya sayesinde hepimiz irili ufaklı pek çok şey öğreneceğiz, inan.

Yeşim'in Mutfağı dedi ki...

Merhaba Tijen, epeydir uzak kaldım bloglardan. Şimdi şöyle bir dolaşırken Maya'cığımın bu güzel fotoğraflarını görünce birşey söylemeden gidemedim, ne kadar da büyümüş maşallah, hep böyle gülsün inşallah :)
Sevgiler,

Mutfakta Zen dedi ki...

Yeşim'ciğim,
Doğru diyorsun sesin çıkmıyordu epeydir, özlemişim seni. Senin minik, tatlı yeğenin de büyüyecek göz açıp kapayana kadar. Hele bir de teyzeciiiim diye boynuna sarıldı mı yandın sen!

Hanife dedi ki...

Maya'cigimi gorunce kocamannn gulumsedim..
Nasil tatli olmus, kocaman hanim olmis desem yeridir:)
Yuzundeki o guzel gulumsemesi hic eksilmesin..

Nurettin dedi ki...

Teşekkurler

Mutfakta Zen dedi ki...

Hanife'ciğim,
Çocukların gülüşleri bir başka oluyor değil mi? Ben de Maya'cığımı bol bol güldürmek için elimden geleni yapacağım, ki onun neşesi bana da bulaşsın. (Ne bencilce!)
*
Nurettin Bey,
Rica ederim.

Isil S. dedi ki...

Maya'cigin yuzu hep gulsun! Defne de gecen haftadan beri 'gercek' guluslere basladi.Bu sabah biz de ayni seyi konusuyorduk Soner'le. Sabahlari uyanip da bizi yaninda bulunca gulumsuyor ve bu gulucukler oyle saf ve sevinc dolu ki...

Mutfakta Zen dedi ki...

Işıl'cığım,
Defne'yi çok merak ediyorum. Ne güzel kokuyordur, ne tatlıdır şimdi! Annem Maya büyürken, çok tatlı bundan daha tatlı olamaz diyordu hep ama gittikçe tatlanıyorlar bunlar. Ah nasıl özledim bebeğimi.