20 Ağustos 2009

Tarhana yapımı: 4. gün

Dün akşam yoğurduğum tarhanadan iki kaşık alıp (Funda'cığım artık pişirmeye başlayabilirsin demişti) koydum tencereye. Sulandırıp çırpma teliyle çırptım. Tencereyi ocağa koyduğum, aklımda Aşık Veysel, "uzun ince bir yoldayım, gidiyorum gündüz gece, bilmiyorum ne haldayım, gidiyorum gündüz gece, gündüz gece..." Bir yandan karıştırıp bir yandan söylüyorum. İçimden geliyor. Nereden çıktı şimdi bu? Önce anlam veremiyorum. Sonra gazetede okuduğum haber geliyor aklıma. Nezihe Meriç'i kaybetmişiz. Ruhu şad olsun. Sevdiğim bir öykücüydü. Üzüldüm gitmesine. Sonra dün yürüyüş yaparken rastladığım beyi hatırladım. Beni durdurup konuşmasını. Bu sitede yaşı ilerlemiş öyle çok insan var ki. İnsan ister istemez kendi yaşlılığını düşünüyor. O yaşlara gelebilecek miyiz acaba? 75 yaşı düşünüyorum. Bundan 30 yıl sonrayı. Maya o zaman 33 yaşında olacak. Maya geliyor gözlerimin önüne. Özlem duyuyorum. Uzunmuş gibi geliyor bu süre. Yirmisindeyken 45'i hayal bile edemezdim, oysa zaman ne çabuk geçiyor. Ben bunları düşünürken tarhana pişiverdi. İçine bahçemizin nanesinden koydumdu bolca. Sarımsak rendeledim, deniz tuzu, toz biber, karabiber. Azıcık tereyağı ve dolapta azıcık kalmış sütü. Ne heyecan ama! Hayatımda ilk defa tarhana yapıyorum ve kendi tarhanamı içiyorum. Biraz ekşi geldi. Yoğurdunu mu çok koydum acaba diye düşündüm. Yoksa daha mayalanma süreci bitmediği için mi? Funda'nın annesinin sözleri geldi aklıma, "hava sıcak da olsa tadını alması için 9 günden önce serilmez, şimdi ekşiymiş, tatlanması için 9 gün şart," demiş. Vallahi öyle. Bekletsem mi acaba? O kadar çok bilgi arasında karar veremedim. Yar bana bir tutam kararlılık. Yok yok, yine de güzeldi tarhanamı kaşıklamak. Kendimi tutamadım, ikinci kaseyi de içtim.

16 yorum:

karamel mutfak dedi ki...

ara ara deneyerek tarhananın tatlandını anlarsın hatırlıyorumda ben küçükken annem 21 gün bekletirdi şimdiki metoduyla 10 günde vazoda blie oluyor.emegine salık.hayırlı ramazanlar.

müjde dedi ki...

Allah sağlıkla,afiyetle yemeyi nasip etsin inşallah Tijenciğim.Ellerin kolların dert görmesin.

Hülya dedi ki...

Ellerine sağlık Tijen'ciğim.
Tarhana yapmanı özenerek izliyorum.
İki yıl önce ben de denemiştim, keşke şimdi olsaydı da senin notlarından yararlansaydım.
(Şimdi neden değil dersen bu yıl tarhanam var biraz da tembelliğim var galiba bu aralar)

Geçen hafta "senin eller" deydim.
İlk kez gittim oralara...
Notlarından yararlanmaya çalıştım.
Pazarlarda gözüm seni arandı...

Aklımı da oralarda bırakıp Ankara'ya dönmek zorunda kaldım.

Bu sabah da bir hesap yaptırdım 2017 de emekli olabileceğim :((
Hayallerim biraz daha ertelendi tabii..

Sevgi ile kal..

funda dedi ki...

ben ekmek yaparken aynı saırsızlığı gösteriyorum ama ne zaman gerekli sürede beklesem ekmeğim güzel oluyor..
az daha sabır tijencim az kaldı :)

ASLI dedi ki...

Sevgili Tijenciğim; ev tarhanasını çok severim, ilk yaptığım çorba tarhana çorbasıydı. Ailem tarhana yapar ben yemesini bilirim. =)) Blog yazmaya ara verdim. Elim ermiyor keyfim yok. Hala yazılarını takip ettiklerim var. Sevgiler

neslihan dedi ki...

afiyet olsun Tijenciğim.ellerine sağlık.sevgilerimle...

egeli dedi ki...

ALLAH AĞIZ TADIYLA YEMEYE NASİP ETSİN İNŞALLAH TİJENİM,PEK Bİ GÜZEL OLMUŞ TARHANAN ELİNE SAĞLIK CANIM.
RAMAZANIN MÜBAREK OLSUN!!!

pelince dedi ki...

Tijencim afiyet olsun.. Sen anlatınca bana bile cesaret geliyor :)
Bugün e-5 kenarında bir kadıncağız (yurdum inasanı) çimlerin üzerine iki tane kocaman çarşafın üzerine tarhanayı sermiş kurutuyordu.Önce şaşırdım ,acaba mı dedim ama,trafik o kadar tıkalı ki gördüğüm gerçekti :)

O yüzden karar verdim öyle rastgele her yerden tarhana almamak lazımmış.

Adsız dedi ki...

Biraz konu dışı ama belki denemek istersin Tijencan :) Rahmetli anneannem hazırlardı bizim tarhanaları. Bir defasında henüz hamurken kızartmasını yapmıştı. Hani fırından pişmemiş ekmek hamuru alıp da kızartırız ya -kimi lokma, akıtma vs de der- aynen ondan. Tarhanadaki o biberli, domatesli mayanın verdiği tad bambaşkaydı. Sen de şimdi tarhana demişken ben de bu anımı yazayım istedim.
Afiyetle.
Sevgiler,
Hilal

Meltem dedi ki...

Tijen'cim eline sağlık,afiyet olsun. Ben de tarhana yapmaya karar verdim.Denizli -Babadağ usulü olacak benimki.Burada en hassas konu un seçimi.Paket un önermiyor kimse. Has un dedikleri tarhana ve ekmek yapımında kullanılan bir un kullanılıyor.Yengem yardım edecek bana.Ama şart koydum sen sadece söyleyeceksin ne yapacağımı,her şeyi ben yapacağım diye.
Son yıllarda tarhanayı hamur halindeyken birer pişirimlik poşetlere koyup derin donduruceda saklayanlar olduğunu duydum.Bu da teknolojinin getirdiği bir yöntem.
Sonucu paylaşırım. Sevgiler.

Ünver Bayramlı dedi ki...

Sizi ilk kez Food and Travel dergisinde sizinle yapılan bir ropörtajı okuyunca tanıdım ve merak edip internette arayınca da blogunuzla karşılaştım.

Tarhana konusuna gelince elinize sağlık ve afiyet olsun...

Belgin dedi ki...

Tijenim, eger kabul edersen, benim orada seni bir sürpriz bekliyor:))
Ramazanin mubarek olsun canim:))

Adsız dedi ki...

Vallahi ben de seninle birlikte hüüüürrp diye içtim sanki. Çok güzel anlatmışsın. Ben içine ayrıca maya koymuyorum. Kimisi yaş maya koyuyor. Bence o çok ekşitiyor. Sivas'ta çok ekşi olunca, kaynarken pirinç de atılıyor. Bana kalırsa (mideme rağmen) çok ekşi de olsa sorun değil. Her haliyle başımın tacı ederim.
Eline sağlık, iyi günlerde, sevdiklerinle beraber içmek nasip olsun.
M.Solisti

zencefil dedi ki...

Afiyet şeker olsun. Ne kadar güzel iftara da yetişti. Hayırlı Ramazanlar,

ebruli dedi ki...

İftarda da ne güzel gider.Hayırlı Ramzanlar diliyorum.Ellerine sağlık,çok emek isteyen bir iş..sevgiler.

Icici Gizem dedi ki...

Tarhana haftasi oldu gecen hafta. Sen yazdikca ben pisirmeye kiyamadigim tarhanalari yapip yapip ictim. Annem geliyor getirir simdi yenisini neyseki.