08 Aralık 2008

Et yerine

Benim gibi bayram ruhu taşımayan kaç kişi vardır aranızda merak ediyorum. Hoş zaten bayram ruhu taşımıyorsanız çoktan bu uzun tatili fırsat bilip bir yerlere kaçmışsınızdır. Bu satırları da görmezsiniz muhtemelen. Belki siz de benim gibi başınızı kuma gömenlerdensinizdir Kurban bayramı geldiğinde. Neyse ki eskisi gibi arka bahçelerde kanırta kanırta kesilmiyor hayvancıklar. Onların acılı melemeleriyle uyanmıyoruz bayram sabahına. Yahut o kurtar beni dercesine bağırtılarıyla uyumaya çalışmıyoruz, arife gecesi. Bir yerlerde, biz görmeden hallediliyor o işler. Diğer zamanlar olduğu gibi. Mezbahaları görüp de bir daha et yiyemeyen insanlar tanıyorum. (Neyse ki ben mezbaha görmeden vazgeçtim etten.) Bu bayram bir de diyet eklenince üzerine, hepten uzak düştük bayram tatlılarından, bayram yiyeceklerinden. Annem istedi diye, misafirlerine ikram etsin diye ona sevgili hocam Dr. Silvestri'nin İtalyan usulü peynirli tatlısından yaptım. Ben tadına bile bakmayacağım. Biliyorum nasılsa neye benzediğini. Onun yerine, nohutlu şevketi bostan yiyeceğim, dün pişirdiğim. Buzdolabında bana bakınca güzelim dikenler, çıkarıp ayıkladım, yıkadım, yıkadım, yıkadım ve soğanları zeytinyağında kavurup doğradığım şevketi bostanları ekledim. Sonra da nohutları. Ne güzel bir tadı var bu meretin. İnsan pişmeden tahmin edemiyor. Her seferinde beni şaşırtmayı beceriyor ya, helal olsun ona!

26 yorum:

Fєянαи¢α dedi ki...

Tijnecim, ekşili bir tat mı?
ben de otuculumdur az et yiyen guruba girerim. otu her zaman ete tercih edrim.
neyse ot sevenlere her zaman ot bayramı:))

beste bonnard dedi ki...

evet kesinlikle banada bayram ruhu uğramıyor hele de kurban bayramı.
Uzakta olmanın güzel yanıda bu, ama sanki kutlamam lazım diye mesaj yolluyorum...Christmas ruhu bana daha yakın ağaç süslemelerine bayılıyorum kibritçi kız gibi hayal kurmaya müsaitler hemde soğuk sevimsiz aralık ayını renklendiriyorlar: Tabiki plastik yada bahçedeki ağaçları süsliüyoruz :)

Sonja dedi ki...

Tijen "Benim gibi bayram ruhu taşımayan kaç kişi vardır aranızda merak ediyorum. Hoş zaten bayram ruhu taşımıyorsanız çoktan bu uzun tatili fırsat bilip bir yerlere kaçmışsınızdır" demis.

Tijen`cim, seninle ayni düsünceyi paylasan binlerce insan oldugunu düsünüyorum. Ben de onlardan biriyim. Bugün calistim, haftasonuna kadar da calisacagim. Televizyonda kesinlikle kurban ve kurbanlik haberleri izlemiyorum.
Onlarinda yasamaya haklari oldugunu düsünüyorum.
Dostca Selam ve sevgilerimle...

kübra dedi ki...

Bayramınız mubarek olsun Tijen Abla, sevdiklerinizle beraber, nice mutlu, huzurlu, sağlıklı bayramlar geçirmenizi dilerim.. görüşmek üzere..

Nilambara dedi ki...

Tijen'ciğim, canları değil de canımızdan bağlılıklarımızı, bağımlılıklarımızı, nefsimizi Canan'a kurban edeceğimiz nice bayramlara diyerek kaplıcaya kaçtım ve üzerimdeki tüm negatif enerjileri atmayı, arınmayı planlıyorum ;))
sevgiler, öpüyorum...

elmaşekeri dedi ki...

Kurban Bayramınız kutlu, yüreğiniz umutlu, umutlarınız atlı, sevdanız kanatlı, mutluluğunuz katlı, sofranız tatlı, mekânınız tahtlı, ömrünüz bahtlı, yuvanız bereketli olsun...

Muzi dedi ki...

Benim için de bir şey ifade etmiyor bayram; bize her gün bayram ondan mı acaba : ) Neden bir şey ifade etmediğine gelince; insanların robot gibi programlanıp aile ziyaretleri yapması, bir yıldır arayıp sormadığı dedesini, anneannesini arayıp sorması garip geliyor. Hele bir de o mesajlar, mailler yok mu...kopyala yapıştır postala...sinir oluyorum. İyisi mi kısa keseyim, sevgilerimle...Muzi

Adsız dedi ki...

affiniza siginarak bisey sormak istiyorum ..hayvanlarin caninin kiyilmasini istemiyosunuz e iyi de otlarin cani yok mu..Her ikisi de Yaratan'in yaratilmis'a sundugu bi lutuf..Biseylerin canini yakmadan karin doyurma mantigi acaip sacma..5bu arada kurdugum cumleler bayramla alakali degil sizin vejeteryanliginiza bi soru isaret o kadar)

Düğme Bay'la BinbirçeşniHayat dedi ki...

canımmmm,bende bu zamanda sırf kurban bayramı dolayısıyla hayvan kesılmesını protesto edıp,diğer zamanda çarşaf çarşaf et yemekleri yapıp hatta yayınlayıp yıyenlerı anlayamıyorum:))anlayamayacagımda ve bende onları protesto edıyorum..
ki ben yarı vejeteryanımdır ,et yemem.herkesın fıkrıne saygı gösteriyorum ama bayram ruhunu cocuklarımıza aşılamamız gerektıgını dusunuyorum:)))baska elımızde ne kaldı ki:)))

bu arada coooook hastayım:((((

en ıcten sevgı ve saygılarımla...

Tijen dedi ki...

İsmini vermeyen arkadaşım, herkes düşüncesinde özgür elbet. (Yalnız bir daha bu siteye yorum bırakmak istiyorsanız lütfen adınızı da yazın, isimsiz yorumları yayınlamadığımı bir kez daha hatırlatayım.) Benim et yememek için çeşitli nedenlerim var ama etyemezliği seçmem kurban bayramında hayvanların kesilmesine üzülmem değil. Çocukken de çok üzüldüm, şimdi de üzülüyorum o ayrı ama bu karar tek bir nedene indirilemeyecek kadar karmaşık ve zaman içinde değişimlere uğramış ve uğramaya devam edecek bir karar. Bunu burada anlatmamın imkanlı olduğunu düşünmüyorum. İsterseniz şöyle yapalım, siz lütuf olduğunu düşündüğünüz her şeyi yemeye devam edin, bense seçtiğim besinleri yemeyi sürdüreyim. Böylece kimse kimseyle çatışmaz, ne dersiniz?

Tijen dedi ki...

Saliha'cığım,
Çok çok geçmiş olsun, tez zamanda iyileşesin.
*
Bayramımı kutlayan ve kendi duygularını paylaşan tüm dostlara teşekkürler.

Hayat dedi ki...

Hemen herşeyin içinin boşaltılıp ruhsuzlaştırıldığı bir dünyada yaşamanın faturası olsa gerektir belki de bu...
Kavramların ve ne yazık ki insanların bile neredeyse...
Eski tadı bulabilen kim kaldı ki?
Aile, dostluk,komşuluk ...
Paylaşmak, özveri,vefa...
Sözlük tanımlarındaki anlamlarının ne kadarını barındırıyor içlerinde ya da ne kadarını yaşatabiliyoruz?
Nostalji olarak kalıverdiler belleklerimizde ya da belki bir elma şekeriydiler bitti çubuğu kalıverdi ellerimizde? : )
İnsan olmanın gereğini yerine getirebilsek herbirimiz, güzel örnekler olsak ve güzel örnekler görsek farklı oluverecekmiş gibi pek çok şey...
Her şeyin usulleri ve kuralları var.
Bir cana eziyet çektirmemek de (bu kesim dahi olsa) önemle üzerinde durulmuş olanlarından...
Cehalet ve ehil olmamak görüntüleri değiştiriyor.
Allah helâl kıldı ise bunu kendime yasaklama yanlısı değilim.
Ölçü önemli, her şeyde olduğu gibi diye düşünüyorum.
Sevgiyle... : )

pel!n dedi ki...

Biz etçil bir aile olarak bol miktarda et tüketiyoruz.Bu bize kolestorol ve yağ olarak geri dönüyor malesef.
Sebzeyi çocuklar olduktan sonra daha fazla pişirmeye başladım.
Kuzu eti hiç yemedim mesela,yemeklerde parça et de yemem,babamın yemek alışkanlığı tamamen bana da geçmiş sanırım.

Sevdiklerinle birlikte güzel bir bayram diliyorum..

Sevgiler..

Tijen dedi ki...

Merhaba Hayat,
Elbette herkes sofrasına neyi koyup neyi koymacağı konusunda özgür. Dünya üzerinde çeşitli inançlar var. Müslümanlar ve Museviler domuz eti yemezken Budistler eti tamamen çıkarıyor hayatlarından, Hristiyanların oruçlarıyla Müslümanlarınki farklı. Ayrıca çok çeşitli beslenme şekilleri var, kimi coğrafyalarla sınırlandığından belli yiyecekleri yiyemiyor, kimi maddi imkansızlıklar yüzünden, kimi inançları veya modalar yüzünden. Elimden geldiğince herkesin inancına saygılı olmaya çabalıyorum. Bu yüzden de hiç bir zaman etoburluk-otoburluk üzerine hararetli tartışmalara girmedim, girmem de. Diyorum ya, herkes kendi tercihinde ve inancında özgür. Herkese afiyet olsun!
*
Pelin'ciğim,
Hepimiz kendi bedenlerimizden ve bedenlerimize girmesine izin verdiklerimizden sorumluyuz. Neyi seviyorsanız onu yiyin tabii canım.

YASEMİN ASLIHAN BABALIK dedi ki...

selam bayram ruhu taşımayan arkadaşıma;
ben de aynen senin gibi bayram ruhundan yoksunum ama fazlasıyla bayram ruhuyla dolup taşan bir herifle evliyim:) aile ziyaretleri falan tem tekmil yapılır bizde,bayramlar tatil vesilesi asla olamaz falan gibi....
neyse ki bu bayram oğluş hasta da fazla dolanmadan evin yolunu bulduk.ben de et yiyen biri olduğum halde kurban bayramında asla ağzıma koyamam.annem kasaptan aldım kurban eti değil dese de hiç kaçarı yok yemem...
yine de iyi bayramlar diyeyim sana...

Hayat dedi ki...

Hassas bir insanımdır yapı olarak sevgili Tijen,
Acaba bu cümleyi kurmuş olmakla seni incitir miyim diye düşünmedim değil...
Benim kızım da birkaç yıl önce 8 ay gibi bir süre tümüyle vejeteryan beslenmeyi seçti, düşündüklerimi söyleyip, tercihine saygı duydum.
Araya benden uzakta geçirdiği üniversite yılları da girince beslenmesine yeterli özeni gösteremedi.
Şimdi demir takviyesi gerekiyor.
Bir besin grubunu dışladığımızda, denge kurabilmek ciddî bir beslenme bilgisi ve dikkat gerektiriyor.Bu bilgi ve dikkati gösterebilecek altyapının sende olduğunu düşünüyor ve sağlığını olumsuz etkilemeyeceğine inanıyorum.
Özellikle vurgulamak isterim ki bir insanın düşünce ve inancına, tercihlerine saygısızlık benim karakter yapımla bağdaşmaz.
Yalnızca kendi düşünce ve tercihimi belirtmek istemişimdir.
Yayınlamak ve nazik bir dille cevaplamak da tanıyabildiğim kadarıyla sana yakışan bir davranış olmuş.
Teşekkür ederim.
Sevgiyle... : )

müjde dedi ki...

Sevgili Tijen,
İnan ki yalnız değilsin,düşüncelerine katılıyorum.
Ve bir Aydınlı olarak şevketi bostanı sayfanda görünce resmen mest oldum.İstanbul'da bulunmadığını düşünüyordum ama satılıyormuş demek.Nefis görünüyor.Afiyet olsun

imran dedi ki...

peki tesekkur ederim sadece sebebini merak etmistim tabii ki istediginiz sekilde hayatinizi idame ettirebilirsiniz..yazinizi okuyunca birden heyecanlandigim icin ismimi yazmayi unutmusum..afiyetle kalin..

pervin dedi ki...

hayırlı bayramlar...

SaNeM dedi ki...

Ocak sonu geldigimde bulursam tilkisen de yiyecegim, ebegumeci de ;) Cuma pazarindan alicam, bir de Cingillioglu'ndan denk getirirsem keci peyniri de alicam. Bu bloga gelince eve gidiyorum hep hayalimde. Bir de yer elmasini pisirmedim ben hic, nasil oluyor, havucla mi pisiyorum sadece?
Cok sevgiler buradan.
Sanem.

berrin açılmış dedi ki...

çok güzel görünüyor ellerine sağlık - afiyet olsun

Tijen dedi ki...

Sevgili İmran,
Adınızı bıraktığınız için teşekkürler. Ben bu dünyada hepimiz bir diğerinin kararlarına ve inançlarına saygılı olursak daha barışçıl bir yaşam kurabileceğimize inananlardanım. Biraz önce ne düşündüm biliyor musunuz, Hindistan'da, Hindu bir ailede doğmuş olsaydım kimse etyemezlik tercihimi sorgulamayacaktı. Galiba bulunduğumuz ortamların dışına çıkıp daha geniş bir perspektiften bakabildiğimizde algılarımız da genişliyor, bilmem bana katılır mısınız?

mutlulukmutfaktagizlidir dedi ki...

Evet evet Tijenciğim, sana katılıyorum, bu gidişle ben de et yiyemezlerden olacağım! Ben yemiyorum diye kesilmesi engellenmeyecek elbette ama işte yüreğim dayanmıyor! Bu çağda bu vahşet inanılır gibi değil!
Sana "Femme Noir" sitesini okumanı öneriyorum bu konuyla ilgili olarak.
O kada rgüzel yazmış ki anlatamam. Bir de "parizyen adam'ı oku.Hiç çekinmmeden tepkilerini güzelce ifade etmişler, ellerine yüreklerine sağlık!
Elbette senin de benimcanım arkadaşım. Sen daha ılımlı gidiyorsun, ben de! Benim de yazımı oku tabii ki "Biz dünyayı atalarımızdan miras değil çocuklarımızdan ödünç aldık".
Öptüm!

mutlulukmutfaktagizlidir dedi ki...

Pardon pazen adam'mış canım!

yemek tarifleri dedi ki...

bence süper bir tarif olmuş eLLerinizé sağlık...

etki alanı dedi ki...

Hayatımı nasıl idame edeceğimi sadece ben bilebilirim,değil mi Tijen hanım...
Herkesin hayata bakışına saygı duymayı öğrettiler bize.Çocukluğumdan beri kabul edemediğim,ama ziyaretlere,ve kesilen hayvanların sıcak etlerini dağıtma görevi bana verildiğinden beri,her kurban bayramı omuzumdan başlayıp,tüm boynumu kaplayan acıya benzer bir ağrı başlar,ve tam on gün geçmez.Ve hala o ağrıyla dolaşıyorum.
Kurban bayramını,asla sevemediğim gibi kabul de edemiyorum.Gelen etleri de geri çeviriyorum.İhtiyacı olan bir aileye verilmesini rica ediyorum.Bu benim hayat görüşüm,kim kabul etmiş etmemiş hiç umrumda değil.49 yaşındayım.Zorla kabullendiğim,ailemin yanındayken yemek zorunda kaldığım etlerin,boğazımda nasıl düğüm düğüm olduğunu anlatamamıştım aileme....Benim çocuklarım,benim gibi kurban eti yemezler...Normalde de çok fazla etçil bir aile değiliz.Ama yediğimizde de boğazımıza düğümlenen duyguları kendi aramızda paylaşırız.
Annemin dediği gibi"kasaptaki etin sahibi de hayvan değil mi,o zaman niye yiyoruz"der her zaman,benim fikrimi çürütmek amaçlı.
Bunu anlatacak bir cümle kuramıyorum açıkçası...Sadece empati diyorum.Katliam gibi düşündüğüm bayramda ziyaretim sadece annemedir ve bayramın ikinci günüdür.Evden dışarı çıkmam.Kendimi işe veririm ve yüksek sesli müzik dinlerim....
Kabul edilir veya edilmez,kurban bayramını protesto ediyorum kendimce....
Sevgiler...
Umur Gürsoy,tüm detaylarıyla açıklamış....Biraz kafam karışsa da doğru bulmadığım satırları mantıklı gördüm...Yine de,
Galiba ben dik kafamın doğrultusunda gideceğim...
Ben sadece bir ailenin doyabileceği maddi miktarı vererek devam edeyim bu bayramın kurallarına....
Sevgiyle kalın...
TüTü