12 Eylül 2007

Tavşan yüreği

Fotoğrafı 2005 sonbaharında çektiğime göre, bunlar iki yıl önce işlediğim zeytinler. İri ve güzel tavşan yürekleri. Evet evet, zeytinin cinsi bu. Tavşan yüreği. Antalya'da ucundan kıyısından da olsa zeytin mevsimi açıldı. Ben ki zeytinsiz duramam, adam gibi zeytin bulamadım, evdekini de çoktan bitirdim diye eksik etek kahvaltı yapmaktayım. Beklemek de güzel elbet. Böylece dün kırdığım (tarihini de unutmak mümkün olmayacak, 11 Eylül!) zeytinlerin bir kısmının suyunu günde 2-3 kere değiştirerek çarçabuk tatlanmasını sağlayabilirim düşüncesindeyim. İki hafta içinde taze kırma zeytinlerimi yiyebileceğim. Düşüncesi bile heyecan verici.
*
Geçen hafta gelir gelmez pazara gitmiş, zeytin aranmış, hatta bir kaç satıcıya sormuştum. "Daha zamanı gelmedi" dedi, asık suratlı pazarcım. Hayal kırıklığıyla eve döndüm. Geçen hafta kurmuş olsam, şimdiye bir haftası geçmiş olacaktı. Belki salı pazarında olur diye dün sabah kalkıp pazara yollandım. Salı pazarında bir bölümde sadece zeytinciler olur. O da ne, bu sefer sadece canlı tavuk satıcıları var. Gerisingeriye dönüp tek bir tezgâhta gördüğüm zeytinlerin yanına gittim. Kaça? Kilosu 4 lira. Olur mu öyle şey, geçen yıl 2 liradan aldım. Bu sene zeytin yok hanfendi. Zaten daha zamanı gelmedi. Komşunun tarlasındaymış bu ağaç. Sulandığı için olmuş. Peki 3.5 kg verir misiniz? Neden 3.5 kg? Çünkü 5 litrelik pet şişenin o kadar aldığını düşünüyorum. Aklımda öyle kalmış. Oysa 3 kg alsam yetecekmiş. Ben de ufakları bir tabağa, rengi kararmaya yüz tutmuşları ayrı bir tabağa ayırıp onları birer kavanoza koydum kırdıktan sonra. İşte günde 2-3 kere suyu değiştirilenler onlar. Pet şişedekiler ise günde bir kere değiştirilebilir, hatta 2 günde bir. Pazarın öte tarafına doğru yürürken bir kaç kadının zeytin sattığını, hem de kilosunu 2.5 liraya sattığını görünce dayanabilir miyim? Onlardan da yine 3.5 kg aldım. Bu sefer çizeceğim. Kırma zeytinlerim erken olacağı için telaş etmeme gerek yok. Parti parti alabilirim. Bu ilk parti olacak ve bugün çizilecek. Böylece 12 Eylül tarihli çizme zeytinlerimi Ekim'in ortalarına doğru yiyebileceğim. (Bocuruk'cuğum yorum bırakmış, bir zeytin anısını paylaşmış. Sizin de var mı zeytine dair anılarınız?)
(Yorumlarda yer alan bir yanlış bilgiyi düzeltmek istiyorum. Birincisi, zeytin toplamak için dallarını sırıklarla dövmek zeytin ağacına verdiğimiz en büyük ceza. Dünyada başka yöntemler geliştiriliyor. Bunlardan biri de ağacın gövdesini kavrayan bir mengene ile ağacı silkelemek. Yahut vibrasyonlu bir tırmıkla tarar gibi toplanıyor bir diğerinde. Bu sistemler de şüpheyle karşılanmış ancak pek çok Avrupa ülkesinde zeytin artık böyle toplanıyor. Dolayısıyla toplama maliyetini de düşüyorlar. Zeytinin bir yıl ürün verip 2. yıl ürün vermemesinin en büyük nedeni ona kötü davranıyor olmamız. İyi davranıldığında her yıl ürün veriyor. Belki 2. yıl 1. yıldan daha az ama veriyor. Bu konuda Prof. Yahya Laleli'nin çabalarını takdir ediyorum. Zeytinliklerinin olduğu köylerde yeni yöntemlerle -köylüler başta inanmasa dahi-yok yıllarındaki ürünü gözle görülür bir şekilde artırdığını biliyorum. Bir kaç yıl içinde %20 civarında artırmıştı.)

37 yorum:

bocuruk dedi ki...

5-6 yıl kadar önce, yeni taşındığımız şantiyemizin çevresi zeytin ağaçları ile doluydu. Baktım herkes zeytin topluyor, bir öğle tatilinde de bayanlar olarak çıktık topladık. Ve bu işlerden iyi anlayan bir arkadaşımızdan da nasıl yapılacağının tarifini aldık. Zeytinin cinsi çok güzelmiş sanırım yapıp yiyen tadını unutamadı. Eşim hala söylüyor nasıl da güzeldi diye:) Bu da benim zeytin maceram, tabii seninkini de bekliyoruz.
Sevgilerimle...

nym dedi ki...

Simdi bu fotografi gorunce, yesil zeytin yaptigimiz zamanlar geldi aklima. Biz de Adanada bu mevsimlerde yesil zeytin alir, kalabalikca toplanip, ellerimize eldivenleri gecirir, sohbet ede ede kirmaya baslardik:) Sonra kocaman kavanozlara kurar, her gecen gun de acisi ne zaman gececek diye tadina bakardik.Yenebilcek kivama gelince de nefis salatalar yapip sofraya koyardik:) Bende ozendim simdi....

ekmekcikiz dedi ki...

Bu sene yağış az olduğu, pek çok yerde olmadığı için ürün az olacakmış diye duydum.
Bodrum-Milas civarında çok zayıfmış, mesela.
Üzücü, tabii ki.
Bakalım, kurak mevimin ürününün lezzeti nasıl olacak?
Sevgiler.

bocuruk dedi ki...

Utanarak söylüyorum ki kurmadım bir daha:( Evet belki bu yıl...

Tijen dedi ki...

Bocuruk'cuğum,
Belki de bu yıl yaparsın yine. Ege'de zeytin bulmak İstanbul'a göre çok daha kolay nasılsa.
*
Sevgili Nym,
Belki bu yıl ailenle birlikte yine yaparsın. Ev yapımı zeytinin yeri bambaşka.
*
Ekmekçi kız,
Çok haklısın. Bu yıl kuraklık çok etkiledi verimi. Sadece zeytinde değil ama, hemen her türlü üründe. Bundan sonra daha da kötü yazlara alışmalıyız. Artık eskisi gibi olmayacak sanki hiç bir şey.

Pandora & Venticello dedi ki...

Biz de çiftlikte zeytin toplayıp kırarız her zaman, ben zeytinlerin acımtrak halini çok seviyorum, daha tam olmasını bile beklemeden oturup çerez gibi yerim onları. Bu yıl gerçekten de az zeytinler, bizim ağaçlarımızdakiler de ufacık kaldı susuzluktan, kavruk ve minicik görünüyor olabilenler de.. Bir yıl var yılı, bir yıl yok yılı oluyor zeytinde gerçi, bu yıl bizim çiftlikteki zeytinlerin yok yılı, ama yine de geçtiğimiz yıllara oranla gerçekten de gelişmedi olan zeytinler bile, gözle görülüyor eski yıllardakilerle aralarındaki fark.. Ne kadar önemliymiş,ne kadar kıymetliymiş su.. İnsan bazen elindekilerin değerini bilemez de, yokken anlar ya kıymetini, su da öyle oldu bu yıl bizim için köyde. Çok, ama çok hissettik yokluğunu bu yıl. Yeraltı suyumuz bile bitti Eylül başında.. Köyün suları yaz başından beri her gün kesik, sabah akşam bir iki saat veriliyor, her yer kavruluyor, ürünleri minnacık kalıyor insanların.. Zeytin de aynı dertten muzdarip buralarda..

Selamlar,
Umut

Müge dedi ki...

Sevgili Tijen;
Senin ve diğer arkadaşlarının kuraklık ile ilgili sözlerine katılmakla birlikte, bir küçük ekleme yapmak istedim. (Bir Erdek'li olarak dayanamadım) Zeytin ağaç dallarına vurmak ve zeytinleri yere düşürmek suretiyle tolanan bir meyve olduğu için bir yıl az, bir yıl çok ürün verir. Çünkü ağaçlar toplama sırasında çok yıpranır. Bizim bahçede de bu yıl zeytin yok denecek kadar az, çünkü geçen yıl ürün almıştık asıl. Geçen kışın kırma ve çizikleri çoktan bitti ama sele'lerimiz bayağı var hala, bu kışta onları yiyeceğiz. Ortalama 100 Kg. zeytinden 10 kg. yağ çıkar bizim bahçede, dolayısıyla yağımız da geçen yıldan olacak bu yılda soframızda.Aklıma gelenler bunlar, sevgiler.

loungetime dedi ki...

Annem yapar zeytini, bize de hazır zeytine konmak kalır. Gerçi eskiden annemle beraber çizer ve ya kırardık. Ellerimiz kararırdı. Seni okurken benimde öğrenmem gerektiğini düşündüm, geç bile kalıyorum ama İstanbulda zaten olmamış zeytin bulmak imkansız gibi. İlerde Dikili'ye taşındıktan sonra yaparım artık.
Bu arada tabakta zeytinler ne kadar güzel görünüyor.
Sevgiler
ilkay

serinmavi dedi ki...

Zeytin maceranı okuyunca çocukluğum aklıma geldi.Babaannem ve anneannemlerin Kilis'teki zeytinliklerinden her yıl gelen zeytinleri kırma ve çizme maceralarımız.
Büyükçe bir sofra etrajına evdeki çoluk çocuk herkes toplanır ve büyüklerin kırdığı zeytinleri ayıklardık.
Daha ileriki dönemlerde bizde kırmaya başlardık.Zeytin ve zeytinyağı sevgim o zamanlardan kalma.Yeşil zeytini gün aşırı suyunu değiştirerek tatlandırır sonra tuz ve limon ilave ederdi annem...
Siyah sele zeytini ise çatal gibi sivri bir cisimle tek tek delinen zeytinler bir çuvala konur içine iri kaya tuzu karıştırılır ve üzerine ağırlık konularak acı suyu zamanla akarken tuzu yavaşça içine çekmesi sağlanırdı.
Şimdilerde kırılmış olarak geliyor zeytinlerim ama gerektiğindeh ala aynı yöntemleri uyguluyoruz.

Afiyetle ye zeytinlerini canım.

Burçin'in Denemeleri dedi ki...

Tijen'ciğim,
Evde yapılan kırma yeşil zeytine bayılırım. Limon, zeytinyağı ve tuz karışımı ile birlikte bir kaseyi yerim hiç abartısız. Hazır satılanlarda o lezzeti bulmak ne yazık ki mümkün olmuyor. Bu yüzden her yıl sonbaharı dört gözle bekliyorum. Sonra da zeytinlerin olmasını tabi. Seninkiler erken olacakmış ne güzel Ekim ayında yiyebileceksin.
Sevgiler,

Adsız dedi ki...

merhaba,esas kuraklık 2025 yılında
küresel soğuma ile başlayacaktır.
sizin sevdiğiniz bazı ürünlerin yıllık istatistiğini asagıda bilgi-
lerinize sunuyorum:
TARIM ÜRÜNLERİ KURAKLIK ZARARI:
ürün ton kayıp t. zarar (YTL)
---- ----- ------ -------------
pat. 4.397m. 1.023mil. 255.80l.700-
elm. 2.002m. 467mil. 466.567.550-
dom. 9.855m. 2.502mil. 666.605.320-
zeyt
yağ 243. 35mil. 135.943.410-

Himalayalar erimekte,seller olmakta
ancak 2025 yılı yukarıda belirt-
tiğim gibi küresel soğuma ile daha
da kötü olacaktır.a n o n i m

nino dedi ki...

ben pek zeytin sevmem bundan olacak hic merakta etmedim nasil yapilir :) bide itiraf edim canim bu zeytinleri elma sandim :D yakin plan oldugundan sanirim nasilda canim cekmisti taki yaziyi okuyana kadar :D

one ben bir sey dedi ki...

Sevgili Tijen
Buralarda daha çkmadı zeytin Adana -Mersin hattında... ben daha çok siyah olmuş gibi olanlardan sele zeytini yapmasını seviyorum,ama yeşilinde biraz tatlandıktan sonra üstüne biber serpip yemesi de güzel çok appetizing :)
sevgilerimle
candan

Tijen dedi ki...

Bu da Ali Yıla beyin yorumu. Ne demek istediğini doğrusu ben pek anlayamadım ama:
"merhaba tijen hanım,ben de zeytini
çok severim.bu konuda dün bir anım oldu.11 Eylül 2007 tarihli (dün)
Cumhuriyet Gazetesi'nin;TARIM GIDA
HAYVANCILIK''eki 20.sayfasını oku-
dum.başlık: 'marmarabirlik 30 bin
zeytin üreticisinin ürününü tüm
ülkeye pazarlıyor'. işte benim dünkü anım da bu.sevgiyle,ali yıla"

Adsız dedi ki...

Sayın Tijen hanım,neden anlayamadınız? Zeytin seven herkesin okuması gerekli o eki..
yukarıda Müge (Erdek..)ve diğer
dostlar..anlasılmayan ne varki?
Ali

damak tadı dedi ki...

Tijen'ciğim,
Evde yapılan kırma zeytinlerin tadı bir başka olur bizlerde de..))
Benim büyüklerim zeytini kırıp suya atarlar ve arada o suyu değiştirip zeytinlerin renklerinin hafifçe kararmasını bekleyip sonra tuzlayıp yerlerdi..))Bunun adına Trabzon'da Zagu'da denir.Halen denir, halende zeytin çıkınca yapılır ve afiyetle yenir

Sana ve ailene hayırlı,rızıklı,bereketli bir ramazan diliyorum canım.

Sevgilerin en güzelleri ile kal.

Sonja dedi ki...

Sevgili Tijen,
Hayırlı ve sağlıklı ramazanlar diliyorum.
Tatar Yemekleri sayfami linklerine eklemissin.Tesekkürler.
Ayrica malumun Gürcü Yemekleri sayfasi da var, onuda ekleyebilirsin. Arastirmalarim devam ediyor yeni tariflerimi de yakinda ekleyecegim.
Sevgilerimle Sonja...

Feyhan Sönmez dedi ki...

Merhaba Tijen'cim,

Siteni, doğal hayata olan sevgini hayranlıkla izliyorum. Zeytin yapmayı bilmiyorum ama bilmek isterdim. Sayende öğrenmek istiyorum. Emeklilik günlerimde Çeşme'ye yerleşirsem eğer, ben de kendi zeytini kendim yapmak istiyorum. Sonuna kadar doğal olmak istiyorum. İyi ki varsın. Kocaman sevgiler...

Punto dedi ki...

Benim de küçük bir anım var zeytinlerle ilgili. Askerliğimi yedeksubay olarak İzmir Gaziemir'de yaptım. Zeytinlerin altında eğitim yaptırdım. Epeyi de topladım zeytin. Sabahlara kadar zeytinleri kestim. Kırmak tabiri bu galiba. Sanırım suyunu değiştirmedik. Rizeli ne anlar zeytinden. Hiç bir şeye benzemedi. Yiyemedik. Zeytin denince hala acırım o güzelim zeytinleri heba ettiğimize.

Selen dedi ki...

Tijencim,
Bizim zeytin anımız yok fakat her sene Burhaniye'den zeytinyağımızı ve zeytinyağı sabunumuzu alırız. Zeytinimiz de Edremit/Balıkesir'den gelir. Ne güzel lezzetler bunlar...
Sevgiler

Tijen dedi ki...

Ali bey,
Mutlaka okunması gereken bir yazıdır. En azından ben okuyacağım. Sadece Marmarabirlik'in 30 bin üreticisinin ürününü tüm Türkiye'ye pazarlıyor olmasının anı değerini çözememiştim.

cafe gusto-Serpil dedi ki...

Benim,eşimin ve Gülben annemin en sevdiği yiyecektir zeytin.Hatta Gülben annem"Allah bana zeytin yiyemeyeceğim bir hastalık vermesin"diye dua eder.Doğanın bize sunduğu en kutsal yiyeceklerden biri diye düşünmüşümdürher zaman.Yağıyla gelen mucizesi de apayrı... Tijenciğim sende zeytinlerini güle güle,sağlıkla ye..

Tijen dedi ki...

Sevgili kızlar ve Akın abi,
Teşekkürler paylaştıklarınız için. Zeytinsiz bir hayat herhalde çok eksik olurdu.

Pandora & Venticello dedi ki...

tijen,
biz zaten vura kıra toplamıyoruz zeytinlerimizi, son derece değer veriyoruz ağaçlarımıza, elleriyle topluyor annem babam. yerlere kendiliğinden düşen zeytinler bile tek tek toplanıyor bizde. ama hep öyle bir deyiş vardır, o yüzden söyledim. biz bir kaç yıl önce orman arazilerini kiraladık ve izin alarak zeytin diktik her yere, o ağaçlarımız zaten henüz ufak. ama kendi bahçemizdeki yaşlı zeytin ağaçlarımızın halini görerek yazdım izlenimlerimizi. evet, kuraklık müthiş etkiledi bizim ağaçlarımızı bu yıl. gözle görülecek kadar çok etkiledi maalesef.

Feyhan Sönmez dedi ki...

Sevgili tijen,

Şu zeytin konusunda haklısın, bana biraz ders verir misin?.
Sevgiler...

Tijen dedi ki...

Umut'cuğum,
Eminim sizin zeytinleriniz Türkiye'Nin en şanslılarındandır. Zaten aksini düşünmüyorum ancak zeytinin bir yıl ürün verdiğinde ertesi yıl hiç ürün vermediği inancının doğru olmadığını söylemek istedim. Belki verim azalıyor ancak ikinci yıl da ürün veriyor zeytin. İyi bakılırsa. Bunu söylemek istiyorum. Bu yılın özellikle kurak ve kötü mahsul verecek bir yıl olduğu kesin.

Calimero Mutfakta dedi ki...

Sevgili Tijen,
Ellerine saglik guc de olsa bulabilmissin biraz.. Ne guzel boyle hazriliklar yapmak.. Ben biraz hazirci oldugum icin zaytin anilarim yemekle sınırlı sanirim :( ama eskiden annemle cizdigimizi hatirlarim :)
Sevgilerle..

Nalan Kaplan dedi ki...

Tijen'ciğim bereketi bol sofraların olsun,hayırlı ramazanlar!

Tijen dedi ki...

Sevgili Calimero,
Belki bu yıl bir değişiklik yapar, karşına güzel zeytinler çıkarsa alıp çizersin. O zaman yine leziz ev zeytinleri yiyebilirsin.
*
Teşekkürler Nalan'cığım,
Sana da canım.

fidaneli dedi ki...

tijen cım, öncelıkle hayırlı ramazanlar dılerım sana.. ben hıc evde zeytın kurma gırısımınde bulunmadım:( ayrıca cok zeytıntuketmedığımızden sanırım gerekte duymadım.. senın ellerıne sağlık cnm.

sevgıler
fıdan

ozleminmutfagi dedi ki...

merhabalar...

"HAYIRLI RAMAZANLAR DİLERİM"

özlem

nino dedi ki...

hayirli ramazanlar tijencim bereket eksik olmasin evinizden sevgiler

berfin dedi ki...

tijencim harika görünüyor zeytinlerin bir yeşil zeytin canavarı olarak bayıldım.ben daha 2 gün önce annemdeki son yeşil zeytin şişesini kaptığım gibi evime getirdim.anlayacağın biz hala yeşil zeytin tüketiyoruz..ama nasıl kurulur bilmem..ama çok güzel kırarım:))hele birde yeşil zeytin salatası yapıp başına oturdum mu değmeyin keyfime..sanada afiyet olsun..

Özlem dedi ki...

Sevgili Tijen'cim,

İlk başta zeytinleri elma sandım :) Ne kadar canlı bir yeşili var.
Yazın en çok, özellikle Bodrum'a gittiğimizde, kahvaltıda, sadece 3-4 çeşit zeytin, tabii Bodrum'un kendi has zeytinyağı içinde, kekikli limonlu ve de domates-salatalık yiyoruz. Bundan güzel ne olabilir ki...
Sayfamı eklediğin tekrar çook teşekkür ederim.
Sevgiler...

Neslihan dedi ki...

Sevgili Tijen, zeytinle ilgili özel bir anım yok, ama bu meyveye olan hayranlığım, Adatepe Müzesi'ni gezerken iyice arttı. Gerçekten lezzeti ve şifası ile kutsal sayılabilir bence. Tabi senin gibi taze taze, kendim yapabilseydim belki daha da hayran olurdum, neyse yöntemi öğreniyorum, gelecek yıl inşallah:)
Sevgiler

Tijen dedi ki...

Sevgili Fidan, Özlem, Nino, Berfin, Neslihan,
Paylaştıklarınız için gönülden teşekkürler. İyi dileklerimi yolluyorum sizlere.

zerrin - misss dedi ki...

Sevgili Tijen,

bizim zeytin maceramız ve beceriksizliğim ilk eklediğim yazılardan :))

Şimdi halimizi düşünüp gülüyorum.. :)

http://misss.blogcu.com/1377259/

Bu sırada tavşan yüreği zeytinini ablam anlata anlata bitiremedi geçen sene. İçindeki çekirdeğinin güzelliğini. ben de merak ediyorum. Bizim bahçedeki hiç öyle yürek gibi değil :) Gayet çekirdek .. :)))