05 Temmuz 2010

Mutluluk o kapağın altında değil

Reklamcılar bizim mutluluğumuza takmış durumdalar. Daha doğrusu bize mutluluk satmaya çalışıyorlar! Biri diyor ki "mutluluk bu kapağın altındadır". Boyalı gazoz içtiği için mutlu olan bir insan tanıyor musunuz? Yani köyden kente gelmişsinizdir veya ülkenin ücra bir köşesinde yaşıyorsunuzdur ve çok fakirsinizdir ve biri size bir şişe gazoz vermiştir. Belki o sizi mutlu etmiştir ama bu sizi mutlu bir insan yapmaya yeter mi? Bir başka reklamın sloganı ise "mutluluk iki parmağının arasında". Bisküvi yediğimiz için mutlu olacakmışız! Yani o bisküvi fabrikası ben lisedeyken eve dönüş yolum üzerindeydi ve otobüsle geçerken etrafa yaydığı kokularla açlığımızı anımsatırdı ve çocukken afiyetle yerdik ürünlerini ya bisküvi yediği için açlığını, çaresizliğini, işsizliğini, terkedilmişliğini unutan birini tanıyor musunuz? Bankalar, telefon şirketleri, deterjancılar, hazır gıdacılar... Herkes bizi mutlu etmek için çırpınıp dururken neden gitgide daha mutsuz, daha umutsuz, daha sağlıksız, daha fakir hale geliyoruz dersiniz? Bana kalırsa bahçenizde yetiştirdiğiniz bir kök biber yahut domates veya bir saksı maydanoz, fesleğen... neden bunun reklamı yapılmaz ki? Kimseye para kazandırmaz da ondan! Bugün pazardan bir sürü fide aldım. On gün kadar önce ektiğim mısırlar, soya fasulyeleri, marullar, rokalar boylanmaya başladılar. Turplar, pancarlar, süs kabakları da toprağı delmiş durumda. Deli kızın bohçası gibi bir bahçe bu. Bugün de salatalık, pırasa, süs biberi ve fesleğen eklenecek yüküne. Ve ocakta közlenen patlıcanın kokusu. İşte mutluluk bunlarda, o kapağın altında değil!

25 yorum:

Evren dedi ki...

ben de ne zaman köy evine gitsem, aynı duyguyu yaşıyorum. mutluluk meyva saatin geldiğinde :) gidip dalından yediğin kirazdır ve mesimi henüz gelmedi diye, cevizlere bakıp sabırla beklemektir büyümelerini ve dönüşte yabani semiz otlarını toplayıp, sabah dalından toplanmış mis kokulu domatesle ve az önce bir iki dal kırdığın dere otuyla tazecik bir salata yapmaktır. zeytinyağından sızdırmaktır azıcık...
budur mutluluk! kapağa gerek duymaz benim dünyamda, bir toprak, bir tohum yeterde artar bir de üzerine yağan yağmur olunca.

sevgiler...

daimamutfak dedi ki...

Gerçekten çok haklısın Tijenciğim.Bende aynen sizin gibi düşünüyorum.Ellerine sağlık ne güzel yazmışsın..sevgiler.

Damak Tadı dedi ki...

Çok haklısın Tijen'ciğim..

Miskokulu Lezzetler -Mine- dedi ki...

Aslında kendi mutluluklarından bahsediyorlar her satışla kazandıkları karlar mutlu ediyor. Tabii satacaklar ona sözüm yok ama sağlık için ne kadar yararlı buna sözüm var. Domateslerin görüntüsü hormonsuz olduğunu ne kadar belli ediyor. Emeklerine sağlık Tijenciğim. Sevgiler İzmirden...

ada ve deniz dedi ki...

Ne güzel bir yazı. İnsanlar giderek unutuyorlar bu mutlulukları. Oysa mis gibi bahçe dometesinin kokusu var mı başka yerde...Bugün televizyonda bebek mamalarına maden suyu katılmasıyla ilgili bir haber vardı. Kadının biri kucağında belki yaşına daha girmemiş bir çocuk..Maden suyu değil ama kolayı sevdiğini söyledi bebeğinin. İnanamadım o çocuğa kola verip tattırmışlar. Sever tabiki

deafmute dedi ki...

Şu fotoğraftaki güzelliklere bir bakın, domatesler elde ısırılarak yenmeyi bekliyor, biberlerin çıtır sesleri kulaklarımda :)

Hülya dedi ki...

Közlenmiş patlıcan kokusu...işte mutluluk

birdilimdus dedi ki...

Kesinlikle Tijenciğim mutluluk dalından taze taze kopardığın börülcelerden salata yapmak, domateslerden, soğanlardan söğüş yapmaktır...:)))

Sevgiler,
Evren

Ayşe dedi ki...

aman Allahim- pazarin pembe domatesleri-incecik zar gibi kabuklari, mis kokulu, bicimsiz sekilleri...

meleginmarifetleri dedi ki...

evet pazarda köylü kadınların önünden geçerken o güzel sebzeler meyveler nasıl hoşumuza gidiyor.
Ben tam tersine o gazozu içince yada bisküviyi çikolatayı yiyince mutsuz oluyorum kendi kendime suçluluk hissine kapılıyorum.
Neresi mutlulukmuş bunların bilmem??

Serap dedi ki...

öyle güzel ifade ediyorsunuz ki, domates ve biber resimleri arasında bu güzel yazıyı okumakta mutluluk ...

Ayazma dedi ki...

Kesinlikle katılıyorum sana Tijencim!Mutluluk=tüketim gibi bir bakış açısını sunuyorlar, kabul etmemek elimizde..

Seda Yazıcı dedi ki...

ne güzel söylemişsiniz, ama bize ve yeni nesillerimize empoze edilmek istenen bu üretici olmak değil tüketici olmak ... tamaiyle katılyorum size ,domatesler ve biberler çok lezzetli duruyor:)

beste dedi ki...

ben bu ada bayildim "deli kizin bahcesi" benim bahcede oyle her telden caliyor, ne guzel seyler ekmissiniz afiyetle yiyin, sevgiler

IŞILCA TATLAR dedi ki...

Ah Tijenciğim,
Ben çok mutsuzum. O bisküvilerden, gazlı içeceklerden içemediğim için değil tabii ki. Balkondaki pembelerim olmadığı için.Oysa neler hayal etmiştim. Her sabah bir tane koparıp azıcık sızmayla ne güzel bir kahvaltılık olacaktı. Hele senin bu pembeyi görünce içim cız etti.
Çiçekleri bir göründü ve açamadan kuruyup gittiler. Halen daha sökmedim, belki bir tanecik olsun verirler diye.
Benim mutluluk anlayışım da dalından yenen tazecik sebze meyveler.
Başka bir bahara inşallah.
Sevgiler,

lavantalimon dedi ki...

Pembe domatesi kaç kişi görüyorda mutlu olucak?

NarincE dedi ki...

Onlar daha zengin, biz daha fakir olalım diye. Tek dertleri bu. Mululuk közlenmiş patlıcan kokusunda, mutluluk evlatlarımızın al yanaklarında. Kızım hastaydı dün, mutluluk onun içebildiği iki kaşık çorbadaydı, bu gece düşen ateşinde.

NarincE dedi ki...

Kızım bugün daha iyi, en azındana ateşi yok sağol Tijen.
Aynı sorun bende de var, mail hesabımdan görüyor ama yayımlayamıyorum.
güzel bir gün dileğiyle...

nalan dedi ki...

mutluluk on günler öncesinden plan yaparak kaçtığımız kiraz ağaçlarının altında.
dallarına yere kadar eğmiş o güzelim ağaçlardan tıka basa yediğimiz kirazda.
sabah bahçeye dalarak topladığımız kütür kütür patlıcanı, biberi maşınganın üzerinde közlemekte !

PAPATYA PRENSES dedi ki...

Apartman hayatı öyle çok fazla şey ekip biçmeye imkanım yok ama, saksımdaki nanelerim beni öyle mutlu ediyorlar ki. Sonra papatyalarım, annemin sardunyaları.
.
Yine saksılarımızdaki çıtır biberler ve biberiye.

Ah mis gibi ve mutluluk verici..

kara kitap dedi ki...

pembe domateeeessss :))) mutluluk bence taze fasulyenin yanında yemek için dalından kopardığın domates ve yeşil biberin kokusunda ya da tarhananın yanında yemek için dalından kopardığın patlıcanın damaktaki tadında,bunları bulamadığımız için de mutluluğu bisküvi,gofret ve hazır içeceklerde arıyoruz.hayat karmaşıklaştıkça mutlu olmak da zorlaşıyor,çünkü görmüyoruz birçok şeyi.kendimizi öutlu etmek için yiyoruz bir dünya şekerli gıda,cips,biküvi,çikolata ve bunlar bizi daha da mutsuz ediyor,mutsuz oldukça tekrar yiyoruz.bu bir döngü,tüketim.biz de bu döngü de bir piyonuz.kendime söz veriyorum bazen işlenmiş hiçbir gıdayı yemeyeceğim diye.1-2 ay yemiyorum,kendimi enerjik ve daha mutlu hissediyorum.sonra o parlak görüntüye,damakta bıraktığı o bağımlılık yapıcı tada ve içimden gelen kendime zarar verme dürtüsüne yenik düşüp tekrar sarılıyorum gofretlere bisküvilere.ama yine de söyleyebilirim ki allah beni domatessiz bırakmasın :))

moon dedi ki...

mutluluğu gazozkapağında aradıkları için
mutsuz insan ne kadar çok ....kapaktan umudu kesseler neler var neler mutlu olacak ...
bir fincan kahvenin kokusu mesela illa birşey içmek gerekse :)))))))))))))))

birdutmasali dedi ki...

MUTLULUK MU ::) ?

İşte TAM BU SAYFADA , ŞU RESİMDE :)

HADİYE dedi ki...

Selam Tijen,

Bencede Mutluluk doğada.Saçma sapan reklamlarda değil.
Yakılan ateşin is-duman kokusunda.Közlenen mısır kokusunda.Pişen taze fasulye kokusunda.Uçan kelebekte.Açan çiçekte mutluluk.
Offf ne çok şey var mutlu olabileceğimiz değilmi.

Hayırlı kandiller Tijenciğim.
Sevgiler*

Güneşligünler dedi ki...

Tijen ablacım benim için de mutluluk kesinlikle köyde annemin ve anneannemin bahçesinde dalından taze taze koparıp yediğim meyve ve sebzelerde. Onların keyfi, kokusu ve tadı ve yaşattığı duygular bambaşka. Bu arada balkonumuzdaki biberimiz ilk meyvesini vermiş bulunuyor. Mutluluğumuza diyecek yok... :)