11 Eylül 2010

Yıllar öncesinden bir anı

Asya armudu, Japon armudu, Kore armudu, Tayvan armudu, Çin armudu... Geçen hafta pazarda, hem de Burhaniye pazarında karşıma çıkınca şaşırdım. Bizim pazara gelecek kadar yaygınlaşmıştı demek. Pazarcıya sordum, "şeker armudu diyoruz biz buna," dedi. Hemen bir kilo aldım tabii ve her yiyişimde yıllar öncesinden bir anıyı yeniden yaşadım. Yıl 1992. Japonya'dayım. Hızlı trenle Tokyo'dan Hokkaido adasına gidiyorum. Yan tarafımda iki kardeş oturuyor. Orta yaşı geçkin iki Japon hanım. Biri gırtlakla ilgili bir ameliyat olmuş olmalı. Boğazına dayadığı ufak, hoparlöre benzer bir alet yardımıyla konuşuyor. Metalik bir ses. Sessizce sohbet ediyorlar. Bir süre sonra çantasından kocaman bir armut çıkardı bana yakın oturan. Fotoğraftakinin çok daha irisi. Soydu, dilimledi ve bir dilimini bana uzattı. Gülümsedim ve teşekkür ederek ikramını kabul ettim. Sonrasında sohbet etmek kaçınılmazdı ya bir sorunumuz var. Birbirimizin dilini bilmiyoruz. Elimdeki İngilizce-Japonca gezgin sözlüğü işe yaradı. Oradaki kelime ve cümleleri kullanarak birbirimize bir şeyler söyledik ve az da olsa birbirimizi tanıma şansı bulduk. Biri öğretmendi mesela. Annem de öğretmen demiştim ona. Japonların zerafetini ve yardımseverliğini pek çok kez deneyimlemiştim o sohbet ayrı bir yer edinmişti içimde. O gün bugündür ne zaman görsem Japon armudunu, hep o günü yaşarım.

16 yorum:

deafmute dedi ki...

İlk defa gördüm Japon armudunu, pazarlarda ve marketlerde de dikkatimi çekmemiş demek :)
İyi bayramlar.

zero dedi ki...

Ne hoş bir anı. gülümsetti beni de... derin bir sempati ve merak besliyorum bu kendine has özel kültürün insanlarına dair. edebiyatları ve sinemaları çok hoşuma gidiyor örneğin. bundan sonra armutlarına da göz dikeceğim:) sevgiler...

Adsız dedi ki...

sevilay dinçer
mutlu bayramlar ilk defa gördüm ..size teşekkür borçluyum bu yüzden paylaşımınız için ..yeni tatlara meraklı biri olarak hemen ankara tezgahları taranacak ..sevgiyle

karadenizsofrasi-Balıkesir dedi ki...

Hayırlı bayramlar diliyorum Tijen Hanım,
Bu armuttan sanki daha önceleri görüp yediğimi hatırlıyorum ancak adını sanını bilmiyorduk,şimdilerde bi meraklı olduk,nedir nerden gelmiştir diye geçenlerde pazardan armut alırken ne armudu diye sorduğumuzda ''domuz kaçıran armudu'' diye cevap vermişti satıcı ama resimleyemedim doğrusu.
Birde bizim memlekette var kabak elması diye yeşil fakat üzeri ve sap kısmı kahverengine çalar bir rentte tadı güzel bir elma .Bir dahaki sefere Ünye'ye gidilince resmedilmek üzere beklesin bakalım.
Sevgiler,görüşmek üzere.

ORDAN BURDAN HAYATTAN dedi ki...

Tijencim ne hoş bir anı. Benim oğlum da çok meraklı Japonlara, '' ben Japon olucam'' diye dolanıyordu bir ara elleriyle gözlerini çekik yapa yapa. Kim bilir belki bir Japon kızı bulur ilerde.

rabia dedi ki...

bloğunuz ve tarifleriniz çok güzel.ellerinize sağlık.bayramınızı en içten dileklerimle kutlarım.hoşçakalın.

n. ışıl karagöz dedi ki...

gecen yıl eylul yazılarımda yorumların var neden ugramıyosun artık

beste dedi ki...

ne guzel hikaye, meyvelitepe ekmis galiba bu armutlardan, acaba sadece yerel pazarda mi yoksa bayagi yayginlasti mi? merak iste:)

kara kitap dedi ki...

ben de ilk defa 3 yıl önce yemiştim bu meyveyi.bu yıl pazarda daha çok görmeye başladım.çok tatlı bir meyve,elma gibi yuvarlak,ama tadı armuta benziyor.güzel bir anıymış.yediklerimizi anılarıyla birlikte hatırlamak çok güzel.

Meyvelitepe dedi ki...

Afiyet olsun, bu güzel anının yanısıra bizi de hatırlamanız ne hoş.

Bu yıl bizim ağaçlarda da geçen yıla göre epey meyve vardı, pek çok kişiye tattırdık bu leziz armutu.

Sevgiler...

NarincE dedi ki...

Elmaya benziyor oysa. Anılar koularla, tatlarla eşleşir zaten. Boğazından rahatsız hanım da bana küçüklüğümden yaşlı bir amcayı hatırlattı, öldüğünü duydum yıllar sonra.

NarincE dedi ki...

Bu armutlar rüyama girdiler bu gece. Balkonumauzanan bir vişne ağacı vardı, urudu, kestiler. Dallarını uzatmıştı, bu armutlarla yüklüydü dlları, tadına da baktım, artık ne kadar kafamı meşgul ettiyse:))

Selen dedi ki...

Ay takvimini kullanan Asya'li milletlerin Ekim'de Hasat yada Guz Bayrami olur. Bu armutlar ve mooncake denilen kurabiyeler tipik yemekleri ve ikramlaridir. Herkes birbirine bunlari hediye eder son derece gosterisli ambalajlarda. Kagit fenerlerle suslenir heryer bir geceligine. Simdi tam zamani, o yuzden buralar bu armutlarla dolu son zamanlarda :)

LaMa dedi ki...

yine yuzumde gulumsemeyle okudum satirlarini..
Bir arkadasim taa ramazan'da getirmisti tatmamiz icin... Biri hala duruyor, biri iki gun once mefta oldu! Komposta filan yapsam da icine atsam ,degerlendirsem diyorum...

maria lopez garcia dedi ki...

Kitaplariniz benim icin cokca kacis olmsustur. Bazen yemek yapmaya tesvik bazen uykudan once bir parca gulumseme.. Blogunuzu yeni takip etmeye basladim Burhaniye dediginiz Balikesir/Burhaniye degil degil mi? Memleketimdir, sıklıkla ugrarim. Eger oyleyse nedense cok sevinecegim : )

Tijen dedi ki...

Evet evet, yazları Balıkesir Burhaniye'de oluyorum. Çok teşekkürler güzel yorumun için!