15 Eylül 2010

Doğa sevgisi

Maya'cığımı görmeye gittiğim zamanlarda mutlaka en az bir (bazen iki) kere ziyaret ettiğim bir yer var, Brooklyn Botanik Bahçesi. Yürüyerek gidebildiğim bu muhteşem cennete giriş salı günleri ücretsiz. Cumartesileri de 12'ye kadar ücretsiz girilebiliyor. Ben de genelde salıları seçiyorum ve içeride saatler geçiriyorum. Her mevsim başka güzel. Baharda dafodiller, çiğdemler, nergisler, manolyalar, kiraz çiçekleri, sonbaharda ise inanılmaz bir renk cümbüşü. Kendimden geçiyorum o koca bahçede yürürken. İşte bu fotoğrafı da orada çekmiştim. Gingko biloba yaprakları döküldüğüne göre sonbahar olmalı. Bir yaprağı banklardan birinin üzerine koymuşum belli ki. Üzerine de yerde gördüğüm plastik boncuğu. Şimdi ben bu yazıyı neden yazıyorum? Size güzel bir girişimi tanıtmak istiyorum da ondan. Sevgili blog arkadaşlarım Dilek, Beste, Evren ve Ayçobanı Doğayı Keşfederken adlı bir güzel blogda doğa sevgilerini paylaşıyorlar. Ben de fasulyeden onlara destek oluyorum. Bugün Beste harika bir yazı yayınladı. Sizi de bekliyoruz okumaya, yazmaya, anılarınızı, merakınızı paylaşmaya, doğa sevgisini artırmaya. Hadi gelin. Bugünlerde size daha çok ihtiyacımız var ve gitgide daha da çok ihtiyaç duyacağız. Plastiğe mi, hırsa mı, gözüdönmüş yok etme isteğine mi, betona mı yeniliyoruz bilmiyorum. Belki hepsine ve daha fazlasına. Nefes alacağımız yerler azalmasın, bir nefes de biz verelim evrenin güzelliğine.

17 yorum:

Hülya dedi ki...

Betonlar arasında yaşarken
beton duvarlar her geçen gün artarken nasıl ihtiyacımız var doğaya...

denizero dedi ki...

__Ginko en ilginç yaprağı olan bitkilerden biri .... hem de her dem yeşil olması çok garip, ibreli olmamasına rağmen :)__

Bengü dedi ki...

Emeğinize ve fikrinize sağlık. Yeni bloğunuzundaki, yemyeşil ve içten yazılarının devamını bekliyoruz. Tüketmeye ve hep almaya alışmış biz insanlar, hiç olmazsa biraz olsun duyarlılaşabiliriz siz ve sizin gibi düşünenler sayesinde.

mutfaktaki rüya - Arzu- dedi ki...

Ne güzel yazıyorsunuz doğa dostu olarak sizleri destekliyorum.Düşüncelerimi yazıya dökemiyorum rahatça.Ama deneyeceğim.Sevgilerimle.

mine dedi ki...

çocukken oynadığımız kağıtlardan zannettim ilk önce ne çok şey var doğadan öğreneceğimiz
hemen yeni günlüğe gidiyorum hevesle

kara kitap dedi ki...

okunacak yeni bir site daha yupiii.insanoğlunun en büyük hatası doğaya hükmettiğini sanması.oysa ki o ne isterse onu yapar ve dengesini bozanı yok eder.ah bunu bir anlasak!

Berceste dedi ki...

Fasulye ne demek Tijen'im aaaa, senden ogrenecegimiz cok sey var, o dilinden bal damlayan cumlelerinle...

YAŞAMIN KIYISINDA dedi ki...

"Doğa" dendimi kendimi kaybederim ben Tijen'cim.

En çok sevdiğim şeydir doğa ve de en acıdığım şey.
Yok etmeye, ileriye sadece yıkıntılar bırakmaya and içmiş gibiyiz. Buna bağıra bağıra "dur" diyen bir karacamız var onuda kimse dinlemiyor.
Amansız hastalıkların çoğalması doğanın yok olmasından ileri geliyor bana göre.
Çok güzel ve dinlendirici bir yazı yüreğine sağlık.
Sevgilerimle...

Isil Simsek dedi ki...

Biz de gecen gun Arboretuma gittik.Orada da cokca var gingkolardan.Cok guzeller.
Yeni blog hepimize hayirli olsun.Cok guzel paylasimlar olacagina eminim :)

Serap dedi ki...

Resme bayıldım, yazıya bayıldım, en önemlisi doğa dostları ve doğaya katkılarını bayıldım. Yüreklerinize sağlık. Damlaya damlaya göl olur sözündeki gibi, damlaya damlaya çoğalacak ve çocuklarımıza güzel bir miras bırakma fırsatı yakalayacağız. Sevgiler.

esra dedi ki...

Rica ederim tijen hanım..sizin tarhananızı görmek bile fayda sağladı.. Bloğumdan duyurma işini erkene getirdi:))inş taze tarhanalarım gelir:))seneye aklınızda bulunsun Melikşah:)))kargoya tel açıp çağırınca geliyor..zaten kargoya gitmek için sıkıntıya girmenizi istemezdim...teşekkürler..

nilay dedi ki...

İçinde doğa ve hayvan sevgisi olmayan kişi insan değildir derim hep. Hele de sonbaharda doğanın renklerine bayılırım.
Sevgiler

Betül dedi ki...

Ginko bilobayı sadece yutulabilir tablet olarak görmüştüm şişede. Çok daha güzelmiş.

Zeynep dedi ki...

Tijen,küçükken evimizin karşısında kocaman bir orman ve yemyeşil bir alan vardı,çocukluğumuz orda oynayarak geçti.Biz büyüdükçe orman yavaş yavaş yok oldu;ve şimdi o dönemleri hatırlamak bizim için buruk bir anlam taşıyor.
Sevgilerimle

Yurdanur dedi ki...

Mevsiminden gelen lezzetler kitabınız eşliğinde diyetimi yapıyorum.Sizi burda görmek ne güzel.Geç de olsa keşfettim ya.Çok mutlu oldum şimdi

pelince dedi ki...

Çocukların oyun oynaması için bile kilometrelerce yol gidiyoruz :( Benim oturtuğum semt bundan 20 sene önce ormanlık alandı,ben şimdi piknik yaptığım yerlerin arasında bir betonarmenin içinde oturuyorum...

mintininmutfağı dedi ki...

betonlarla dolu bir yerde yaşlanmak istemiyorum yaaa.doğanın kucağında olmak istiyorum.biliyorum bu bir hayal.yüreğine sağlık sevgili tijen...