06 Mayıs 2010

Dut mevsimi ve iki duyuru

Antalya'da dut mevsiminin açıldığını duyururum. Bu dutlar pazarın kıymetlisiydi dün (bu fotoğraftakiler eski ya aynı cinsti aldıklarım). Pazara giderken tek düşündüğüm şey duttu. Girer girmez de ilk karşıma çıkan avokado ile birlikte dut oldu (haliyle). Pek bir sevindim ama ilk gördüğümü almadım. Ufak bir kapta 2 liraya satılıyordu. Dişimin kovuğuna bile gitmez. Yürüdüm, başka dutlar gördüm ama ondan önce nefis yeni dünyalar görüp aldım. Pek bir sevindirik oluyorum ben güzel meyve görünce. Aynı bölgede yürürken 3 kg'lik yoğurt kabı içinde 5 liraya satıldığını gördüğüm duttan almamazlık edemezdim. Şimdi "ye ye bitmez" dutlarımla haşır neşir olmaktayım.
*
İlk duyurum şu: Sevgili dost Arslan Sayman'ın yeni çocuk kitabı Engin Mavi (diğer adıyla "Özgürlüğüne Düşkün Minik Bir Kayığın Açık Denizdeki Serüvenleri") kitapçı raflarını fethetmeye başladı. Tabii gönülleri de. İlk fethettiği gönüllerden biri benimki. İstanbul'da, Kalamış Koyu'na dökülen sığ bir derenin ağzında yaşarken açık denizlere çıkmak isteyen bu özgürlük meraklısı mavi kayığın öyküsünü sevmeyecek çocuk var mıdır bilmiyorum. Ben çocuk yanımla da, yetişkin yanımla da sevdim!
*
İkinci duyurum İzmirlilere. 9. Organik Ürünler ve Çevre Fuarı bugün başladı. 9 Mayıs 2010 akşamına kadar sürecek olan fuarda pek çok dost var. Kybele ve muhteşem lezzetleri Hol 2, Stand 2100'de. Kuşadası'ndaki arazilerinde organik sertifikalı sebze, meyve yetiştiren, bunları inanılmaz yaratıcı lezzetlere dönüştüren Gürsel Tonbul'un markası Yerlim hem stand, hem de kafe kurmuş. Bir de 2092 nolu standda Dutlar Ekoköyü ekibi varmış, biraz önce haber aldım. Fuarla ilgili her türlü bilgiye şu adresten ulaşabilirsiniz. Lütfen giderseniz benim için de gezin, dostlarıma selam edin:
http://www.ekolojifuari.com/

32 yorum:

Miskokulu Lezzetler -Mine- dedi ki...

Eskiden sokağımızda dut ağacı vardı kara dutları yerdik beyazlara bakmazdık.Onlar yerleri kirletiyorlardı pazarlara hiç gelmezdi. çünkü hep sokaklarda ve evlerde dut ağaçları vardı herkeste duta doymuştu.Şimdi hepsinin yerinde apartmanlar var ve kalan birkaç ağaçtakilerde pazarlarda kıymetli oldu artık. Tijenciğim hafta sonu fırsatım olursa fuara gitmeye çalışacağım. Paylaşımın için teşekkürler. Sevgiler.

Vakit Buldukça - EsEr dedi ki...

Yuppii..
Çok sevindim Ekoloji Fuarının açılmasına..

Tijen dedi ki...

Sevgili Esra ve Mine,
Dilerim fuarı ziyaret eder ve eli kolu dolu dönersiniz!

pinarbk dedi ki...

Ben de geçen akşam bizim mahallenin sokak satıcısından aldım dutları. Antalya'dan geliyor demişti. Demek ki doğru söylemiş:)) Afiyet bal şeker olsun...

çeşnici Handan dedi ki...

Çocukluğumda şimdi Özgürlük Parkının olduğu yer dut ağaçları ile doluydu ve biz dutu ağaçtan koparıp yerdik. Şimdi hiçbiri kalmadı.Dut benim çocukluğumun meyvesidir ve çok severim. Ne yazık ki çok süre tezgahlarda kalıyor ve hemen bitiyor. Bu nedenle de ayrıca kıymetlidir.

Tijen dedi ki...

Pınar'cığım,
Sana da afiyet olsun!
*
Sevgili Handan,
Zaten dut dediğin dalından yenir. Ben de sevmiyorum pazardan dut almayı, kıyıda köşede dut ağacı buldum mu hemen dibinde bitiyorum.

Aybike Ceylan dedi ki...

Ah nasil severim Tijen'cigim.
Umarim bu sene de yakalayabilirim gelince. Burada cok bulamiyorum cunku. Kurusu var ama tazesini bulamiyorum.


Sevgilerimi gonderiyor, guzel bir hafta sonu diliyorum.

deafmute dedi ki...

Tijencim bende bayılırım dut'a.... Bak nasıl istedi canım şimdi..
Mevsiminde dut tüketirseniz ağız yaraları, aftlar,hemoroit ve daha bir süre derdinize şifada bulmuş olursunuz. Tadının yanısıra şifasıda olan meyveler içerisinde.. Bu arada en tabii meyve dut biliyormusunuz, asla ilaçlanmayan tek meyve hatta..
:)
Afiyet şeker olsun.

Hülya dedi ki...

Ben dutu dalından yemeye alışkınım ama nerede tepesine çıkıp yiyebileceğim dut ağacı...

Antalya'da arkadaşlar bizi Lara Pazarı'na götürmüştü dutlar ve yeşillikler gerçekten de nefis görünüyordu...
Sevgiler

b. dedi ki...

Dutlar cok guzel gozukuyor, benim icin de ye lutfen bolca. Buralarda yok hic :(

Adsız dedi ki...

Beste'den:

Kiraz dermis ki "arkamdan dut cikmasa beni yiyenlerin boynunu copume ceviririm" Kiraz idrar sokturucu diye oyle derler herhalde. Tabi simdi zamanlari biraz sasirdim, hakikaten dut kirazdan sonra midir?

Sevgiler,

Aysegul dedi ki...

Daha önce Fransa'da yaşıyordum, şu anda Kanada'da yaşıyorum. İki ülkede de hiç dutla karşılaşmadım. Bu ülkelerde dut ağacı yetişmiyor mu, yetişiyorsa insanlar onun yenebildiğinin ve ne kadar lezzetli ve faydalı bir meyve olduğunun farkında değiller mi diye düşünüp duruyorum. Var mı bu konuda bir bilgisi olan?
Aksi gibi dutu da o kadar severim ki...elimi uzatıp ekrandan alasım geldi :)

Tijen dedi ki...

Sevgili Ayşegül,
Aslında Kuzey Amerika'da dut ağaçları var, ben de bir dönem Boston'da yaşıyordum ve pazarlarda dutla hiç karşılamamıştım ama bir gün sokakta yürürken yerde dut görüp başımı bir kaldırdım ki dut ağacı!

Tijen dedi ki...

Beste,
Aslında dut kirazdan erken çıkıyor gibi ya ben de emin olamadım şimdi.
*
B.,
Senin için de yiyeceğim.

Seda Yazıcı dedi ki...

evet evet bende sabırsızlıkla bekliyorum, annemin bahçesindeki ağacın altına geçip dalından tek tek yiyeceğim,bir olsunlarda ...ayy süper düşüncesi bile çok güzel,benim minişimde bayılır Tijen ablası :)

Lapis lazuli dedi ki...

Babaannem de derdi "dut arkamdan yetismese yiyeni sapima ceviririm" dermis kiraz...

Ben dut ve kiraz agaclarinin tepesinden inmeyen sansli cocuklardanim, dedemin bahcesindeki dutlar butun mahalleye yeterdi yaz boyu, agaclarin altina carsaf gerilir, silkelenirdi dutlar...

Evet o normal mevsimlerde dut kirazdan hemen sonra olgunlasirdi!

ve ben de dalindan baska yerden dut yiyemeyenlerdenim!

Lapis lazuli dedi ki...

Kanada'da ben de hic dut gormedim hatta hamile bir arkadasim burada dut aserince, dut uzerine asagidaki yaziyi yazmistim, simdi aklima geldi de paylasayim dedim dut denmisken, dut askina!:-)

http://lapislazuli-dolunay.blogspot.com/2007/04/dut-agaci.html

Mine Özgür dedi ki...

Tijen'cim ,
Benim de bu kadar güzel resimler çekebilecek duruma gelmem için sence kaç fırın ekmek yemem gerekir yaw?

Tijen dedi ki...

Kanada'da dut yetişiyor ama pazarlara gelmiyor belli ki, Amerika'da olduğu gibi:
http://veg.ca/content/view/284/112/
(Ama dediğine sonuna kadar katılıyorum, dut da kiraz da dalından yenmeli. Aslında tüm meyveler dalından yenmeli, belki sonradan olgunlaşan bir kaç tanesi hariç)
*
Mine'ciğim,
Zaman içinde gelişiyor inan ki. Ben de o kadar iyi bir fotoğrafçı sayılmam, yavaş yavaş ilerliyoruz işte.

pelince dedi ki...

Tijen vallahi geçen hafta yarım kilosu 4 liradan azıcık dut aldım,o da oğlan istedi diye :( kara dut ama görsen kocamandı yine... bugünde kiraz gördüm onunda kilosu 12tl :)) ne komik rakamlar yaaa..

bana uğrarmısın ;)

Mehtap Pasin Gualano dedi ki...

Tijen'cigim, dutun agacini da, yapragini da karasini da beyazini da cok severim...
Yillardir cagla mevsimine denk gelmiyorum, bardak erigini artik gorsem tanimam herhalde, musmula yemeyeli yillar yillar oldu ki, bayildigim bir meyve o da..
Koylu pazarina giderdi babam Edremit'te.. Her meyve mevsiminde yenirdi..Kucucuk kokulu cilekler bir gorunur bi kaybolurdu. Burada aldigim cilekler kendileri bile inanmiyorlar artik cilek olduklarina...
Bizim yazlik evimizin bahcesinde kocaman bir dut agaci vardi. Kimsye de bir zarari yoktu. Agac sevmeyen bir milletiz, ortasindan ikiye ayirmis kimbilir hangi deniz gorgusuzu.. Babam gunlerce hatta aylarca uzulup durmustu kucuk bir fideden yetistirdigi agacin haline...
Mehtap

iffetin günlüğü dedi ki...

Dut çıktı mı ya..Burdakiler yeşildi, daha dün yolda bir ağaçta gördümde..
Fotoğrafı görünce ağzımda dut tadı hissettim.Muhteşemsiniz..

Aysultan... dedi ki...

Dut yenmez mi :))
hele kara duta bayılırım ben ,afiyet olsun ablacım...

Hayatın Ta Kendisi Lokantası dedi ki...

dutların resmini görünce annemin bahçesi geldi birden gözümün önüne. Ağaca çıkıp nasılda yediğimizi hatırladım. Daha yeni gelmişken birden İzmir düştü şimdi burnuma..

sevgiler

Meyvelitepe dedi ki...

Kuzey bölgelerde daha dutların olmasına var gibi, ama kirazların eli kulağında.
Yazılarınızın bir faydası da sebze meyve barometresi gibi olmaları. Sayenizde buaradaki pazarlara Antalya'dan gelenlerin mevsiminde olup olmadığını takip edebiliyoruz.
Sevgiler...Jale

Mutfak Havlusu dedi ki...

birde silkeleyeip yemek var değil mi?
o da nefistir:)
en iyisini yapmışsındır hem beklemeye fazla gelmez o yüzden yemek lazım o güzelleri:)
afiyetler olsun!

GİZEM ŞIVKA PİDECİ dedi ki...

Anniskom bayilir duta, en sevdigi meyvedir. Gorunce aklima geldi

Magia da Inês dedi ki...

♥ Olá, amiga!
Passei para uma visitinha.
Para você... com muito carinho ♥

"Quem tem o abraço mais apertado...
mais carinhoso...♥
e um amor tão grande... tão grande...♥
que apaga qualquer desamor?"♥

Feliz Dia das Mães!!!

♥Ótimo fim de semana!
Beijinhos carinhosos.
Itabira♥♥
Brasil

Baharcicegi dedi ki...

Gecen sene annemlerin bag komsunun bahcesinde dalindan tazecik yemistim
sicacik sevgilerimle

Egeden Tarifler dedi ki...

Tijenciğim, ben İzmir'de yaşıyoum ama hafta sonu İstanbul'daydım gidemedim, bu fuarı kaçırdığım için üzülüyorum. Ben de bugün İzmir'deki çeşitli etkinliklerden bahsetmiştim blogda :)Gidemesem de duyurun için teşekkürler. İzmir'den sevgiler...

Gaye dedi ki...

merhaba, bahsettiin kitaba en kısa zamana bakacağım. Bana Behrengi'nin Küçük Kara Balığını anımsattı konusu. Ege kara balığı çok sevmişti, bu kayığın hikayesini de sevecektir.
bende geçen gün kara dutlardan yedim dalından. pek hoş dalından yemek vallahi..
sevgiler

mintininmutfağı dedi ki...

inanmıyorum bunlar gerçekten enfes bir görünüme sahip.ankarada yaşıyorum ben.buranın pazarında bu kadar taze ve dirisine rastlamak pek mümkün olmuyor.paylaşım için teşekkürler...
http://mintininmutfagi.blogcu.com/