09 Mart 2010

Sana tapıyorum enginar!

Aklı fikri sadece yemekte olan (ki olmadığı söylenemez), yemekle yatıp yemekle kalkan (rüyamda bile yemek görüyorum ben), yemeği herşeyin, her değerin önüne koyan (yok canım o kadar da değil) biri olsaydım neye tapınacağıma karar vermekte pek de zorlanmazdım sanırım. Yok yok zorlanırdım. Her mevsim aklımı çelecek bir şeyler var çünkü şu evrende. Ya da her gittiğim yerde veya her saatinde günün. Ancak bahar geldi mi tüm duyargalarım enginara yönelir. Yani tabii taze sarımsağa da bayılırım, bezelyesiz haftam geçmez, yeşilliklerden yeşillik beğenemem ama varsa yoksa enginardır benim için. Taparım, tapınırım. İbadetim olur enginar. Cüzdanımdaki neredeyse bütün parayı (ya da şöyle diyelim, aslan parçasını) enginara harcarım. Enginarcım vardır pazarda. Her seferinde bütün paramı sana veriyorum diye söylenirim. O da bilir benim huysuzluğumu, en güzellerini seçer enginarların. Yandaki yeşillikçiden limon alırız. O limon tuzlu suya değil sokturmak, yakınından bile geçirttirmem enginarlarımı. Her seferinde aynı konuşma geçer aramızda, sakın ola o sudan koymayasın, sadece limon suyu. Ama kararıyor abla der. Kararsın derim. Eve gider gitmez limonlu suda haşlıyorum zaten, karalığından eser kalmıyor. Bu fotoğraftakiler Gisela'cığımın bahçesinden. Bazen de o güzelim enginarlardan yerim. Ya da benim sevgili sütçümün enginarlarından. Bugün olduğu gibi. Dört ayıklanmış, üç de kabuklu enginar almıştım geçen hafta. Temizlenmiş olanları haşlayıp soslamış, öyle yemiştim. Kabuklulara ise ancak bugün sıra geldi. Limonlu, tuzlu suda kabuklarıyla haşladım. Şimdi sosunu hazırlar, kabukları teker teker ayırıp diplerini sosa banıp afiyetle sıyırırım etli kısımlarını. Taa kalbine gelene kadar. Kalbi en heyecan verici yeridir. Üzerindeki tüyleri ayıklar şöyle güzelce batırırım sosa ve gözlerimi kapatır, yavaş yavaş ısırırım. Bitmesini hiç istemezmişcesine. Bitse de ne farkeder, mevsim enginar mevsimi. Yeniden pazara çıktığımda yeniden alırım. Olsun. Yine de bitmesin ilahi enginar. Yokluğuna dayanamam.
(Sos ve haşlama bilgisi: Kabuklarıyla enginar pişirmek istiyorsanız büyük bir tencereye bolca su koyun, içine 1-1.5 limonun suyunu, kabuklarını, biraz da tuz koyun. Enginarları yıkayıp tencereye koyun. Arada alt üst ederek en az yarım saat pişirin. Pişip pişmediğini anlamak için enginarların yapraklarından birer tane koparın. Eğer yapraklar kolaylıkla kopuyorsa pişmiş demektir. Biraz soğuduktan sonra rahatlıkla yiyebilirsiniz. Sosunu ise salata sosu gibi hazırlayacaksınız. Bir kaseye zeytinyağı, tabii sızma olacak, limon suyu, tuz ve 1-2 diş rendelenmiş sarımsak koyun, iyice çırpın ve enginar yapraklarını bu sosa banıp yiyin.)

40 yorum:

renkler dedi ki...

Çocukken enginar kereviz ve bamya ile beraber yemediğim yemekler arasındaydı. Şimdi nasıl kızıyorum kendime. Kerevizden hoşlanmasam da bamya ve zeytinyağlı enginar en sevdiklerimden... mmm... yapacağım yarına zzeytinyağlısından...

moon dedi ki...

merhaba
tijen hanım
çok haklı bir seçim...2 bahar önce erkek kardeşim ve bende karaciğerde yağlanması vardı.canım anneciğim; mevsiminde 40 tane yemek karaciğeri temizler diye duymuş ve hergün bıkmadan 1 ay boyunca erkek kardeşim ve bana 2 şer enginar haşladı hafif zetinyağı gezdirip afiyetle yedik hergün :))ve harika bir sonuç aldık...
şifa ve lezzet bir arada
sevgiyle

Seda Yazıcı dedi ki...

fotoğrafa bayıldım ,eevet evet bende tüm paramı enginara verenlerdenim :)
sevgiler

Vakit Buldukça - EsEr dedi ki...

Ne güzel de anlatmışsınız benim enginara olan aşkımı:))
Hakikaten nasıl bir ilahi lezzettir enginardaki. Ama yapraklarıyla haşlayıp, kalbine kadar iniyorum yerken demişsiniz yaa. O kısmı ilgimi çekti. Ben yaprakları tek tek ayırıp, kalbindeki tüyleri de temizleyip öyle yapıyordum...

estergonyesil dedi ki...

Enginarlar çıktı ama ben hala alamadım. Pazara çıkmak bir türlü nasip olmadı. Nasıl severim zeytinyağlısını anlatamam bu sene dolaba atmak üzere en az 40 adet lmayı planlıyorum. Olsa da yesek dedirttin pazara daha 5 gün var...

misketlimonu dedi ki...

Ne güzel anlatmışsın Tijen ama ben bir türlü sevemedim bu sebzeyi. Zorla da sevilmiyor ki mübarek.

Efsun dedi ki...

Bende cooook severim enginari, burada ancak zeytinyagin yatirilmis halini alabiliyoruz italyan bakkalindan. Tazeleri ise cok kart, pisirmek mümkün olmadi. En cok özledigim seyler arasinda basi tutanlar enginar ve bamyadir benim icin:) Sevgiler

Oya Kayacan dedi ki...

Çatlayana kadar enginar yeme vakti. Ben de sabah sabah blogda yazdığım enginarlı şeyleri karıştırıyordum. Hele de lollipop usulü yediğimi de yazmışım, yollarda sapından tutup, bir de pornosu ;)

doktor ve anne dedi ki...

Sevgili Tijen Hanım,
Yazılarınızı uzun zamandır çok severek takip ediyorum. Pek çok konuda bana ilham verdiğinizi, yazılarınızı okuduktan sonra şevkle mutfağa koştuğumu itiraf edeyim. Enginar benim için de her zaman bir numaradır. Fakat mecaz da olsa "taparım" demeniz beni hayrete düşürdü. Sizin gibi entellektüel seviyesi yüksek bir hanım efendi bu kadar mı manevi boşlukta diye merak ettim. İnancınız ne oursa olsun. İster müslüman, ister hıristiyan ve hatta ister ataist olun. Ama bütün ilahi dinler ve felsefik öğretiler kainattaki muhteşem düzen ve harikuladelikten asıl olanı bulmayı hedefler. Enginar biz ona tapalım diye değil, ondaki muhteşemliği farkedelim, onu bize sunanı hatırlayalım diye var. Tabi bu benim şahsi görüşüm. Umarım sizi inciltmemişimdir. Saygılar..

Tijen dedi ki...

Adınızı bilmediğim için isminizle hitap edemiyorum Doktor ve anne blogunun sahib(es)i komşum,
İncitmek ne kelime, bilakis beni güldürdünüz. Neden mi güldüm? Sözcüklerimin altındaki değil görünürdeki anlamını görmüşsünüz de ondan. Çok şükür kendimce bir inancım, manevi zenginliğim var. Azdır, çoktur bu tabii ki göreceli ancak bu sitenin okuru olduğunuza göre dille oynamayı sevdiğimi biliyor olmalısınız. Buradaki amacım maneviyatımı ortaya koymaktan çok (ki bu insanla Tanrı arasındadır ve sadece kişiyi ilgilendirir takdir edersiniz ki) enginara olan sevgimi anlatmaktı. Yoksa tabii bir enginarı karşıma alıp ona tapınacak değilim. Ona ancak hayran olabilirim, evrendeki pek çok güzelliğe hayran olduğum gibi... Dilerim derdimi bu açıklamayla daha net anlatabilmişimdir. Teşekkürler yorumunuz için, zaman ayırıp yazmanıza, duygularınızı paylaşmanıza çok sevindim.

nalan dedi ki...

e peki sosu nasıl olacak ?
yazının sonuna kadar geldim bir solukta ama sos nasıl yapılır o yok :(

birdutmasali dedi ki...

:))))))
:))))))))))))
ne enfes bir başlık böyle tijenciğim !
ama çok haklı olan satırlarına tek tek katılıyorum.
öylede bir anlatmışsınki yarım saattir şu resmi dalından koparmaya çalışıyorum :))))))
:)))))))))))
az sonra çerçevede sadece ilahi enginar yazısı görürsen şaşırma !
:))))))))))))))))))))))))
afiyetler olsun...
keyifle cannnnnım.

Adsız dedi ki...

:) evet nalan hanıma katılıyorum enginar en güzel nasıl yapılır? sos nasıl yapılır?
ülkü

Özgür Turan dedi ki...

Ben de dün alırken pek bir söylenmiştim yine btün paramı enginara veriyorum diye. Ama bugün yerken aynı tapınma hissini yaşadım:)

zencefil dedi ki...

bende enginar sevenler kulubündenim. bizim buralarda fiyatı hayli yüksek. arkadaşım izmirden getirtmiş ve dolmasını yapmış. enginar tarifleri arasında tek geçerim dolmasını. yarın büyük bir seramoni ile yapraklarını tek tek ısırarak yemeyi şimdiden hayal ediyorum))

şirin'den esintiler... dedi ki...

Ohhh yarasın:) Walla imrendim. hele hele böyle daha toprağında arzı endam edeni görünce insanın içi fena gidiyor:) Afiyet bal şeker olsun...

lahana dedi ki...

Merhaba, enginarın zeytinyağlı dolmasını o kadar özledim ki anlatamam, size afiyet olsun:)

Mehtap Pasin Gualano dedi ki...

en sevdigim sebzedir.. Italya tam bir enginar cennetidir... Her tabaga eslik eder, her sekilde yenir, cesit cesittir zaten kendisi de...
canim cekti simdi bak...

pastacirapunsel dedi ki...

Offff, offf, Tijen'im, özledim demişsin geldim:) Ama tam gününe denk geldim:)
Sabahtan enginar sapı çorbasını, yanına da zeytinyağlı enginarımı yapmışken, ne mutlu oldum bilesin:)) O tapanlar grubundayım, mevsiminde tazecik....

çeşnici dedi ki...

Tam bir enginar delisi olarak ben de tüm söylediklerinize katılıyorum. Hergün yesem bıkmayacağım tek şey enginardır. Yazınıza teşekkürler.

Meyvelitepe dedi ki...

Ben de enginar "müritlerinden" biri sayılırım. Sizin oralarda taze enginar çıktı mı? Nasıl olur? Bizim burda hala kar yağmur, enginarlar daha baş bile çıkarmadı.

Size afiyet, bal, şeker olsun, darısı başımıza diyelim:)

Mutfak Havlusu dedi ki...

Ne güzel iş?
Sizin diyarda çıkmış enginarlar süzülmüşler alımlı alımlı:)
Bize daha gelmediler ah bir gelseler..

Yazına hiç şaşırmadım desem ?
Çünkü anlıyorum seni hemde fazlasıyla:)

Miskokulu Lezzetler -Mine- dedi ki...

Enginarın her türlüsünü yaparız biz İzmirde üstelik Giritli kökenliyseniz o kadar çeşidi vardırki.Hele bakla pişirirken koyduğumuz enginarlar bakla ile nefis olur. Dolması bir başka güzel . Yaprak sarması kabak dolması ile birlikte...Enginar hakkında neler yazılmazki Tijen Hanım.İzmirden Sevgiler.

Selhan dedi ki...

Ailecek en sevdigimiz sebzelerdendir... Kibris'ta da cesit cesit olur, siyak enginar, kucuk, dolmalik vs... En guzel mezelerdendir ayrica cig olarak... Yarin sabah markete ugrayip almak gerek simdi...

Sevgiler,
Selhan

Mine Yenerkol dedi ki...

Afiyetle, bal seker olsun.
Ben de karartmadan pisirmeyi bir becersem evde de yapicam ya... Guzel zeytinyagli enginar yapan bir yer biliyorum, oglen menusunde umarim vardir... Sevgiyle

Cafe Aroma dedi ki...

İnanamıyorum kendime de size de. Hamileyim, müthiş midem bulanıyor, canım hiç bir yiyeceği istemiyor, siz canımı enginar istettiniz. :)

pelince dedi ki...

Tijen malesef hiç tadına bile bakmadığım bir sebze kendisi...bu anlatımdan sonra ilk kez denemek istiyorum ... umarım becerebilirim ...

Mimosa Café+Design dedi ki...

ben de çok severim enginarı ve hatta anlattığın gibi haşlayıp yaprakları dip sosa bandırıp bandırıp yemeye bayılırım. fakat enginar kalbini pazarcılara sorduğumda biraz neden bahsettiğimi anlamaz gözlerle bakıyorlar. şimdi bu konservesi de satılan, pizzaya falan konulan enginar kalbi o tüylü kısmın ortasından mı çıkıyor Tijencim? eğer öyleyse biz o tüyleri hep atıyoruz hiç içine bakmıyoruz çok yazık etmişiz :)

pianthus dedi ki...

Bende bir enginarsever olarak beğenerek okudum:) Burada dondurulmuşu bulunuyor maalesef ama arada Türk marketlere tazeside geliyro. Gerçi İzmir'de aldıklarımızın yerini tutmaz ama olsun. Buradaki bir Türk restaurantta yemiştim geçenlerde. Çanak kısmınının üzerine dereotu,maydanoz, taze soğan, domates, biber ve bol zeytinyağ koymuşlardı ve çok hoşuma gitti.
Ayrıca aşağıdaki simit fotoğrafınızda çok güzel, insanın canını çektiriyor:) Selamlar.

nilay dedi ki...

Sizi okumak bir zevkkk.
Annem minicik minicik enginarlardan dolma yapardı. Ben bulamıyorum o sadece yapraktan oluşan enginarı Bursa'da. Oy annecim ne güzel yapardı.

Ozlemaki dedi ki...

annemle gecen gun enginar ayiklarken, saplarini da pisirilmek uzere soyuyorduk. Saplarin bir kismini limona yatirdim. Bir yandan ayiklarken digerleri bir yandan demlendi. Sonra butun saplari annemden caldim tabi :)
Bence meydanlara enginar heykelleri yapilmali :)

BİRGÜL YILMAZ dedi ki...

Ben bi konuda yardım istiyorum sizden enginarları aldım neredeyse bir hafta oldu dolapta kendi susuyuyla unutmuşum bozulmuşmudur pişirsem bişey olur mu acil yardım

BİRGÜL YILMAZ dedi ki...

Bana yardım edermisiniz acilllll... Enginarları alalı bir hafta oldu kendi suyunda dolapta duruyordu pişirsem bişey olurmu bozulmuşmudur ilk kez enginar yapıcam

Tijen dedi ki...

Birgül hanım,
Kendi suyunda dediğiniz pazar veya marketten ayıklanıp limon tuzlu suda bekletilmiş enginar sanırım öyle mi? Bir parça ısırıp tadına bakın, bir gariplik yoksa tadında pişirin ancak bundan sonrası için enginarı satıcının yanındayken ayıklatıp etrafına limon sürdürtüp eve getirir getirmez pişirirseniz enginarın tadı çok daha güzel olur. Ben limon tuzunda bekletilmiş enginar hiç almıyorum, hem sertleştiriyor, hem tadı bozuluyor enginarın. Tadına baktığınızda çok tuzluysa pişirirken az tuz ekleyin. Bir de biraz normal suda bekletirseniz belki limon tuzunun etkisi biraz azalır. Afiyet olsun.

BİRGÜL YILMAZ dedi ki...

Teşekkür ederim :) yaptım bir problem olmadı bundan sonra daha dikkatli olucam

Tijen dedi ki...

Çok sevindim Birgül, afiyetler olsun. Dediğim gibi, bir dahaki sefere bembeyaz olmasa da olur deyip sadece limon suyu sürdürerek ayıklatın. Lezzet farkına siz de şaşıracaksınız. Enginar aslında çok daha lezzetli bir şey ama limon tuzuna yatırılınca anlamını yitiriyor.

Murat dedi ki...

Tijen Hanım, öncelikle güzel yazınız için çok teşekkür ederim. Bugün hayatımda ilk defa bir enginar alıp pişirdim sizin tarifinizle:)mevsimi değil biliyorum Ama enginarın üzerinde morluklar mevcuttu. Pişirip yapraklarını soymaya başladığımda, iç yapraklara kadar parça parça morluklar olduğunu gördüm. Size danışmak istedim. Acaba yememeli miydim:) diğer sorum da yaklaşık 40 dakika haşladım. Normalde 1 enginar için kaç dakika haşlamam gerek ocakta ? Cok teşekkürler şimdiden.

Tijen dedi ki...

Murat bey, afiyet olsun! Nereden buldunuz gerçekten enginarı? Daha Antalya pazarlarında bile görülmedi. Morluk cinsinden olabilir, bazı enginar cinsleri farklı renklerde olabiliyor. Bence o sorun değildir. Tad olarak bir acılık veya normal dışı bir hali yoksa sorun olmaz diye düşündüm ama görmeden bilmek de zor doğrusu. Enginarı kabuklarıyla haşladığınızda olup olmadığını anlamak için dış yapraklardan kopartıyorsunuz. Rahatlıkla kopuyorsa olmuştur. Belli süre vermem doğru olmaz, kaç enginar pişiriyorsunuz, tencerede ne kadar su var falan hepsi önemli. Söylediğim gibi yaparsanız anlarsınız ama piştiğini. İlkbaharda yine alıp yine deneyin bakalım tad farkı olacak mı?

Murat dedi ki...

Tadında herhangi bir farklılık görmedim. Hatta gayet de lezzetliydi:) İzmir'de buldum ben de şok oldum görünce :) ilkbahardaki deneyimimden sonra sizinle paylaşırım farklılıkları. Tekrar cok teşekkürler tarifiniz ve yardımlarınız için.

Tijen dedi ki...

Erkencilerden demek, muhtemelen örtü altında (yani serada) yetiştirilmiştir diyeceğim ama bu sene iklim bir acaip. Yazın her şey 15-20 gün erken olgunlaştı, havalar iyi gittiği için de olabilir. Afiyetler olsun ama, şifa olsun...