08 Aralık 2009

Kahvaltı sen nasıl bir mutluluksun

Yazının sonunda organik çayla ilgili bir gözlemim var, okuyan arkadaşlar zaten görmüştür. Satın aldığım organik çayın (merak edenler için markası Özçay) daha az dem verdiğini söylemiştim. Gerçi bu beni rahatsız etmiyor çünkü zaten çok çok açık içerim çayı. Ayrıca bu çay yumuşacık içimli, bana kalırsa çok da güzel bir çay. Tek sorunu tozluca olması. Daha iri taneli olmasını tercih ederdim doğrusu. Bir çay firmasında çalıştığını söyleyen blog okurlarından Hülya da organik çayın demlendiğinde neden daha açık renkte olduğuna dair bildiklerini yazmış. Konu ilginizi çekti ise lütfen okuyun. Çok teşekkürler Hülya, en azından benim kafamdaki soru işaretlerini giderdi bu. Bir gün gelip sizin oralardaki çay bahçelerini ziyaret etmeyi çok isterim. Ben hiç çay çiçeği görmedim. Güzel kokar mı, neye benzer çok merak ediyorum. Ellemek, koklamak isterim.
*
Rahmetli anneannem, hastalığı başlayıp yatağa mahkum olduğu dönemde hep şöyle derdi, "Sabah olsa da kahvaltı etsek. Ama kızarmış ekmek istiyorum, kaymak var mı? Reçel, bal..." Sonra kaybettik onu. Son zamanlarda annem neredeyse her sabah, "eskiden kahvaltıyı hiç sevmezdim ama artık en sevdiğim öğün," diyor. (Allah uzun ömür versin tabii, ölüme, yaşın ilerlemesine bağlamıyorum bunu.) E tabii kahvaltıyı ben hazırlıyorum da onun için demiyorum. Yani şimdi mesela Aralık ayına gelmişiz, artık seralarda yetişen tatsız tuzsuz şeyler var pazarlarda ama ben ne yapıp edip tarla biberi ve domatesi buluyorum. Güzel peynirler bulunduruyorum evde, zeytini zaten ben kurdum, alıştığım, sevdiğim tat. Avokadomuz da var, hatta bir vazoda nergislerimiz. Ekmeğimi daha dün mayalamışım, organik, karışık unumla (Müzeyyen'ciğim karıştırdı, buğday, çavdar, arpa, soya, mısır unları var içinde), içine de Meltem'ciğimin kendi elleriyle ayıkladığı kişniş tohumundan, Rize'nin fındığından, yine Müzeyyen'den aldığım ayçekirdeğinden koymuşum. Dün Handan'la pazara gitmişiz, o da ne, Diyarbakırlı bir amca (iki gözü de kataraktlıymış, ne güzel gözlerin senin amca dediğimde ah kızım ikisinden de ameliyat oldum dedi) o pütürüklü, turşuluk salatalıklardan getirmiş, o miniminilerden değil ama. Bir tanesini oracıkta kırıp tatmasak inanmayacağız tarla ürünü olduğuna. Bir güzel ki. E rengarenk tabağıma salatalık da eklemişim, çayım bu ara zencefil, tane karabiber, tarçın kabuğu, kakule ve karanfilli (organik çay aldım geçenlerde, diğeri kadar renk vermiyor ya tadı öyle güzel ki. Bu renk meselesi de beni düşündürdü doğrusu, diğerlerinden bunun yarısı kadar koyduğunda iki katı koyulaşıyor demlendiğinde. Bu ne iştir acaba?) Yani uzun lafın kısası, kahvaltı sen ne güzel şeysin. Seni seviyorum!

35 yorum:

Belgin dedi ki...

Afiyet olsun canimin ici:))

kizilciksurubu dedi ki...

Ben de kahvaltiyi severim de hafta arasi sabahlari evde kimse olmayinca yalniz kahvalti etmek pek zevkli olmuyor maalesef:(
O zevkli kahvaltilar ancak hafta sonlari yapilabiliyor bizim evde...
Anneannene Allah'tan rahmet, annene de saglikli uzun ömürler diliyorum.

Efsun dedi ki...

Tijen sabahin köründe evden cikinca anca isyerinde bilgisayarin önünde birseyler atistirmaktan ibaret benim kahvaltim:( Ama haftasonularimiz var Allah'tan ki brunch havasinda 3 saat kahvalti yapip bütün haftanin acisini cikariyoruz:) Yine agzindan bal damlamis, süper anlatmissin. Türkiye'ye gittigim ilk firsatta kitaplarinida edinecegim, keske imzalama imkanin olsaydi:) Sevgiler

karadenizsofrasi-Balıkesir dedi ki...

Selam,
Kahvaltı ne güzel şeydir böyle eni konu hazırlanınca sevdiklerinde yanında olunca değil mi,çalışırken çok çabuk nasıl yediğini bilmeden emekli olduğunda ise rahat rahat ohhhh mis gibi,afiyet olsun sana ve anneciğine.
Antalya'da mısın komşum görüşemedik kısmet.
Sevgiler

pembecikolata dedi ki...

Kesinlikle katılıyorum, en sevdiğim öğün!!!Öğrenci evimizde kızlarla kilo almamak için akşamları fazla yemez sabah olsa da kahvaltı etsek der dururduk:)Şimdi de asla kahvaltı etmeden çıkmıyoruz eşimle, taze portakal, greyfurt suyu bile hazırlıyoruz sabahları,işe geç kalsak bileeeee:):):)benim gibi peynir delisi için ise peynir olmazsa olmaz tabi ...

Delfina ; dedi ki...

Çayın da mı organiği çıktı heyy gidi heyy,siyah boyalı çayları daha ne kadar içeriz biz :( Peynir şahane görülüyor,arkadaki döküm çaydanlık ise tam benlik :)

Annen haklı valla Tijencim,kızı böyle güzel kahvaltılar hazırladıkça kim sevmez,kim değiştirmez eski alışkanlıklarını...

sevgiler

ab-ı hayat dedi ki...

Bence de büyük mutluluk kahvaltı.Hazırlamayı en sevdiğim öğün aynı zamanda.Ben de son zamanlarda neredeyse bütün yiyeceklerimizi ilk elden alabildiğimiz için ne kadar şanslı olduğumu düşünüyorum...


sevgiler...

Hülya dedi ki...

Katılıyorum bence de en güzel öğün kahvaltı...
Ama sevdiklerinle tatlı bir sohbetle... öyle acele acele işe gitmeden önce yapılan kahvaltı değil.

Eya dedi ki...

Varya Tijencigim...agzimin suyu aka aka okudum, ben 3 ögün kahvalti etsem bikmam, hele senin anlattiklarin olursa sofrada...offff,sevgiler

zehra

iffetin günlüğü dedi ki...

kahvaltıyı daha doğrusu uzun kahvaltıları çok seviyorum ama geçenlerde bize has uzun kahvaltıların kilo yaptığını okudum:(
bir de çay konusuna takıldım.araştırmak lazım.selamlar..

HÜLYA dedi ki...

merhabalar tijen hanım;
blogunuzu severek ilgiyle izliyorum.Kitaplarınızda ve blogunuzda paylaştığınız birbirinden güzel bilgiler için çook teşekkürler.

Yazınızın sonunda organik çayın diğer çaylar kadar dem vermeme olayına takılmışsınız ya.. Şimdi bende kendimi bu noktada söz sahibi görüp hemen bir kaç aydınlatıcı bilgi vermek istiyorum. Ben Trabzonda yaşayan ve Özel bir çay fabrikasında ( Uluslararası kalite ödüllü ) 10 yıldır Kalite Yöneticisi olarak görev yapan bir bayanım. Bunun için size gönül rahatlığıyla cevap vermek istedim. Organik çayı nerden aldığınızı merak ettim bu çayı türkiyede yapan 2-3 firma var çünkü ( şimdi bizim firma çıkarsa gülerim :):) heehee ) Normal çay ile Orgaik çay arasındaki fark ilk etapta bahçedeki gübreleme olayından başlıyor. Birinde kompoze gübre kullanılırken sizinde bildiğiniz gibi diğerinde ( organikte ) hayvansal gübre kullanılıyor. Çayın demini etkileyen en önemli faktör çayın ekstrat değeridir ve bu ekstrat değerini de gübrelerde bulunan azot oranı belirliyor. Hayvansal gübrelerde bulunan azot oranı düşük olduğundan çay bitkisi büyürken organik çayın gelişimi ile kompoze gübre kullanılan çayın gelişimi farklılıklar gösteriyor. Doğal olarakta azot oranı yüksek olan kompoze gübre ile yetişmiş çay bitkisinin ekstratı yüksek oluyor. Bu yüzden de normal çaylara nazaran organik çaylarda dem oranı biraz daha düşüklük gösterebiliyor. Bu oran bahçeden bahçeye değiştiği gibi hava şartlarına göre de değişim gösterebiliyor. Yine bu ekstrat oranından kaynaklanan diğer bir olayda demi açık olan çayın içiminin de daha yumuşak olmasıdır. Demi az bile olsa bence en sağlıklısı organik olanıdır. Keşke türkiyede oturmuş bir tarım politikası olsa da organik tarım daha da gelişebilse. Keşkee....

Biraz uzunca bir mesaj oldu ama yazınızın sonundaki acabalara nacizane cevap vermek istedim. Umarım anlayışla karşılarsınız.
Sevgiler

birdutmasali dedi ki...

ay sakın ölmeee ya :(((((((((
ben kahvaltını her gün hazırlarım :))))
tepsiye nergisler dizerim,
içinede bade süzerim :)
kuş sütünü eksik etmem
ben seni çokm severiiimmm :)

canımın teeeee içii :)))))))))))

beste dedi ki...

afiyet olsun caydanlik ve fincani tam size gore zen:)

lavanta dedi ki...

Kahvaltı "öğününlerin KARALI " derler. yakılabilmesi en kolay öğün.
ellerien sağlık afiyetler olsun.
ben de domates, beyaz peynir , kıazramış ekmekli kahvaltıyı çok severim. dedğin gibi domatese ve yaz sebzelerien veda ettiimiz için eksik kahvaltı yapıyoruz.
ama bizler turfanda zamanlarını yaşamış kişiler olarak aramıyalım yaz sebzelerini.

kirazdünyası dedi ki...

kahvaltı gibisi varmı.çalıştığımız için doğru düzgün kahvaltı edemiyoruz.hafta sonu kahvaltıları çok kıymetli o yüzden benim için...

HÜLYA dedi ki...

teşekkürler tijen hanımcım. Dünya gerçekten küçükmüş hele de işin içine internet girince tamamen küçülüvermiş :)Tasadüfe bak Canım ben Özçay'da çalışıyorum o demlediğin hafif hafif içtiğin tadını beğenip tozunu biraz fazla bulduğun ( bu toz iyidir ) çayın tüm kalitesinden sorumluyum. Afiyet şeker olsun .. çayımızı beğenmene çok sevindim. Antalya bayimiz ile yıllardır çalışırız çok beyefendi insanlardır.

Çayın biterse bir tık kadar uzağım sana artık ( kusura bakmazsan sen diye hitap ediyorum) haber vermen yeter adresine bile gelir artık ÖZçayın.... ..

Bundan sonra daha sık uğrayacağım sana... Ne demişler müşteri velinimettir :))

SEVGİLER CANIM

Tijen dedi ki...

Kahvaltı seven herkese bol bol kahvaltılar diliyorum. Kahvaltı keyifleriniz hiç eksilmesin.
*
Karadeniz Sofrası komşum:
Evet Antalya'dayım artık, çok oldu geleli. Görüşemedik bu yaz, seneye kısmetse.
*
NuNu'cuğum,
Ayol ben sana kahvaltılar hazırlayayım sen gel yeter!

Tijen dedi ki...

Sevgili Hülya,
Tabii ki sen diyebilirsin rica ederim. Demek toz iyidir, hiç o gözle bakmamıştım. Merak da ettim nedenini. (Çay gönderme teklifine çok çok teşekkürler. Ben alıyorum buradan, gerçekten kibar bir beyefendiydi, tekrar gidip onu organik çay seçimimle mutlu etmek isterim doğrusu. Üstelik bize uzak da sayılmaz, hiç sorun değil inan.)

Adsız dedi ki...

merhaba...
dün aksam esime tr de nergisler acmismidir diye sormustum...cevabimi aldim...benim de anneannem antalyada muhtesem sofralar hazirlardi, hafif ve lezzetli...köy biberleri ve peynirlerle cok özledim cokk...siz yazmaya devam edin olurmu resimlerle...antalyaya ve size selamlar
www.baharloy.blogcu.com
züleyha

Cafe Aroma dedi ki...

Bir de şu çayınızı nasıl yaptığınızı tarif etmeniz mümkün mü? Ben de tüm o baharatları kullanıyorum ama kakuleyi yeni aldım bunlardan ne kadar katıyorsunuz? Zencefil kök mü bende kök ve toz zencefil var. Şimdiden teşekkür ederim.

Seda Yazıcı dedi ki...

o adar güzel betimledinizki kahvaltı sofrasına ait renkleri ,satırları okurken mükellef bir kahvaltı sofrasında gibi hissediyor insan kendini .
benimde ,minişiminde en sevdiği öğündür kahvaltı...
sevgiler

Tijen dedi ki...

Çayın tarifi şöyle:
Demliğe çayla birlikte 5-6 tane karabiber, 3-4 karanfil, 2-3 tane kakule, bir ufak parça kabuk tarçın ve biraz da taze zencefil koyuyorum (kabuğunu soyup doğrayarak) ve su kaynayınca demliyorum. Hepsi bu. Genelde çayı bekletmeyi sevmem ama bu çay bekleyince aroması çok daha zenginleşiyor, bayılıyorum!

feray dedi ki...

Çok haklısın canım varmı kahvaltı gibisi sana katılıyorum ölürüm kahvaltı yoluna. En sevdiğim öğün ondan sonra hiç birşey yemesemde olur.
Kocaman öpüyorum bitanem.
Sevgiler..

müjde dedi ki...

Tartışmasız günün en sevdiğim öğünü.:))
Hele de doğal lezzetlerle olunca tadına doyum olmaz tabi Tijenciğim.

Gaye dedi ki...

Ne güzel anlatmışsın kahvaltı sevgini.. Bu sevgiyi bende paylaşıyorum seninle Tijen. Birde acele tarafından kahvaltısını yiyip, sofradan kaçan kocam benle otursa kahvaltı keyfini paylaşsa herşey tam olacak ama :)

LEZZETİN ASLI dedi ki...

Benim için de çok büyük mutluluktur kahvaltı.Tek başıma olsam da yine özenle,eksiksiz hazırlarım kahvaltımı.
Yüreğinize sağlık..Sevgiler

egeli dedi ki...

BU KADAR MI GÜZEL ANLATILIR TİJENİM!!! ÜÇ ÖĞÜN KAHVALTI YAPABİLİRİM BIKMADAN USANMADAN İNAN Kİ,AMA BAK BENİMDE İÇİME KURT DÜŞÜRDÜN ŞİMDİ ŞU ÇAY KONUSUNDA....

YAŞAMIN KIYISINDA dedi ki...

Afiyetler olsun Tijen'cim,
Benimde en sevdiğim öğündür kahvaltı, çok eskiden beri. Hele hazırını bulsam tadı daha bir başka gelir ya!
Kendimde hazırlasam severim vesselam. Kışın domates olmamasına üzülürüm, bir de özledim ki.
Öyle güzel de anlatmışsın şu an gecenin 2 si, sabah olsada bir kahvaltı etsek
Sevgiyle tatlı dilinle kal

HÜLYA dedi ki...

Günaydınlarrr :
ufacık bir süprizim var bana uğrayabilirmisin...

ayrıca çaydaki toz oranını sordunya toz oranı çayın kafeini ile ilgili çaydaki kafein : Merkezi sinir sistemini uyarır ,
Ruhsal rahatlık verir,
Kalbi güçlendirir ,
Astımı önler ,
Metabolik nispeti artırır ....

işte böyle canım iyidir toz iyidiirr :):)

Kaymaklı Kadayıf dedi ki...

Kitaplarınızı alır okurdum,sonra tesadüfen blog dünyasında da size denk gelince,Tarkan hayranı liseli kızlar gibi oldum,kitaptan daha bir yakın ya burası daha ulaşılası,zevkle izliyorum sizi.Kahvaltıya gelince,hafta içi atlıyorum ben genelde ama hafta sonu törene dönüştürmeyi seviyorum.Şöyle bol ceviz ve tulum peynirini makinamda yaptığım köy ekmeğinin içine sıkıştırıp sıkıştırıp bastırmak ve o ilk ısırık,daha keyif veren birşey yoktur herhalde.Paylaşımlarınız için teşekkürler.Sevgiler

Gizem de Brx. dedi ki...

Uc ogun kahvalti koysalar onume gikimi cikarmam. mutluluktur aban kahvalti

martı dedi ki...

Kahvaltı en sevdiğim öğün/şölen! :) Sıkılmazsan okursun belki, kahvaltı ve anneanne paraleliği var burada, not edeyim:

http://martiuctu.blogspot.com/2009/08/anneannem-gune-kahvaltsz-baslamann-iyi.html

biselle dedi ki...

Tijencigim,

Karaali cay'i tavsiye ederim. Ben 3 sene once organik urunler fuarinda denk gelmistim O gun bu gundur vazgecilmezimdir.

http://www.karalicay.com/index.asp

Sevgiler,

Gulsah

sesen dedi ki...

Bende kilo almamak adina haftada birkac aksam kahvalti yapalim diyorum.Ogle yemegini is yerinde eksiksiz yiyoruz.Aceba dogru yoldamiyim merakta ediyorum dogrusu..

alis dedi ki...

İlle de çayın organikliğiyle alakalı olmayabilir, İngiltere'den aldığım organik çay gayet koyu oluyor çünkü. Hatta ben çayı koyu sevmeme rağmen bu çayı porselen demliğe koyup bir beze sararak 3 dk. demlemek yetiyor, ocak üstüne koymuyorum.

Kahvaltı için ne kasideler düzülse az, bana göre günün en güzel anları :)