23 Kasım 2009

Yeni haftaya turuncu başlangıç

Bir not: Dünyanın çeşitli yerlerine kartpostal yollayıp sürpriz kartlar almak ister misiniz? Biraz İngilizce istiyor, sistemi anlamak için. Özellikle çocuklar için harika bir etkinlik olduğunu düşünüyorum, hem İngilizcelerini geliştirmeleri hem de postayla olan ilişkilerini kaybetmemeleri, sadece internetin kölesi olmamaları için. İçinde bir çocuk olan, posta kutusunda faturalardan başka şeyler bulmak isteyenler için de çok güzel olduğunu düşünüyorum. İlgileniriz diyenler bana yorumla e-posta adreslerini gönderebilirler mi, onlara bir davetiye yollayacağım. (E-postalarınızı yayınlamam merak etmeyin.)
*
Günler nasıl kayıp akıyor ellerimden. Zamanın mantığını çözemedim. Çözsem içine girip ayarlarıyla oynayacağım. Yavaşlatacağım (gerçi bazen hızlı geçmesini istediğim de oluyor, mesela Maya'nın geleceği zamanlarda günler göz açıp kapayıncaya kadar aksın, kuzuma bir an önce kavuşayım istiyorum) ki yapmam gereken işlerin hepsini yapabileyim. (Ayşen görse şimdi bu yazıyı, "zamanı esnet" der. Dersin değil mi Ayşen'ciğim?) İşte benim blog yazıları da zamanın bu dört nala akışının kurbanı oluveriyor bazen. Neyse ama, bugün için capcanlı bir fotoğrafım var. Dün çektim. Tazecik daha. Kesme tahtasının pisliğine bakmayın, salatamın yeşilliklerini henüz kıymıştım üzerinde. Geçen hafta aldığım ama ekşi diye yenmeyen (ekşi meyvelerle aram yoktur pek) mandalinaların suyunu salataya koyuyorum. Yani kendilerine limon muamelesi yapıyorum. Eh ziyan olmasınlar değil mi? Ama pek turuncuydular kesme tahtasının üzerinde. Onları öyle parıl parıl bakarken görünce fotoğraflamadan edemedim ve öylece (temizlemeden, duruşlarını değiştirmeden) basıverdim deklanşöre. İyi etmişim değil mi? İyice bakın onlara ve şifa olmalarını dileyin. Bazen bakmak da yemek kadar etkili olabilir -diye düşünmekteyim.

20 yorum:

lavanta dedi ki...

Kendini limon sanan mandalinalar boy gösteriyor desene:)

Cafe Aroma dedi ki...

Harika görünüyorlar, ben de ekşilerini sevmem bu yüzden cinsini bilmiyorum ama pofuduk kabuklu olanlarını alırım.

Afiyet olsun

Belgin dedi ki...

Iyi etmissin güzelcim, cok nefis görünüyorlar:))

Eya dedi ki...

Offff Tijencigim.agzimin sulari akti inan, eksi de olsa...bu güzel fotografi payastigin icin tesekkürlersevgiler

zehra

beste dedi ki...

cok hos bir baslangic olmus turuncu turuncu kis gunu isimizi isitti:)

Düşler Mutfağı dedi ki...

Ayy ne güsel görünüyorlar,bende bayılırım ekşi meyvelere:) e bu fotoğrafı da görünce hemen mandalinamı soyup yiyierdim:)

Sevgiyle kal,

Efsun dedi ki...

evet mandalinalar ekside olsalar süper görünüyorlar:)

Adsız dedi ki...

züleyha...
arayi uzatmadan hep böyle yazilar yazip,resimler cekin olurmu...resimleriniz bile masal gibi bana memleketimi hatirlatiyor...tesekkürler
www.baharloy.blogcu.com

minimalist dedi ki...

ben tam bir ekşiciyim...Canım istedi.
Buarada cumartesi Hürriyette size rastladım. Turşucular konusunda. Çok hoşuma gitti..

pelince dedi ki...

Rengi ne kadar güzel,ne iyi yapmışsın fotoğrafını çekmekle...

PAPATYA PRENSES dedi ki...

İyi ki deklanşöre basmış ve bu iç aydınlatıcı görüntüden bizi mahrum etmemişsin Tijen abla:)

Mandalinaya limon muamelesi yapmak çok hoşuma gitti.

Ahh zaman...

deafmute dedi ki...

Foto rengi harika yansıtmış cidden..
Ben genelde kalan mandalinaların suyunu sıkıp kek içinde de kullanıyorum.
Denemelisin..
sevgiler.

nalan dedi ki...

maksat pozitif olmak.
oh şifa olsun bakana da yiyene de :)

feray dedi ki...

Tijencim yenmeyen ekşileri bana gönder, bayıla bayıla yerim.
Öpüldün,, Sevgilerr..

iffetin günlüğü dedi ki...

Çok güzel görünüyorlar.Şifa olsun inşallah.
Ekşi meyveler tansiyonumu düşürdüğünden ben de yiyemem pek.Çocukken nasıl yerdik o ekşi narları,erikleri bilmem.
Bir de Antakya civarında turunç ekşisi yaptıklarını duymuştum.Mandalinayla da olabiliyor demekki..

IŞILCA TATLAR dedi ki...

Tijen'ciğim,
Çok iyi yapmışsın gerçekten de.
Ben de mandalinayı, turuncu,limon yerine kullanırım. Geçenlerde portakallı kereviz pişiriyordum baktım evde portakal kalmamış, hemen iki üç mndalina suyu ekleyiverdim. Portakaldan daha bile güzel olmuştu.
Bir keresinde de reçel yapmak üzere Kuşadasından toplayıp getirdiğim turunçların kabuklarını soyup aldıktan sonra kalan meyvelerinin sularını sıktım buz kalıplarına koyup dondurdum. Gerektikçe salataların üzerine limon yerine birer ikişer küp koyarak değerlendirdim. Hiçbir şeyi, özellikle de yiyecekleri ziyan etmek, atmak yok bizim ailede.
Çok çok sevgiler güzel arkadaşım.

mutlulukmutfaktagizlidir dedi ki...

Canım Tijenim benim, merhaba!
Yine uzunca bir süredir hiç te istemeyerek bloguna uğramayı ihmal etmiş durumdayım
Fotoğrafına bayıldım her zamanki gibi! Sen, bir sanatçısın canım! Yüreğine sağlık!En sevdiğim renklerden biridir turuncu, nasıl içi açıyor, neşelendiriyor insanı, değil mi? Pozitif etki!

Senin arkadaşın, sözleşmeli olarak ataması çıktığı için şimdi İpsala'da görev yapıyor! Orayı çok sevdi, İstanbul, gözünden düştü!
Yaşam boyu burada kalabilirmişim gibi geliyor!
Uzunca bir süreden sonra "oh beee, hayat güzelmiş" diyebiliyorum.
Annemle, evcilik oynar gibi misafircilik oynuyoruz! On beş yirmi günde bir İstanbul'a geliyorum mutlaka! Sana bir uğradım, hayatımı anlattım, değil mi? ;)))
Artık daha sık uğrarım!
Sımsıcacık sevgiler!

annemin yemekleri dedi ki...

Turunçgiller yaşamımızın vazgeçilmezleridir.Sevgilerrrrr.

Kaymaklı Kadayıf dedi ki...

o ne güzel renk öyle,ankara da yok böylesi:(

nilay dedi ki...

Ben de her yere , hele de kereviz yemeğine , salatalara her yere katıyorum. Tabii akşamlarıda bir kase yiyiyorum. Bitmesine çok da kalmadı ne yazık ki :((