12 Kasım 2009

Ekmek yoğuran eller

Bu fotoğrafı geçen yıl (yok yok evvelki yıl) Cenova'da çekmiştim. Güzel bir hal binası vardı, içinde her tür yiyeceğin satıldığı. Binanın koridor gibi bir yerinde gördüm bu ahşap kabartma resmi. İnce bir sızı oturdu içime ona bakarken. Dünyanın bütün emekçi kadınlarını anımsadım. Bıkmadan, usanmadan, of demeden ekmek yoğuran, tarla süren, inek sağan, peynir mayalayan, çocuk doğuran, bakıp büyüten ve acıların en büyüğü hep kendisine reva görülen kadınları. İçe ata ata kalbi de, ruhu da derisi gibi buruşur kadının. Gözlerinin feri söner, yaşama sevincini yitirir ve belki de zamanından önce ölür gider. Geriye kala kala anılar kalır. Soba üzerinde kızartılmış ana ekmeği, anamın tarhana çorbası, ah anacığım bayramlarda ne güzel baklavalar açardı... Böyle cümlecikler, içine özlem katılmış. Ne diyecektim nereye geldim. Oysa benim amacım sadece son yaptığım ekmeğin içindeki kişnişin ne kadar yakıştığını söylemekti. Meltem arkadaşım bahçesinde yetiştirdiği kişniş tohumlarından getirmişti evvelki hafta. Ben de son ekmeğimi yoğururken içine kişniş ve fındık koymuştum. İncecik dilimleyip kızarttığımda verdiği koku kişnişin, yüreğimi ferahlatıyor. Fındık ise pek işveli, her daim. Ufacık bir ayrıntı hayattan. Sadece bir anlık karar ve yoğuran ellere verilen komut: kişniş ve fındık da ekle! Hepsi bu.

17 yorum:

SeyyAh dedi ki...

Yaşamın içinde anlık ayrıntılar değil mi, bizleri hayata bağlayan... kısa, öz ama içselliği yüksek... zaman zaman aranan ve anılan...
El emeklerinin ürünlerini seyrederken, tadarken, gözlemlerken ya da kullanırken, çoğu zaman alın terini ve verilen uğraşı göz ardı ediyoruz.
Evde yaptığımız ekmeklerin içine koyduğumuz her bir ayrı madde farklı tatlara yolculuklara yelken açmamıza sebep oluyor.
Emek ve ellerinize sağlık, afiyetler olsun..
Ailecek selam ve sevgilerle..

Belgin dedi ki...

Güzel olmustur muhakkak, sen yaparsinda güzel olmaz mi hic:))

Eda dedi ki...

Ne güzel anlatmışsın.. resim beni de çok etkiledi, hele de rengiyle..
sevgiler

Damak Tadı dedi ki...

Çok güzel anlatmışsın Tijen'ciğim..Hamur yoğuran ellerin, kimbilir ne çok anıları vardır geçmişlerine dair..Yine çok duygulandım..Gönlüne sağlık..

Ellerine sağlık..Eminim ekmeğin çok leziz olmuştur..Afiyetler olsun canım..

Kocaman sevgilerle..

pelince dedi ki...

Fotoğraf çok hoş,bizde kişnişi babam çok sever..
ekmeğin içinde hiç düşünmemiştim,merak ettim doğrusu.. ellerine sağlık..

beste dedi ki...

resimde yazi gibi huzunlu kadinlarin, annelerin hakki odenmez.Tam huzunlenmisken kisnisli ekmek dusuncesi icimi isitti:)

Ozlemaki dedi ki...

Bir kitapta "Tanrı güçlü ruhlara kadın bedeni verir" cümlesini okuduğumda, açıklayamadıklarımı anlamlandırmak adına zihnim rahatlamıştı nedense. Benzer şekilde hissettim bugünkü yazıyla :)

NEŞELİ GÜNLER dedi ki...

kadınlar çilekeşler,canlar,analar onlar elleri öpülesiler.

kişniş yada fındık önemli olan yakışıp yakışmaması ve bunu hissetmek yemek yapmak his işidir bence
sevgilerr

Nur dedi ki...

Ayrıntılar, anılar, çağrışımlar. Nerden nereye, yine ne güzel bir yazı. Ne de güzel bir komut gelmiş, fındık ve kişniş:) Ne iyi ettin de aktardın bu anıyla son ürününü, ellerin dert görmesin.

Özlem dedi ki...

Tijen'ciğim öyle güzel anlatıyorsun ki, en başından sonuna kadar yazın bizi nereye sürüklerse biz de oraya seve seve geliyoruz :)

zengile dedi ki...

Merhabalar.Son zamanlarda GDO dışındaki yazınız hariç blog yazılarında felsefi bir duruş hakim.Acaba diyorum insan ikinci düzlükte fazlalıklarını atıp özlemi uğraşıyor?

Baharcicegi dedi ki...

cok güzel anlatmissin kadinlarimizi,yemez yedirir giymez giydirir yeri gelir canini bile eda eder cennetin ayaginin altinda oldugu annelerimiz kadinlarimiz
ekmege nefis aroma katmisir kisnis,yanina tarhana corbandanda yaptinmi tam ziyafet olurdu

Tijen dedi ki...

Hepinize teşekkürler güzel yorumlarınız için. (Zengile dostum, "öz"e gelene kadar daha çoook yolumuz var. Ben daha gündelik hayatı ve o hayatın dertlerini aşamadım ki?)

birdutmasali dedi ki...

canım benim...
bunca telaşın içinde seninle ve diğer blog dostlarıyla hiç ilgilenemiyorum..
ne acı 2 satır bile yazacak dakika bulamıyorum..
şimdi nefes aldım ve özlem gideriyorum, DEVAMI GELİR UMARIM
GÜLcüğüm gibi ;O kaDar duygulandımki,
şu kadın denen yüce güç iyiki bizlere verilmiş.. Gerçekten ne kadar güçlü olduğumuzu ' zor anlar '' belirliyor..
Tabii Sabr-ı da Allah insana bahşetmiş dayanma gücü olsun dye..

Ekmeğinde, gücünde sofranda bedeninde bereket olsun...
sevgiler özlemler SEVGİLİ ARKADAŞIM.
Ellerin güller tutsun..

kara kitap dedi ki...

ben de ekmek yapmak istiyorum.ama daha önce google'dan bir balkabaklı ekmek tarifi bulup yapmıştım,çok kötü olmuştu.kaya gibi sertti.şimdi de cesaret edemiyorum.ekmek yapma makinam yok.elimde yoğurmuştum.sizden detaylı bir tarif rica etsem.mutfakta tecrübesiz olunca en ufak ayrıntılar bile önemli oluyor.

DUSBAHCESI dedi ki...

Pasta Susleme Teknikleri Etkinligi icin bir davet bu! Gosterin dunya aleme pasta nasil suslenirmis :)

Beni yalniz birakmayacaginizdan eminim...

Hollandadan sevgiler!
www.dusbahcesi.blogspot.com

Tijen dedi ki...

Kara kitap'a:
Ekmek zamanla oturan bir şey. İlk yaptığım ekmek olmadı, ikincisi fena değildi. Aradan epey zaman geçti, bazen çok güzel olur bazen olmazdı. Artık tarif kullanmıyorum. Bir sürü değişik un koyuyorum koca bir kaseye, mayasını, suyunu koyuyorum, sonra başlıyorum yoğurmaya. Suyu yavaş yavaş ekliyorum, gerektikçe. Yumuşak bir kıvama geldiğinde biraz daha yoğuruyor, sonra yarım saat kabarmaya bırakıyorum. Sonra tepsiye alıyorum. Bir yarım saat de orada kabarıyor. Sonra pişiriyorum. Benim ekmek tarifim bu.