13 Haziran 2007

Bir güzel dipsiz kuyu

Sevgili Binnur'un, geçtiğimiz günlerde burada tanıttığım tazecik kitabı Taze Ekmekler Sıcak Öyküler için Radikal kitap ekine yazdığım tanıtım yazısı bugün yayımlanmış. Okumak isteyenler burayı tıklayabilirler. Tekrar ellerine sağlık Binnur'cuğum! (Kitaptan bir de ekmek tarifi var yazının altında, bilesiniz.)


Bir güzel dipsiz kuyu. Kullanılmasa da kuyu işte. Üzerinde çiçekler. İnsana köyü anımsatıyor. Arkada zeytin ağaçları. Ağaçların üzerinde minik zeytinler. Büyüyor.

20 yorum:

annelog dedi ki...

"Önde zeytin ağaçları
Arkasında yar
.."
Bedri Rahmi geldi aklıma, Erol Evgin'de çok güzel söylerdi bu şarkıyı:)
Neyse konu saptı, zeytin ağaçlarını çok severim diyecektim.

Adsız dedi ki...

Selam, bu kuyu ya mutasyona uğramış yada küresel ısınmayı ilk haber alanlardan olduğu için kendi kendini fesh etmiş yani kuyuluk görevinden istifa etmiş. Gelelim feslegenlere ya bu foto geçen yazdan yada fesleğenin cinsi başka değilse burhaniyede falan bu ayda fesleğen çiçeklenip kartımaz dimi ama?ZENGİLE

Mutfakta Zen dedi ki...

Eh zeytin deyince Bedri Rahmi'yi hatırlamamak ne mümkün?
*
Zengile dost,
Vallahi fesleğen. Erken ekildiyse çiçeğe durabilir diyorum, durmaz mı? Bizim komşunun dereotları, rokaları hep çiçeklendi. Bizimkiler neyse ki tam güneş altında değil, çiçeklenmeye başlayanların tepesinden alıyorum, yanlardan çıksın deyi. (kartımaz lafını sevdim, sizin köyde öyle mi derler?)

daimamutfak dedi ki...

Şu iki toprak saksı herşeye bedel işte....şu kör kuyu arkada zeytin ağacı,toprak kokan yer,şu yeşil ot...tablo bu benim için...

Mutfakta Zen dedi ki...

Bence de sevgili Neriman, bence de!

Hülya dedi ki...

O ağacın altında oturabilseydim şimdi;)Saksılara dokunabilseydim.Toprağa sonra...Huzur doldum yine...

Adsız dedi ki...

Sevgili Tijen Hanım,manzara ve
zeytin agacı olunca asagıda Bedri
Rahmi'nin küçük bir dizesini paylaşmak istedim.Sevgiler Ayşegül
Ağacı lime lime dildiler
Böceğin halinden bildiler.
Ferman padişahınsa dağlar bizimdir
denildi.
Dağların bağrı deşildi.
(Yar Yüreğin Yar;şiirinden alıntı)

Punto dedi ki...

Şehirden kaçışın fotoğrafı. Biz emeklilerin özlemi bu artık.

Mutfakta Zen dedi ki...

Güzel olurdu değil mi Hülya?
*
Punto ağabey,
Sormayın, emekli olmadan da kıra, köye özlem duyan öyle çok dostum var ki! Şehir çok yordu bizleri değil mi?

Aslı dedi ki...

Çok güzel bir yazı olmuş ikinizin de eline sağlık.

Bu aralar favorim zeytinli ekmek, ama hala beceremiyorum, hazır alanlardanım., bir zaman ayırabilsem uğraşacak.

Cano dedi ki...

Kuyudan su cekmeyi, o suyun lezzetini! bilenlerden biri olmak beni ayricalikli yapar mi ki bu devirde :))))

Aslinda hepsi hepsi iki tecrubem var. Biri Yugoslavya`da (biliyorum kalmadi oyle bir yer ama ben oyle demeyi seviyorum ) ciftlikdeki kuyu, biri de yazlari gittigimiz Toroslar`daki yayla evinin kuyusu.
Unutulmayacaklar! Hatirlatman ne hos oldu Tijen, tesekkurler. Cok eski zamanlardi, kuyu ile basladi, ne cok ani geldi gozumun onune.

Temmuz`da kayinpederim geliyor, Binnur`un kitabini ismarladim ona hemen, dort gozle bekliyorum.

Mutfakta Zen dedi ki...

Sevgili Aslı,
Ekmek yapmayı bir tür meditasyon olarak görürsen eminim vakit ayırmak için can atacaksın!
*
Sevgili Cano,
İki tecrübe hiç tecrüben olmamasından iyidir bence. İnsanın özleyeceği, anacağı şeyler yaşamış olması çok güzel değil mi?

Hülya YILMAZ dedi ki...

fotoğraf sanatı budur işte.. insanı düşündüren, güzel şeyler hatırlatan, hayal dünyamızı zenginleştiren...
bir küçük fotoğrafta bir kör kuyu ve iki saksı insanları nerelere götürüyor...
çok güzel bir foto olmuş bu Tijen. Eline sağlık.

Mutfakta Zen dedi ki...

Sevgili Ayşegül,
Teşekkürler paylaştığınız için.
*
Sağol Hülya'cığım ama o fotoğraf çok daha güzel çekilebilirdi elbet. Ben sadece o duyguyu verebilmek istedim, işe yaradıysa ne mutlu.

sevdamavisi dedi ki...

Tijenciğim,
bu görüntü beni mestetti desem abartı olmaz. dört duvar arasında, taş binalara sıkışmış hayatımda toprağı ve bitkileri öyle özlüyorum ki. sayıyorum kavuşmama iki yıl kalmış. çok güzel saksılar hayatı anımsatıyorlar. sevgiler

Mutfakta Zen dedi ki...

İki sene nedir ki mavi kadın?
Göz açıp kapayana kadar geçer...

Eda dedi ki...

Tam da o saksıların yanında, başımı güneşe doğru kaldırıp ara sıra toprağa dokunarak oturmak istedim. Sanki tam karşıda bir çeşme var ve su doldurup sohbet eden güzel insanlar...
Sevgiler
Eda

Selen dedi ki...

Böyle başı boş kuyular beni hüzünlendiriyor. Terkedilmişlik, yalnızlık, yaşlılık duygusu uyanıyor içimde. Babamın memleketi Avanos'ta babaannem ve onun kuşağındaki teyzelerimin bahçelerindeki yalnız kalmış kuyuları hatırladığımdan belki de...

munevver dedi ki...

Sevgilki Tijen, sana iyi tatiller. Tatil yapamazsın sen,çalışırsın yine. Yalnız, bu günlük işinin nssıl sorumluluk isteyen bir iş olduğunu iyi anladım. Belki sana biraz nefes alma molası olur bu tatil.
Dönüşünü bekleyeceğiz.
Sevgiyle, Nane Limon

Mutfakta Zen dedi ki...

Vardır belki de Eda'cığım?
*
Hüzünlenme isterdim Selen ama insanın geçmiş güzellikleri anıp da hüzünlenmemesi mümkün mü?
*
Sağol Münevver'ciğim,
Her zaman biraz sessizlik iyi gelir diyorum.
Her şey gönlünce olsun.