05 Nisan 2011

Geri dönmek

İnsan alışkanlıklarını nasıl da yitiriveriyor. Düzen bozulmayagörsün, sanki siz değilmişsiniz gibi haftada 3 kere blog güncelleyeceğim diye çabalayan, blog mu o da ne benim blogum mu var havasına giriveriyorsunuz. Hava da değil de işte hayatınızdaki önceliği azalıveriyor ister istemez. Terkedilmiş, unutulmuş, bir köşeye atılmış halde bekliyor blogunuz. Ah bu yasakçılar ah! Ne oluyorsa. Ne oldu yani, sorunlar çözüldü mü? Belki de onbinlerce blogu yasakladınız, yani bir anlamda pire için yorgan yaktınız, bundan sonra kimse Digitürk'ün programlarını yayınlamayacak mı sitelerde? Bir anlasam bu mantığı (ya da mantıksızlığı). 21. yüzyılda bu yasakçı mantığıyla nereye gitmeye çalışıyorlar bir bilsem.
Bu güzelim enginarlar Roma'dan. Roma'da bahar gelmeyegörsün, restoran sahipleri çiçek demetleri gibi enginarlarla süslüyorlar restoranların girişlerini. Kimi böyle kovalarda, kimi saraydan gelme gibi duran şık, oymalı kaselerde. Kimi bir enginar bahçesine benzetiyor tezgahları ya da camından içeri baktığınızda ilk dikkatinizi çeken o güzelim enginarlar oluyor restoranın içinde. Gelin bizim lokantamızda yiyin der gibiler. Öyle çok seviyorum ki enginarı, her gün yiyebilirim. Üstelik aynı şekilde yemekten rahatsız bile olmam. Aynı gün hem soyulmuş hem soyulmamış enginar alabilirim pazardan. Soyulmuşları haşlar salataya dönüştürür, soyulmamışları kabuklarıyla haşlar, yapraklarını teker teker koparıp sarımsaklı, limon ve zeytinyağlı sosuma banıp dişler, sonra da o güzelim kalbiyle karşılaştığımda zevkten dört köşe olurum. Geçenlerde bir değişiklik yapmak istedim ve körpecik bezelyelerle birlikte pişirdim. Aslında ayrı ayrı pişirdim ya sonrasında biraraya getirdim. Enginarları hafif limonlu olarak, az zeytinyağı, tuz ve karabiber ilavesiyle pişirdim, bezelyeleri ise ayrı bir tencerede bol soğanla. Buluştuklarında bir sevindiler ki sormayın. Ben de sevindim onları öyle sarmaş dolaş görünce. Nasıl sevinmeyeyim ki. Enginarı bol bir bahar olsun. Umudu da, sevinci, heyecanı, sevgisi de...

29 yorum:

Hanife dedi ki...

Burada satilan enginarlar o kadar kucuk ki, bir de pahali, tanesi bazen 2 dolar bile olabiliyor. Neyse ben de dondurulmus olanlarindan aliyorum, ama gecen aldigim cok kotu cikti, hic icime sinmedi. Yazin Istanbul'da bol bol yerim insallah, tabi kalirsa ben gelene dek:)
Fotograf ne kadar guzelmis gercekten, pek albenili..

Esma dedi ki...

Merhabalar Tijen hanım
Enginar güzel bir vitamin deposu onu ben kıymalıda yapıyorum fırınlıyarak oda çok güzel bir lezzet oluyor.
Ben ülkemizde değil dünyada olup bitenleri de anlamıyorum.Yasaklarla kırıp dökmekle suçsuz masumları öldürmekle nereye varılır.İçimi sıkıyor televizyon da izlediklerim.
Bir Dut Masalına ulaşamıyorum .Buloğnu kapadımı kendisi.Gözlerimiz bloglarınız da izlemede
Bol sağlıklı güzel günler diliyorum Tijen hanım
Esma

Ayazma dedi ki...

Ne güzel görünüyorlar :)

Betül dedi ki...

Gerçekten de umudu sevinci bol mevsimler olsun Tijen'ciğim.

Barisbasak dedi ki...

Kalplerimiz birmis, cumartesi pisirdim bende bezelyeli enginar! Bol dereotlu cok guzel oldu! Yok hayir tazesine yeminliyim burda, donmus aldim :-)

caferengigül dedi ki...

2-3 haftadır bizim pazarımızda da bulunuyor zat-ı şahaneleri.Toprağın bize en büyük hediyesi...Hem görsel , hem de leziz bir şölendir enginar.Sevgiyle.

ada ve deniz dedi ki...

gerçekten de en güzel sebzelerden biridir enginar. Yapraklarını sosa batırıp yeme olayını denememiştim ama o bir yenilik oldu benim için:))

E.E. dedi ki...

Pek leziz, enginar!

Tijen dedi ki...

Esma hanım merhaba,
Evet NuNu bu aralar epey meşgul sanırım, blogla ilgilenemeyeceğim demişti en son. Dilerim yakında yine o güzel tariflerini paylaşmaya başlar bizlerle.
*
Tüm enginar sevenlere selam olsuN!

feray dedi ki...

Tijencim evet uzun aralar vermek zorunda kaldık ama nihayet kavuştuk artık. Çok özlemiştim sebzelerle konuşmanı.
Öpüyorum canım...

NarincE dedi ki...

Bu gece sabaha kadar enginarla uğraştım, uyur uyanık. Evdeki koca adamı azarladım ya, enginar yiyeceksin diye:)

Ayhan dedi ki...

Enginardan güzel çiçek olur mu?..

beste dedi ki...

bahar nasil yeniliyor bizi guzel otlari, sebzeleri cicekleriyle ha gayret yendien yasama sevincine buylaniyoruz ne guzel:) size erkenden dusmus bezelyeler bize biraz daha var sanirim:) sevgiler

serpil dedi ki...

nefis, hem enginarlar hem de tarifleri.

YAŞAMIN KIYISINDA dedi ki...

Bloglarımızdan soğuttular, bir yol bulup girmek bile bu soğukluğu gidermedi, sanki eksik olan bir şey var gibi blog okumak ve yazmak gelmiyor içimizden sanırım.
Bu arada enginar diyince bende çok çok severim bezelyelisini hiç denemedim daha ziyade iç bakla ile yapıyorum, sen söyledin ya! bezelyelide denemek gerek artık:)
Gizli camdan sevgiler...

Aybige-Kedi Defteri dedi ki...

Buradakiler daha dolmalık boyuta gelemediler, cücük kadarlar, hele bir irileşsinler ilk iş bir dolma yapılıp, bol limonlu, afiyetle mideye indirilecek.

Ege dedi ki...

Tijencim yina yazdıklarınla duygularıma tercüman olmuşsun. Bu saçma yasak bitsin artık.Bir yanım yasağa inat yazmaya devam et derken öbür yanım yazsan ne olacak şu an seni o kadar az kişi okuyabiliyor ki diyor :( Dilerim kısa sürede düzelir. Sevgilerimle.

HADİYE dedi ki...

Merhaba Tijenciğim.

Tamda tanımladığın moddayım. Blogmu oda ne? Yasakcılara asık suratımı ve memnuniyetsizliğimi yolluyorum buradan.
Ne yazmak geliyor içimden nede okumak. Umarım geçer.

Sevgilerimle*

meleginmarifetleri dedi ki...

Sorma Tijencim herkes bir uzaklaştı blogundan sanki hiç bir daha yazmayacakmış gibi Şahsen ben öyle oldum.
Başka adresten kendime ev tutsamda eski evim gibi olmadı alışamadımsevemedim orayı:) artık yeniden klavyelerin tozunu almak zamanı geldi sanırım..
Enginar harika muhteşem ve mucize sebze, bayılırım bende enginara..
Sevgiler öptüm by..

daimamutfak dedi ki...

bir demet çiçek..çokta güzel yazmışsın yineeeeeee

Tijen dedi ki...

Umarım hayat normale döner arkadaşlar. Yani dönecektir elbet, sonsuza kadar sürecek değil ya?

lezzet sefasi dedi ki...

Cok uzakalrdan yenidne tekrar kocamn bir merhaba Sevgili Tijen hanim. Yazilariniz ozlemisim :)
''Tum yasaklar kendi isyancisini yaratir ,, demis bir dusunur
Kendi capimda tanidigim herkese DijiTurk kulanmayin diyorum.
Oysa blogerlardan yardim talep etselerdi eminim ki tum kulanicilari % 30 artardi
Kotu bir reklam yaptilar
offf cok uzattim gene sizi gorunce dilim cozuluyor sanirim.
Sizi gordugume cok sevindim
Bir egeli olarak bende enginari cok severim, encokda dislemesini seviyorum

TOLGA dedi ki...

enginarı ben de çok severim.
sevgiyle.
tolga

nilay dedi ki...

Ne güzel anlatmışsınız enginarla bezelyenin buluşması, gülümseyiverdim.
En kısa zamanda ben de buluşturayım bari :)
Sevgiler

kara kitap dedi ki...

ben bu yazıya yorum yazmıştım,ama uçmuş gitmiş. :)))

sizi özlüyorum ben.daha geçen gün arkadaşıma bir ot masalı kitabınızdan bahsettim.şimdi tam ot zamanı.bu konuda kendimi geliştirmeliyim.:)) hala ancak birkaç otu ayırabiliyorum.

Tuğba dedi ki...

Hiç enginar pişirmemiş bir egeli olarak utandım şimdi:)annem yaptıkça senelik hakkımı yiyorum diye düşünüyorum.Ama resimdeki enginarlar Aydın'a gitmeyi beklemem gerektiğini söylüyorlar:)

minimalist dedi ki...

enginarı ben de çok severim; foto da çok çok güzel; pişirme tekniğiniz de ayrıca hoş olmuş

Alev Kaya dedi ki...

Sevgili Tijen;
gecen hafta ,Hintli bir arkadasimin evinde dereotu kavurmasi yedim.Bizim Aydin'da yapilan arapsaci otu kavurmasi ile nerede ise ayni olmustu. Arapsaci bulamayanlar icin iyi bir fikir dedim ve kendi evimde de hemen denedim harika oldu.Belki senin kitaplarinda vardir ,bilmiyorum ama yazayim dedim. Sevgiler..
Alev

Tijen dedi ki...

Ne güzel fikir Alev, çok teşekkürler!