09 Şubat 2013

Ekmek kokusu

Şu dünyada sevdiğim pek çok koku var ama en sevdiklerimi sorsanız herhalde ekmek ve nergis kokusu derim. Tabii bebek kokusunu da eklemeliyim "en" listesine, hele de ailemize muhteşem bir bebeğin katıldığı şu aylarda. Gerçi Leylacık bizden binlerce kilometre uzakta yaşıyor ve o güzelim kokusunu duyamıyorum ama en azından ilk ayında hep yanındaydım, anılarla avunuyorum. Bir de son dönemde kahve kokusu eklendi sevdiğim kokulara. Kahvelerimin durduğu dolabı her açışımda burnuma gelen koku beni deyim yerindeyse çıldırtıyor, hemen bir kahve yapmamak için zor tutuyorum kendimi ama bugünün konusu ne kahve, ne nergis ne de bebek. Bugün ekmekten bahsetmek niyetindeyim, fotoğrafta gördüğünüz şu ye beni diyen ekmekten. Hikayesi şöyle: Günlerden bir gün arkadaşım Handan kahvaltıya davet etti, Yeşim ve Meltem'in de bulunduğu bu kahvaltıda bize kendi elleriyle hamurunu yoğurduğu mayasız tava ekmeklerinden yaptı, hani şu Hintlilerin "çapati" dediği ekmekten. Aman bir güzeldi ki. Evde ekmeğimizin kalmadığı bir gün annemden erken kalkmış olmanın kazandırdığı zamanla tam undan ufak bir hamur yoğurdum. İçine biraz süt, biraz tuz, biraz da kekikli sızma zeytinyağı kattığım hamurdan el kadar şekilsiz ekmekçikler açtım. Hamuru biraz yumuşak tutmuşum. Evdeki oklavayı da bulamayınca bir şişe yardımıyla açarken bolca un kullanmak zorunda kaldım. Tavayı iyice ısıtıp teker teker pişirdim, pişenleri soğumasınlar diye temiz bir mutfak bezi arasına sakladım. Toplam 5 tanesi bize yetti. Kalan hamuru unladığım bir kapta dolaba kaldırdım, ertesi gün yeniden taze ekmek pişirmek üzere. Bu sefer oklavayı bulduğumdan oklavayla açtım ya hamurun yumuşaklığı başımı epey ağrıttı. Demek ki neymiş, bu tür hamurlar sertçe tutulmalıymış. Bir sonraki tecrübeye hazırım. Ekmeklerin yamuk yumuk olması da beni rahatsız etmiyor doğrusu. Sonuçta önemli olan tadı değil mi?

43 yorum:

neslice tarifler dedi ki...

Ben de şu an zeytinli ve cevizli ekmek yapıyorum Tijen Hanım. Henüz mayalaniyorlar. Benim de sevdiğim kokular arasında ekmek ve bebek kokusu vardır. Hatta belki iğrenç diyeceksiniz bana ama bebek kakasının kokusunu da çok severim. Hani onların poposuna krem sürerler sonra da altlarını açtığında kakayla karışır ya o koku, acayip sevimli gelir bana (:
Leyla bebeğe en kısa zamanda kavuşmanız dileklerimle...

Tijen dedi ki...

Nesli ne güzel, ne mutlu size, eviniz ekmek kokusuyla dolacak birazdan. Afiyetler olsun!

MARTI dedi ki...

Şu ekmek yapma işini ben de öğrenmek istiyorum. Kurs istiyorum sayın Mutfakta Zen ve Edirne'ye eğitime gelin per favore!

Tijen dedi ki...

Edirne bize gelse per favore?

Feray kaygısız dedi ki...

Ben de kıvam konusunda acemiyim bazen katı bazen çok yumuşak oluyor, ne yapalım el ayarımız bir gün tutacak. Ellerine sağlık Tijencim nasıl olursa olsun mis gibi kokusu herşeyi unutturuyor.

Narince dedi ki...

Akşam için lavaş yapacağım ben de. Yemeğimiz fırın yemeği, fırın ısınmışken bir de biberiyeli zeytinyağlı bir ekmek yapsam diyorum, üşenmezsem.

yemekbiraşk dedi ki...

aynen bu kokuları bende çok severim kahve kokusu bizim evden de hiç eksik olmaz ama bilemiyorum düşkün değilim galiba ama her gün mutlaka türk kahvemi 1 yada iki fincan içerim.. ama evde pişen ekmek ise bambaşka bir şey geçen pazar evde ekmek yok malum buralarda pazarları marketler kapalı istisnalarda var tabi ama market arayışına girişmek istemedim hemen tavaya ekmek döktüm sıcak sıcak tereyağla yemek harikaydı:) çok uzattım neyse sevgiler:)

IŞILCA TATLAR dedi ki...

Tijenciğim,
Kokular konusunda seninle hemfikirim. Ama evde ekmek yaptığımda ölçü bir kaçıyor ki sorma gitsin. Hele son günlerde sevgili Aysun the sütçü aracılığıyla gelen Saltuksoyların özelin de özeli olan zeytin sütü denilen yağlarından olunca yanında, bir haftada sadece yarım litre yağa ekşi mayalı ekmeği bandıra bandıra yedik. Keşke bu aralar yolun buralara düşebilse, sana tattırmayı çok isterim.
Ellerine, emeklerine sağlık arkadaşım.

Adsız dedi ki...

Ne güzel yazıyosun TJ...

Mutlu

**kalpkurabiye**deniz** dedi ki...

yaklaşık bir aydır evimi hergün sarıyor bu nefis koku:)
ekmeğimi kendim yapıyorum ve çok mutluyum :)
bebek kokusuda var ohh:))
sevgiler..

Esma dedi ki...

Son günlerde ekmek hamurumu ekmek makinasındaki hamur programında hazırlıyorum,çok güzel oluyor ..Ekmek yapmak çok mutlu ediyor insanı gerçekten.

Elinize sağlık ,afiyet olsun..

NEŞELİ GÜNLER dedi ki...

Ellerine sağlık Tijenciğim,
Kokular arasında bebek kokusu ,ekmek kokusu ,toprak kokusu beni de çok etkiler.
Leyla bebeğe hayırlı güzel ömürler diliyorum Tez zamanda kavuşmanız birbiriniz kokusunu hissetmeniz dileğiyle.

sevgiler

HANDE CİGER dedi ki...

Tijenciğim acaba Türk kanı taşıyıpta ekmek kokusunu ekmeksiz yemeğe oturanı tanıyormuşsun ... Sürekli diet yapanlar hariç :)))) ayrıca evde ekmek ve türevlerini yapmak insanı çok mutlu ediyor... Sevgiler......

Adsız dedi ki...

tijen hanım, acil yardımınıza ihtiyacım var. ekmeklerim istediğim gibi olmuyor:( kurs istiyorum. sevgiler yeşim (doktor olanı:)

A.D.Sahra Okçu dedi ki...

Elinize sağlık mutlaka güzel olmuştur. Bebek? Tatlı Mayaya kardeş mi geldi? Sağlıkla, sevdikleriyle büyüsün inşallah.

Heyyfi dedi ki...

Sevgili Tijen, ellerinize sağlık.
Kitaplarınızdan zaten o kadar faydalanıyorum ki, burası da pastada ki krema gibi oluyor:)
Ben maya intoleransı olan biriyim ve mayalı şeyler yediğimde, egzemalarım çıkıyor.
Bu tarif bana hafta sonunun en büyük hediyesi oldu. Çok teşekkür ederim.
Evde yapıyordum ama süt hiç aklıma gelmemişti.
Tekrar çok teşekkür ederim.
Sevgilerimle...

Hülya dedi ki...

Bence de harika bir koku...
Ben mayalı hamurla çalışmaya da kokusuna da bayılırım...

kirmizipikini dedi ki...

bu haftasonu annemde bizde ekmek yaptı.evimize gelen komşular ne güzel kokuyor dedi. Öğrendim bende yapmayı. Annem sade ekmek yaparken biz içine çekirdek ve badem de eklettirdik.çok güzel oldu. galiba artık dışarıdan ekmek alınmayacak eve. ufaklık bile bayıldı. şimdi ekmek konulu yazılarınızı okuyacağım. değişk tarifler denemek lazım..

Deniz dedi ki...

Merhaba,

Size bir ekmek önerisinde bulunmak isterim.
Bizim oralarda, çok çeşitli ekmek yapılır...
Bir tanesi de 'gevrek' denilen, sadece kaymak ile yoğrulanıdır.
Tadı sıcakken ayrı, soğukken ayrı güzel olur.
Hazır alınan kaymaklarla hiç denemedim, nasıl olur bilmiyorum ama en güzeli tabi ki doğal köy kaymağı ile yapılanı.
Deniz

Tijen dedi ki...

Deniz merhaba,
Nerelisiniz bilmiyorum ama Kars taraflarında yediğim ve bir kitabımda yer verdiğim kaymaklı bir ekmek tarii var (bazlama gibi yapılıyor o da). Çok güzel bir ekmek gerçekten. Sizinki nasıl yapılıyor?

Deniz dedi ki...

Tijen tekrar merhaba,
evet Karslıyım :)
gevrek şekil olarak üç türlü yapılır;
-bazlama şeklinde
-poça şeklinde küçük küçük,
-ve saç yufkası gibi büyük açılarak.
Bence tadı en güzel yufka da belli olur.
Diğerleri bayatlayınca ve soğuyunca sertleşir ve 'ufalanır' ama yufka şeklinde olan adı gibi daha bir gevrekleşir ve dediğim gibi tadı ve kokusu daha belirgin olur.

(Tijen, 9 yaşıma kadar köyümde kaldım.
O zamanlar annem, yengelerim çok çok çeşitli ekmekler yaparlardı.
Ve ekmek pişirme teknikleri çok farklıydı, mesela hımm taş kalıplar diyebilirim onların üstüne döküp şekilli yaparlardı.
Kitabınızı görme şansım olmadı, ama çok sevindim şimdilerde nerdeyse unutulmuş gitmiş bu ekmeğe yer vermenize çok sevindim.
Dediğim gibi şimdilerde ekmeği bile içimiz yanarak hatırlıyoruz,
malasef bu değişik tatlar bile hazır ekmeğe kurban gitti.
Deniz

Deniz dedi ki...

Tijen,

nasıl yapıldığını sorunuzu atlamışım;
Aslında kullanılan kaymağın yağ oranına göre, ya sadece kaymaktan yada biraz daha hafif olsun diye biraz sulandırılarak yapılıyor.
Kullanılan kaymak yağ oranı, yapılan aya göre değişir, mesela (yanlış hatırlıyor olabilirim)
bahar aylarının kaymağı daha yağlıdır, ama sonbahar ayı biraz daha az yağlı olur.
Maya katılmıyor, mayasız yapılıyor.

Tijen dedi ki...

Deniz,
Nezik mi diyorlardı bu ekmeğe? Bir de noğul var değil mi? Ufak ufak, bardakla kesip kızartmışlardı bir tanesini. Bir kısmını da tavada pişirmişlerdi bize Kars'ın bir köyünde. Çok güzel ekmekler var gerçekten orada. Hele de tandır ekmeği! Ben kutu krema ile yapıyordum, pek de fena olmuyordu doğrusu. Her Güne Bir Yemek adlı kitabımda yer vermiştim, yeni baskısı önümüzdeki aylarda çıkacak inşallah.

nalan dedi ki...

bana göre evi ev yapan elbet içindeki enerji ve sağlık ama illa da kızarmış ekmek kokusu. sabahları ekşi maya ekmeğimi kızartıp bol kekikli gerçek zeytinyağa bandırmadan çıkmıyorum evden.
akşam eve gelip de kapıyı açtığımda bir tutam da olsa sabahki kızarmış ekmeğin kokusu olmalı evde...

Serap dedi ki...

Ellerinize sağlık. Ekmek, nergis, bebek, bir de evin baştan aşağı temizlendikten sonra gelen kokusunu da severim ben.

Deniz dedi ki...

Tijen,
çok şanslısınız, bir Karslı olmama rağmen ne tandırı görme ne de ekmeğinden yeme şansım oldu.
Bizim (babamın köyünde) tandır kullanılmaz.
Annem anlatırdı;
küçükken anneannemin köyüne gittiğini ve orda gördüğünü,
ben çok sonra sadece televizyonda görebildim.
Ekmek, hamur işi veya yemeklerin adları aynı bölge olmasına rağmen köyden köye değişebiliyor.
Bu sanırım, o köylerde oturan nüfusun kökenine göre değişiyor.
Biz Azeri asıllıyız mesela, yemeklerimizin çoğu Azeri yemekleri ile aynı bazılarının adı bile ortak...
Kitabınızı alıp okumaya çalışacağım, güzel bir çalışma olduğuna eminim.
Emiğinize sağlık...

A Cat From London dedi ki...

Nar gibi kızarmışlar, çok güzel görünüyor renkleri, eminim kokuları da muhteşemdir, ellerine sağlık. Bizim buradaki evimizde garip bir şekilde fırının sadece üstten ızgarası var ve ne zaman ekmek-börek vs pişirmeye kalksak sonuç "eh" oluyor. Ekmek kalıbında pişirdiklerimiz çokça hüsrana uğratınca şimdi pizza taşında pişiriyoruz, biraz daha olması gerekene yakın sonuç alıyoruz.

Adsız dedi ki...

Ekmek kokusuna bende bayilirim.güzel bir diet grubundayim
Ekmek kisitlida olsa izinli ve Ben hergün bu siniri biraz
Zorluyorum.kek,Pasta aramiyorum canim cekmiyor
Ama o sicak ekmek kokusu insani bastan cikartiyor.ekmek gibisi varmi ya. Özellikle sicak Pide ve Cavdar ekmekcigi
Aaah Aah !!!! :)))))) Elinize saglik.

lavantalimon dedi ki...

Ekmek kokusu nefis:) en güzel fırın kokularından biri belki de birincisidir:) mayasız yapmışsın ekmeği hızlı ve çabucak olan ekmek, oh ellerine sağlık.

Adsız dedi ki...

Tijen,

Kaç gündür sorucam hep unuttum.
Kars' a gittiğinizde başka neler yediniz?
Kaz yediniz mi mesela

Deniz

Tijen dedi ki...

Deniz,
Kars'a bir proje için iki yıl üst üste gittim, yazları gittim, toplamda 15 gün kaldım. Pek çok köyü gezdik, bazı ilçelere gittik. Epey yemek tattım, epey tarif topladık. Benim oturup bunları bir yayında buluşturmam gerekiyor(du) ama bir türlü ona yoğunlaşamadım. Bir gün yapacağım inşallah! (Şimdi teker teker sayamıyorum adlarını, 2006 ve 2007 senelerinde gittim, isimleri zihnimde tutmam zor. Ama haşıl, noğul, nezik hiç unutmadıklarım. Kars'ın kaşarını, balını, gravyerini, kaymaklı pilavlarını, kavılcasını, kurutunu ve daha pek çok lezzetini tattım. Kaz mevsimi değildi yaz olduğu için. Bir de kışın, kaz konusunda araştırma yapmak için gitmek istedim ama fırsat olmadı.

Adsız dedi ki...

Tijen,

Gerçekten çok isterim oraları yazmanızı ve evet mutlaka kaz zamanında da gitmelisiniz.
Eskiden kaz kesme zamanı şenlik gibi olurdu;
tüm yıl çeşit çeşit kokulu otların ve çiçeklerin açtığı çayırlarda,
yaylalarda otlatılan kazlar, sonbahar doğru içeri ‘besiye’ alınır daha sonra bir iki tane anaç bırakılıp diğerleri kesilirdi.
Tüyleri özenle yolunur,
daha sonra tütsü yapılır,
en son içerisi temizlenir,
bol su ile iyice yıkanır,
sonra her tarafı kaya tuzu ile iyice ovulur,
hatta bir iki gece tuza yatırılır,
sonra ‘güz’ güneşinde ve ayazında iyice kurutulur,
daha sonra içeri alınırdı.
İç organlarının hepsi değerlendirilir,
ciğerleri, taşlığı, yüreği hep ayrı ayrı biriktirilir,
ve pişirilirdi.
Şimdi kesilir kesilmez direk dondurucuya atılıyor,
birde kaz otlatmak sorun artık, çoğu aile yem ile besliyor
haliyle tadı eskiye göre çok değişik.
Kazın ayakları ve kanadı dahi atılmazdı
Ayakları paça gibi soyulur ve olmazsa olmaz bulgur pilavı yapılır
kanatları da toz almak, veya ev ocaklarının önünü temizlemek için kullanılırdı.
Tüyleri ayrı biriktirilir ve köyde genç kızlar birleşerek imece usulü tüy temizlemeye her akşam bir eve giderlerdi.
‘Tüy çizme’ veya ‘tüy seçme’ denilen bu işlem tüyün ince yerlerini alınması işlemidir ve
yine tam bir şenlik havasında geçerdi.
Temizlenen tüyler bir güzel yıkanır ve baharda gelinlik bir kıza yastık olurdu...
Eskiden aileler kazın yağını yemeklere de kullanır,
hatta çoğu hamur işini bu yağ ile kızartırdı ki tadına doyum olmazdı.
Benden tavsiye kaz için tek seferde gitmeyin,
çünkü kazın en az kesimi kadar, kuluçkaya yatırılması da bir tören havasında geçer.
En azından eskiden öyleydi :(
umarım hala öyledir.

Deniz

çeşnici Handan dedi ki...

Evdeki ekmek kokusu en sevdiğim kokuların başında geliyor ama ne yazık ki henüz kendim yapamadım makinada yaptığım ekmek kokusuyla avunuyorum. Ellerine sağlık afiyetler olsun.

sare dedi ki...

Tijen hanım, ekmek kokusuna geldim.
Misler gibi, çok severim.
Bu arada yorumları okurken Kars mutfağıyla olan kısım çok ilgi çekiçi ve bilgilendirici, ilgiyle okudum. Nokul olanı bizde yaparıznenem bazen içine ceviz serperdi.
Tijen hanımcım, ne çok bilgi oluyor değerlendirilmeyi bekleyen zaman içinde, kolaylıklar dilerim.
Benimde bugün niyetim pita gibi yapmak peynir altı suyum var. Suyun bir kısmı tarhanayla karışıp çorba olacak kalanı pita şekliyle -sizin pek güzel bakmadığınızı görür gibi oluyorum- ciğer kavurmasıyla lüp lüp...
Sevgilerimle...

Tijen dedi ki...

Handan'cığım,
Tabii ki en güzeli insanın kendi elleriyle yoğurması ekmeğini ama yine de ev ekmeği ev ekmeğidir.
*
Sare hanımcığım,
Afiyetler olsun. Ben yemesem de herkesin yemek tercihine saygı duymaya çalıştığım için hiç sorun değil. Ne güzel değil mi peyniraltı suyunu değerlendirmek. (Ancak bir not: Sizde yapılan nokulla Kars'ta yapılanı pek aynı şey değil sanırım.)

Ceylan dedi ki...

kesinlikle katılıyorum! Biz akşamları yatarken ekmeği makineye koyuyoruz, sonra sabaha karşı o koku çalar saat gibi uyandırıyor bizi ! Bazen de akşamdan koyuyorum o zaman saat 23 gibi, ciğer peşinden koşan kedi gibi mutfağa sürükleniyoruz !
Bu tarifi doğru mu anladım, sadece tam buğday unu+süt+z.yağı+tuz değil mi? yoğurup pişiriyoruz o kadar mı? Bazen pazar sabahları stoksuz kalınabiliyor ve acil durumlarda ilaç gibi bir tarif o zaman bu!

Tijen dedi ki...

Ceylan evet, tarif tastamam yazdığım gibi ama süt, yağ şart değil, doğrudan un, su ve az tuzla yoğurabilirsin. Sertçe bir hamur olsun, aç elden büyük, ince olabildiğince, kızgın tavada altlı üstlü pişir. Pek nefis. Hamuru yaptıktan sonra bekletmen de gerekmiyor.

Oglak Kizlari dedi ki...

Ellerine sağlık.
Bence de şekil önemli değil ama gel de sen bunu bizimkilere anlat.

Dertli anne

Tijen dedi ki...

Dertli anne,
Belki tadını çok beğenirlerse şekli gözleri görmez?

Mutfak Havlusu dedi ki...

Şimdi o sıcak iken mis gibi köy tereyağı sürülecek birde yanına çay ah ah:-)
Bunları kütüphanede iken yazmak da ayrı bir işkence oluyor.
Bu arada bebek kokusunu tek geçerim desem ayıp etmem inşallah.o koku insana herşeyi ama herşeyi unutturur Allahın şu hayattaki en güzel ama en güzle lütuflarından..
Senin gibi bir halaya sahib olan Leyla dilerim güzel bir ömre sahib olur,gözyaşından çok tebessüme sahib olması dileğim hem onun hem de onun gibi bütün çocukların!

YELDA dedi ki...

çok istememe rağmen bir türlü fırsatım olmuyor ekmeğimi yoğurup, fırınımda pişirmek, pişerken o mis gibi kokusunu soluyup bir an önce fırından çıkışını hayal etmek, ve dumanı üstündeyken mis gibi tereyağına bulayıp ısıra ısıra yemek :)) ahh ah darısı başıma inşallah Tijen Hanım ellerinize sağlık.

neseersoy dedi ki...

Tijencim bu ekmek harika acilen en kısa zamanda denemem lazım mesela bu pazar :-) Carefour'dan çapata diye bir ekmek alıyorum bu ona yakınmıdır fikrin varmı?
Sevgilerimle.

Tijen dedi ki...

Neşe'ciğim,
Evet bu da bir tür çapati. Sen de evde yapabilirsin taze taze.