26 Mart 2012

Ben geldim

Adı "Mutfakta Zen" olan bir blogda su aygırı fotoğrafı görmek garip değil mi? Bence öyle ama ne yapayım dayanamadım. Şu sevimliliğe bakar mısınız? Güney Afrika'da gördüğüm en sevimli hayvanlardan biriydi hipopotam, yani su aygırı. Onlar kısaca "hipo" diyorlardı geceleri sudan çıkıp kentte dolaşan su aygırlarına. Dediklerine göre çok tehlikeli bir hayvandı. "Size doğru geldiğini görürseniz hemen bir ağaca tırmanın" demişlerdi. Şaka mı bu diye düşünmüştük. Tam bu uyarının üzerine gerçekten şehrin ana caddesinde salına salına yürüyen kocaman bir hipo görünce ister istemez paniğe kapılmıştım. G. Afrikalı dostumuz Abrie telaşlanma, bir şey yapmaz dese de ikna olmamış, onu yolun karşı tarafına sürüklemiştim. Gülmüştü bu halime, gerçekten bir şey yapmaz demişti. "İyi de ne bileyim, ben her gün sokakta hipo görmüyorum ki" diye karşı çıkmıştım. Sessizce izledik. İstifini bozmadan, o koca bedeniyle salınarak yandaki sokağa dönmüş, yürüyüp gitmişti. Biz ise arkasından bakakalmıştık. St. Lucia'daydık, Güney Afrika'nın UNESCO kültür listesindeki sulak alanının kenarına kurulmuş kentte. Neredeyse her şey turistler içindi. Hava sıcak, güneş keskin, biz yorgun. Bir kısmımız (tamamı farklı ülkelerden küçük bir gruplaydım) günlerin yorgunluğunu yaşadıktan sonra sabah erken kalkıp geziye gitmeyi reddetmiş, ev konforundaki odalarımızda kalmış, sabah sakin birer kahvaltı yapmıştık. Ana cadde üzerindeki meyve satıcılarından olgun avokado ve domates, marketten de peynir, zeytin, salatalık ve tam tahıllı ekmek almıştım. Çayım da vardı. En sevdiğim "lady gray" çayım. Onu da bir güzel demlemiştim. Benden keyiflisi yoktu. İşte bu hipoları o akşamüzeri çıktığımız tekne gezisinde görmüştük. Öyle sevimliydiler ki. Su aygırları enteresan hayvanlar. Olur da onlar hakkında biraz daha fazla bilgi edinmek isterseniz buyrun buradan okuyun.

19 yorum:

tijen miriam dedi ki...

canim gece 7,2 lik depremden ciktim ,ofise geldim ve seni gordum:) hos geldin adasim.icim acildi valla...ne guzel gezmissin,ama daha cok resim isteriz..:)

Serap dedi ki...

Hoş geldiniz. Daha sabah düşünmüştüm, gideli bir hayli oldu, gelirsiniz bu günlerde diye. Hipo bana çok sevimli görünmedi ama; yazıyı yine keyifle okudum. Sevgiler.

caferengigül dedi ki...

Merhabalar

Uzaktan sevimliler ama caddede dolaşmaları pek sıcak gelmesi bana da, çok büyükler.

nilay dedi ki...

Hoş geldinnn.
Özlettin kendini
Suyun içinde gerçekten çok sevimliler :))
Sevgiler

HADİYE dedi ki...

Merhaba Tijen,

Bende hoşgeldin demek istiyorum. Gelipte seni bulamayınca garip hissediyorum. Ancak televizyonda her gördüğümde bakın bu hanım benim blog arkadaşım diyede keyifle övünüyorum sayende.

Sevgilerimle*

Bir Dut Masalı - nUnU dedi ki...

HOŞGELDİNNNNNNNNNNN
Kocaamn bir hipopotam damı getirdin bize :=))))))
anca pay ederdik haklısın ! :=))

o kahvaltıya ortak olmaya hazırım Tijenjim,
sonrada Tevfik Ustamız da alırdık soluğu :=))))))
haydi iyi dinlenceler canım
çok sevgiler....

hindiba dedi ki...

Hosgeldin Tijen'cigim :) Su aygirlari cocuk kitaplarinda cok rastlanan karakterlerden. Pek sevimli yaratiklar tüm cüsselerine ragmen. Oglum sorunca ben "su aygirlari insana hicbir sey yapmaz" diyordum :) Yine öyle bilsin. Cadde üstünde su aygiri görme olasiligi epey düsük nasilsa :) Fakat bu arkadaslarin caddelerde yürüdügü ülkeler oldugunu bile bilmiyordum. Bir yasima daha girdim :) Bu arada Türk usulü kahvaltidan taviz vermemissin. Ben Earl grey'i cok severim. Bu yüzden Lady grey'i merak ettim.

feray dedi ki...

Hoşgeldin Tijencim, özledik ama sen bu geziyi hak etmiştin, senin adına sevindim.,
Öpüyorum canım, sevgiler..

Esma dedi ki...

Sevgili Tijen hanım,
Cadde de nasıl geziyorlar,caddeler boş mu?başka insanlar yok mu? kocaman bu canlılar nasıl bu kadar özgür dolaşabiliyorlar şehrin için de anlamadımm.Biraz da korktum,kedi değil ki bunlar.....

Esma

sare dedi ki...

Hoş geldiniz, Sevgili Zen. Özlemiştik.
Yorgunluklar geçmiştir demek istemiştim ama yorulup mu geldiniz yoksa:))
Çok güzel geçtiğine eminim, yeni yerler, insanlar ve yemekler...
Çok sevgiler.

Barisbasak dedi ki...

Ben nedense kahvalti menusunde bir iki meyve eksik gibi hissettim :-)))

Hipo'lar konusunda ben de cok sasirdim, cunku harbi cok tehlikeliler diye bir kac yerden okumus/izlemis/duymustum! Senin bu aniyi da yazdik bir kenara, duymadik demeyiz :-)

Tekrar hosgeldin canim.

E.E. dedi ki...

Ne kadar güzel ya! Ben de sokaklarda böyle, alışık olmadığımız hayvanları görebilmek isterdim... .

Yunkabu dedi ki...

Caddede salına salına yürüyen hipoyu görmeyi çok isterdim...

Tijen dedi ki...

Hoşbulduk sevgili dostlar!
Hepimiz nasıl da farklıyız değil mi? Kimimiz enteresan bulduk hiponun sokakta yürümesini kimimiz olur mu öyle şey dedik. Ama bu G. Afrika'nın gerçeği, bizim değil. Demek herhangi bir sorun yaşanmamış ki onların şehre inmesini engellemeye çalışmıyorlar.

birdilimdus dedi ki...

Canımmmmmmm hoşgeldinnnn!!! Hipocan da hoşgelmiş :)))

Sevgiler,
Evren

kara kitap dedi ki...

dün akşam kütüphaneme şöyle bir baktım ve gözüme turunç kokulu düşler kitabınız ilişti.açtım, biraz okudum.acaba tijen hanım neler yapıyor diye geçirdim aklımdan. bugün de bu yazı, özlemişim sizi :))

NarincE dedi ki...

Hoşgeldin tekrar, başka anılar da bekleriz uzaklardan.

( Ayy şu kelime doğrulamayı kaldırsan?)

Tijen dedi ki...

Necla'cığım,
Ben de sevmiyorum kelime doğrulama işini ama o kadar çok "junk" mesaj geliyordu ki sonunda dayanamadım eklemek zorunda kaldım!

Özlemaki dedi ki...

HOŞGELDİİİİN!
Ben penguenleri merak ediyom!