18 Temmuz 2011

Her telden

Biraz her telden bir yazı olacak bu. Gerçi diğerleri gibi kısa olacağı için çok fazla dağılma şansı yok konunun. Son bir hafta çekim yapacağımız yeni yerlerle ilgili araştırma, bilgilenme, haberleşme ve organizasyon ile geçti. Yine bir sürü telefon görüşmesi yaptım, bazı kişilerle yüzyüze görüştüm, bir sürü notlar aldım, fena halde heyecanlandım. Bazı şeyler var ki muhtemelen ilk kez çekilecek. Galiba çekim yapacağımız kimi yerlerdeki kişiler de en az benim kadar heyecanlı. Fakat bir aksilik var, o da havanın sıcaklığı. Geçen ay çekimlerimizi yaparken ne rahatmışız diye düşünmeden edemiyorum. O zaman da sıcaktı ya, şu anki kadar değildi. Havayla barışık bir çalışma düzeni geliştirmeye çalışacağız, olabildiğince. En azından bu sefer geçen seferki kadar telaş etmek zorunda değiliz. Çekim yapacağımız her yer için yaklaşık birer ekstra günümüz var ki bu bize güneşin en kızgın olduğu saatlerde az da olsa dinlenme fırsatı verecek.
Son hafta biraz da bahçe bakımıyla geçti. Ot yoldum, çapa yaptım. Biberler ve kabaklar ürün vermeye başladı. Hatta kabaklarla bir yemek bile yaptım. Patlıcanlar ve domatesler çiçekte. Döndüğümde üzerlerinde miniminnacık patlıcanlar göreceğim sanki. Bir kaç minik domates de var, büyümekte olan. Kiraz domateslerden de yedim bir kaç tane. Oysa çok geç kalmıştık dikim için. Yine de doğa bütün işbirlikçiliğini gösterdi, biraz yardımla (sulamak, çapalayıp otlarını yolmak gibi) mucizesini gösterdi. Kayısı ağacımız bu sene ne çok kayısı verdi yine. Heyhat, çoğu dallar çok yüksek olduğu için ancak ulaşabildiğim dallardakileri merdivene çıkarak topladım, komşulara dağıttım. Kalanları döküldükçe içim acıyarak toplayıp attım. Geçen gün Ayvalık Pazarı'nda domates biberi (veya kambe biber, kamber biber) bulup aldım, onunla bir güzel biber kavurması yaptım. Bir de bahçe kabağından bolca doğrayarak bulgur pilavı. Bulguru bizim pazardan almıştım. Yağsız tuzsuz haşladım. Kabakları ayrıca, yine az yağda, tane kimyon, soğan ve sarımsak ekleyerek kavurdum, ikisini buluşturdum. Sonunu bugün yedim. İşte böyle yaz havadisleri. Sizi bu güzel çiçeklerle başbaşa bırakarak şimdilik hoşçakalın diyorum. Programla ilgili bilgileri Facebook sayfamıza yükleyeceğiz elimizden geldiğince. Yan taraftaki linkten ulaşabilirsiniz. Fotoğraftaki çiçeklerin hikayesini ise bu cuma günü 21:00'de yayınlanacak olan yeni bölümümüzde öğreneceksiniz. Yeniden görüşünceye dek kalın sağlıcakla.

17 yorum:

evren dedi ki...

Fotografi cok sevdim ve ilk kez cekilecek seyler icin cok heyecanlandim :)

Tijen dedi ki...

Al benden de o kadar Evren! Hele bugün bir haber aldım havalara uçtum. Çok güzel olacak. İnşallah yolunda gider işlerimiz de hepsini sizlerle buluşturma şansı buluruz.

Demet dedi ki...

Fotoğraf beni de heyecanlandırdı! Sıcaklarda kolaylıklar diliyorum tüm ekibinize sevgili Tijen...

Gözde dedi ki...

Programa bayıldım. Heyecanla bekliyorum devamını. Senle yola çıkmak çok keyifli:)
sevgilerle Gözde

kristalkelebek(aslı) dedi ki...

Tijencim programını severek izledim..Emek verdiğin her iş gibi bu da çok başarılı..İnsanın kendi yetiştirdiği ürünlerle yaptığı yemeklerin tadı bambaşka oluyor..Bizim bahçe ürünleri de gösterdi kendilerini:).
Sevgilerimle:).
aslı

pembe kekik dedi ki...

Merakla bekliyoruz bu bölümü de sevgiler:)

E.E. dedi ki...

Bahçe ne hoş! Ama koşturmaca içinde, ihmal edince küsüveriyorlar! Benim de domateslerim çıkmadı (benim diyorum da aslında babamın ve kendisi bahçeyi bana bırakıp, Ege'ye savruldu...) Çapalamam gerekiyormuş ama nerde o enerji! Eriklerim var, marmelat yaparız her sene... Bu sene sadece yemek için toplayabiliyorum... Umarım seneye küsmezler... Valla sizin yazıları okuyunca yemek yapasım geliyor, halbuki 2 saat önce mutfaktan çıktım, kan ter içinde... Bir keresinde sabahın 5'inde sanırım, mutfağa girip limonlu kekinizden yaptım da, üzerine glaze şeker yapmaya çalışıp, yenmesi hoş olmayan bir tat yaratmıştım...
Çok keyifli, zor işler yapıyorsunuz... Kolay gelsin diyorum. Sevgiler, Elif.

ada ve deniz dedi ki...

fotoğrafa bayıldım ben. N kadar güzel bir kare olmuş:)))

Barisbasak dedi ki...

tijen, yaziyi okurken yoruldum vallahi, ne tempo yahu! Ama sesin cok heyecanli ve mutlu geliyor :-) Insan guzel seylerin ardindan kosturunca enerji katlamasi mi yasiyor nedir?

Haydi rastgele...

Oglak Kizlari dedi ki...

Temmuz bitiyor, öyle kötü domatesler yiyoruzki burada. Ben de kalksam gelsem oaralar..

Eline sağlık.
Lezzetli domates özleyen Çiğdem anne.

Tijen dedi ki...

Son yorumlara yine yanıt veremedim affedin! Pz.tesiden beri çekimdeyiz, yollardayız, bir orada bir buradayız. Eve döndükten sonra biraz daha normale dönecek inşallah hayat...

Adsız dedi ki...

Sevgili Tijen,

Bukadar zamandır yazılarını okuduktan sonra,seni sesinle,konuşmanla karşımda görmek beni çok heyecanlandırdı.Tam hayal ettiğim gibi sıcak,sevecen,ışık dolusun.Programını çok sevdim,daha fazlasını görmek için sabırsızlanıyorum.hele Ayvalık bölümünü nasıl bekliyorum anlatamam.Senin yazılarında verdiğin adreslere sonradan imkanım olunca gittim,seni andım hep.Şimdide oralarda ayak izlerinle dolaşmanı görmeyi dört gözle bekliyorum.Başarılarının devamını diliyorum
Fatoş

Tijen dedi ki...

Sevgili Fatoş,
Yine çok özel insanlarla söyleşiler yaptık Ayvalık bölümü için. Sanırım herkes keyifle izleyecektir.

nilay dedi ki...

Foto da programda çok güzel. Dilerim devamı gelir bizde zevkle seyrederiz.
Takipteyiz sevgiler

Ozlemaki dedi ki...

Tijen, Cuma akşamı ve Cmt sabahı Cunda'dayım. Pazar ne gün kuruluyordu?

Tijen dedi ki...

Özlemaki,
Ayvalık pazarı perşembe, Cunda pazarı cumartesi günleri kuruluyor. Ama bu ara Ayvalık feci kalabalık. Yine de Ayna'ya (Cunda'da) bir git ve o güzel havayı içine çek. Hemen balık lokantalarının arka sokağında. Benden de selam et Nihal hanım ve kızı Gamze'ye...
*
Sağol Nilay'cığım!

Ozlemaki dedi ki...

yaşasın cmt öğlene kadar Cunda'dayım pazara gidebilirim! tamam ayna'ya da uğrayacağım :)