01 Haziran 2009

Antalya'nın geleneksel lezzetleri

Neyi özlemişim biliyor musunuz, benim incirli, elmalı keki. Bir süredir yapmamıştım, öğleden sonra çaylarım öksüz kalmıştı. Bugün yine pişirdim kekimi ve çayıma katık ettim. Günlük ihtikakım olan iki dilimi (beheri 105 kalori, tarifini okuyanlar bilir, okumayanlar da aşağılara giderlerse bulabilirler) yedim ya doymadım, doyamadım. Olsun ne yapalım, gerektiğinde kendini frenlemeyi bilmek gerek.
Size Antalya'nın geleneksel lezzetlerini tanıtmak istedim bugün. Daha doğrusu Food&Travel Türkiye ekibi benden Haziran sayısı için istedi bunu. Taktım makinemi koluma, başladım Antalya'nın lezzetçilerini dolaşmaya. Kimileriyle sohbet ettim, kiminin yemeğini, tatlısını tattım, kiminin fotoğrafını çektim ve ortaya fotoğraflarıyla birlikte sekiz sayfaya yayılan bir Antalya yazısı çıktı. Derginin Haziran sayısında yazı ve fotoğrafların tümü var ancak şu sayfada yazının kısa bir özeti ve bu lezzet duraklarının ad, telefon ve web sitesi adresleri var. Derginin bu ayki eki "Bütçe dostu tatil rehberi". Aralarında benim de olduğum yazar, gezgin, fotoğrafçılara bazı sorular yöneltmiş Food&Travel ekibi. Malum yaz tatili geliyor, çok paralar ödemeden gezmenin ipuçları ve kalınacak yerler, tadılacak lezzetler üzerine yararlı bir ek. (Aralarında bana göre pahalı olan oteller de var. Hani bakıp da bizimle alay mı ediyorsun demeyin, onları balayına saklayıp keseye uygun olanları seçin.)
Yan tarafta gördüğünüz fotoğraf Antalya yazısını hazırlamak için Kaleiçi sokaklarını turladığım gün çekildi. Antalya'nın portakalı, narı meşhurdur ve Kaleiçi'nde sıkça karşınıza çıkar meyve suyu sıkanlar. Şu basit kollu aletle anında sıkar tutuştururlar elinize. Siz de yudum yudum içersiniz şifayı ve kendinizi Akdeniz'in koynuna bırakırsınız...

22 yorum:

iffetin günlüğü dedi ki...

Suriyede de adım başı taze meyve suyu sıkılıp satılır.bir ara Antakyada da böyle vitamin dükkanları olduğunu duymuştum.Meyve suyu satan yerler yurdun heryerinde olsada şu boyalı gazozları,katkı maddeli meyve sularını almasak.
dondurmaları anlatan yazınızı merakla bekliyorum bedava kampanyaları yüzünden çocuklar hazır dondurmaları tercih ediyorlar çünkü.. selamlar.

birdutmasali dedi ki...

harika bir post daha..bayıldım...
kaleiçi dedinde hemen aklıma daima gittiğimiz kaleiçi marina residence- otel ve suna-inan kıraçın şahane konakları gelir...
daracık parke kaplı sokakları, muhteşem turkuaz denize dönük yüzü ile güzelim kaleiçinde sabah kahvelerimizi, akşam kadehlerimizi yudumladığım geçmiş günleri anımsadım :))))
neyse şimdi senin doyumsuz yazılarını okuyup, lezzet diyarına bir geçiş yapayım..
kalemine- emeğine sağlık tijenciğim..
*
incirli caağğnımm keki de atladım sanma..
neyse : HAKKINI VERMİŞSİN ALLAHIMA BİN ŞÜKÜR :)))
:)))))))))))) yarasın !!
bal olsun- hayat olsun

tarifsiz tarifler - ipek dedi ki...

Hemen gidip dergiden edineceğim. Fotograflar eminim çok güzellerdir zaten. Yazıyı da merakla bekliyorum.

rabis dedi ki...

tijen ablacim memleketim gözümde öyle tütüyorki anlatamam sana...simdi ben bu dergiyi fransa'da nasil lde edebilirimki :((( gözüm doldu inan, çok özledim antalya'mi köyümün kokusunu, evimizin önünde ceviz agacinin gölgesini nasil özledim.....:-((((((

Tijen dedi ki...

Sevgili Rabiş,
Dilerim tez zamanda kavuşursun memleketine. Uzakta olmak zordur, bilirim. Dergiyi orada bulamazsın belki ama www.foodandtravel.com.tr adresinde dergide yer alan yazı ve fotoğrafların bir kısmı var.
*
İpek'ciğim, NuNu'cuğum,
İyi okumalar diliyorum, teşekkürler!
*
İffet arkadaşım,
Vaktim olursa yarın yazayım. Bu aralar biraz telaşlı da hayat!

BB dedi ki...

Kaleiçi'nde değil; ama Kaş'ta bol bol içtik :)

Zamandan Sızan...KIYMET dedi ki...

Tijen nasıl canım çekti yine Antalya mı..Bütün yaz tatilimi soluksuz geçirmeme rağmen doyamıyorum bu şahane lacivert şehire..
Nasıl özledim Akdeniz'in dondurmasını nasıl..
çok sevgiler..

Sevgi Küçük dedi ki...

az önce annem ayrı anlattı mersini, BHA izmir diyor, sen antalya...az kaldı az sonra zırıl zırıl ağlayacağım. :(
neyse, her ne yapıyorsanız bir de aynından benim için yapın. ;)
çok öptüm

NarincE dedi ki...

O tek kolludan bende de var bir tane. Elektrikli olanlardan daha makbul, hele nar sıkmak için çok kullanışlı. Ama Antalyayı canım çekti şimdi ne güzeldir kimbilir.

mosquito dedi ki...

Ne kadar güzel ve faydalı bir post olmuş.Antalyanın her yerini gezmedim ama gittiğim yerleri çok beğenmiştim.Ah yine gitsemm..:)

lezzet sefasi dedi ki...

Ah benim guzel memleketim.bu guzel bilgiler icin cok tesekkurler Tijen cayin yanina arkadas olan kek de yarasin diyorum.105 kalori birsey deyil :)

Esin (Huysuzbalık) dedi ki...

Tijencim Antalya'nın yanık sütle yapılan bir dondurması vardır.Nur pastanesi olabilir adı.Onu tattın mı hiç? Ben bayılırım tadına kokusuna o dondurmanın. Dergiyi okuyacağım. Sevgiler...

NEŞELİ GÜNLER dedi ki...

ay ne güzel bir paylaşım tatil geliyor bizimde aklımızda tatil ama bütçemize uygun olsun ama rahatta olsun memmunda kalalım diyoruz.faydalalı olacak bu bilgiler hemen edinmek lazım
sevgiler

zencefil dedi ki...

ne kadar çok oldu gitmeyeli kaleiçine. yıllar önce öğrenciyken kaleiçinde bir pansiyonda kalmıştık. Çokda keyifliydi heryere yakın oluşu özellikle. Butik bir otel vardı çok şık konak gibi hala duruyormu acaba..

NarincE dedi ki...

Sağol Tijenciğim. Senin gibi bir rehberle Antalya kat kat güzelleşecektir. Hoş sohbetin, güleryüzün bile yeter, gezmeyi unuturuz bile.

SOFRAM dedi ki...

Tijen'ciğim Antalya'ya gidişlerimizde kaleiçinde kalmış,güzel portakal sularından içmiştik.Kaleiçi bizi gerçekten büyülemişti, belki bu yıl tekrar gezimiz sırasında Antakya'ya giderken Antalya'ya da uğramayı düşünüyoruz, epeydir görüşmediğim liseden bir arkadaşım var,tabii o zaman sende orada olursan seninle de görüşürüz, ama sanırım sen Akçay'da olursun o tarihlerde.
Canım kekin afiyet şeker olsun...
Sevgilerimle...

OZAY dedi ki...

Antalyanın bırde cesıt cesıt satılan recellerı hıç aklımdan gıtmıyor.Meyve suyuda pek bır lezzetlı oluyor o tek kollu aletle sıkılınca.Kekinde cayın yanında pek nefıs olmuştur canım.Afıyet olsun.Kucak dolusu sevgıler benden sana.

HADİYE dedi ki...

Merhaba :(

Biz ankarada beton yığınları içinde sadece monitöre bakarak saatler günler aylar geçirelim.
Siz havayı, suyu, çiçekleri, böcekleri kısaca yaşamı hissederek ,koklayarak gözlerinize bayram ettirerek devri alemi gezin. :(
Bide yetmiyormuş gibi binbir çeşit yiyeceğin tadına bakın. :(
Birde üstüne kek yapın. :)
Hiç kıskanmıyorum.Karnımda ağrımıyor ne yapalım.Kader utansın.
Mesleğini seçerken bu günleri görmek pek mümkün olmuyor.Tabii en önemliside Allah vergisi yetenek.Canın sağ olsun be Tijenciğim.
Hiç olmazsa bizlerle paylaşıyorsun yaşadıklarını buda bize yeter.

Sevgiler*

Adsız dedi ki...

Şu anda öğle tatilinde nasıl bir tatil istediğidir bu , kendimi durduramıyorum:-))
Antalya bana çok sıcak geldiği için Eylül ve sonrası tercihimdir. Kaleiçi mükemmel bir yer , şu anda Zincirlikuyu çevresindeyken öğle yemeğimi orada yediğimi hayal edeceğim :-))
Sevgilerimle.
neseersoy

pelin'ce dedi ki...

Tijen dergideki fotoğrafları çok merak ettim.Özellikle derginin eki çok işeme yarayacak gibi.
Tatil gibisi yok :) keşke uzun bir dinlenme yaşasam ne iyi olurdu...
Başarıların daim olsun.

periçıkmazı dedi ki...

yine bir antalya rüzgarı estirdin..özlediğim topraklar, hiçbir şeye benzemeyen kokusu, içinde deniz tuzuyla gelip yüreğime kondu...eline sağlık her cümle için...

Pasta Dantela dedi ki...

sizi çeşit çeşit pasta ve kurabiye sitesi olarak değil bir rehber ve bilgilendirme sitesi olarak izliyorum 12 senedir Antalyada yaşıyorum dondurmasını ve diğer lezzetleride bilirim İstanbulu özlesemde Antalyada yaşamayı seviyorum...katkı maddeleri konusunda bende pasta yaparken biraz araştırmalar yaptım bizlere neler yediriyorlar insanlar biraz dikkatli olup araştırıp sorsalar bazı şikayetlerini firmalara bildirseler bizlere standartı olmayan maddeleri satamayacaklar bilinçli tüketici olma yolunda çok yol almamız gerekiyor...sevgi ile kalın